Her şey güzel başladı oysa…Trakya Üniversitesi Balkan Senfoni Orkestrası herkesi havaya soktu…Orkestra Şefi Prof Sapayev’in enerjisi tüm salonu kıvama getirdi, ısıttı…Orkestra görevini muazzam bir şekilde yaptı!Geriye kalan ise kaliteli, düzenli ve akıcı bir sunumla birlikte ödüllerin sahiplerine verilmesiydi…NOT: Gecenin en güzel ve akılda kalan performansını sergileyen Trakya Üniversitesi Balkan Senfoni Orkestrası’na teşekkürler!*Peki ya sonra neler mi oldu?*Belediye Başkanı Gürkan ve Şahin arasında kürsüye gelip kapanışın töreninin açılış konuşmasını yapma karmaşası ile başladı her şey…Geceyi enteresan bir kafayla sunan İlker Kurt’un Vali Şahin’e ısrarcı bir şekilde; konuşmasını yabancı konuklar için İngilizce olarak tekrarlamasını istemesiyle birlikte Vali Şahin’in de “Next year inşallah” diyerek konuşmasını sonlandırması, salonu daha da ısıttı! Vali Şahin bu enteresan arkadaşın ne yaptığını anlamaya çalışırken kürsüye zırt diye birisi atıldı ve kimsenin anlam veremediği bir şekilde ağlamaklı bir ses tonuyla Vali Şahin’in önümüzdeki ay gidecek olmasına ne kadar üzüldüğünü yağlaya ballaya anlattı.Salondaki kimse bir şey anlamadı bu işten… O arada Vali Şahin’de biran önce yerine geçmek için ter dökerken ses sisteminde yaşanan aksaklıklar salonun enerjisini epey bi yedi.E tabi ipin ucu açıldı bir kere… Vali Şahin’e onur ve teşekkür plaketi verecek kişinin yine Edirne Valisi Dursun Ali Şahin olarak anons edilmesiyle birlikte iş temelli çığırından çıktı…Sonrasında salonda olmayanlar salonda, salonda olanlar salonda değil olarak söylenince ödüller, plaketler hepsi birbirine girdi! E haliyle salona gelip ağız tadıyla bir festivalin ödül törenini izleyip, oyuncuları, yönetmenleri görmek isteyenler daha teşekkür plaketini adam akıllı anons edemeyen kişileri görünce; “Bu ödül töreni değil kamera şakası. Biz en iyisi gidelim” veya “Aaaa yeter be ne konuştun birader” hatta ve hatta “Hay ben senin yapacağın işi” ile başlayıp uzayıp giden bir sözlü eylem silsilesi ile devam eden yakarışlarla salonu terk etmeye başladı.Festivale emek veren kişilerin hepsinin başını öne eğen bu organizasyonda Edirne Belediye Başkanı Gürkan’ın ve jüri üyelerinin “Bitsin bu kabus” der gibi sunuculara yaptığı sitemleri mi sayayım, aday filmlerin ekrana sessiz film gibi getirilmesini mi, bu aksaklıklar yaşanırken mikrofonunun kapalı olduğunu sanan bir zatın küfrü basmasını mı, sahnede sunucuların birbirini kaybetmesini mi, meydana gelen tüm aksaklıklarda sunucu İlker Kurt’un cıvık cıvık “Aaa o da mı seneye” diyerek tüy dikmelerini mi, teşekkür plaketi verilecek kişilere, plaket alacaklarının söylenmemesini mi, yine plaket alacak kişilerin unutulmasını mı, ödül alan filmlere ve oyunculara sıra geldiğinde salonun boş olmasını mı, teşekkür plaketi alan herkese deyim yerindeyse miting yaptırılmasını mı? Hangisini sayayım ki?*Edirne’ye festival yakıştı…Edirneliler festivali sevdi, sahip çıktı…Filmlerin hepsini kapalı gişe oynattı…Buraya gelen sinemacıların hepsine emeğinin karşılığını verdi ve hepsini onure etti!Ama hem açılışta hem kapanışta düzenlenen organizasyon Edirnelilerin festivale gösterdiği ilgiyi, verdiği değeri resmen dürüp büküp umarsızca çöpe attı! *Bu tip festivallerde en önemli kriterlerden birisi tecrübedir!Hiç tecrübeniz yoksa; tecrübe kazanana dek tecrübeli isimlerle çalışır, 3-5 fazla ödersiniz ama yaptığınız işte mahcup olmazsınız!Düzenlenen organizasyon zamanla oturduğunda ve kente monte edildiğinde işi kendiniz teslim alır daha uygun maliyetlerle işin içinden çıkarsınız… Ama kendinizi bu tip bir organizasyon tecrübesi olmamış kişilerin eline bırakırsanız; yolda kalır ve başınızı öne eğersiniz!Festivaller ciddi organizasyonlardır, ayrıntı ister…Böyle bir organizasyona ilk kez giriyorsanız öncelikle bu gibi organizasyonları oluşturduğunuz bir ekiple birlikte gidip yerinde takip eder, o organizasyonları düzenleyen kişi ve kurumlarla fikir alışverişinde bulunursunuz…Yine bir diğer ekip festivale en az 3 ay kala tanıtım ve reklam çalışmalarını yürütür ve kenti festival havasına sokar…Bir diğer ekip; festivale katılacak ve festivalin sesini duyurabilecek yüzlerle görüşmeler yapar…Sonrasında oturup Edirne için bir konsept oluşturur ve halka sunarsınız!Öyle son 5 gün afişler asıp şehre haydi festivale derseniz anca böyle havanızı alırsınız! Gökhan ATEŞ
SAĞLIK
Yayınlanma: 28 Kasım 2015 - 00:00
Gelemeyenler için…
Her şey güzel başladı oysa… Trakya Üniversitesi Balkan Senfoni Orkestrası herkesi havaya soktu… Orkestra Şefi Prof Sapayev’in enerjisi tüm salonu kıvama getirdi, ısıttı… Orkestra görevini muazzam bir şekilde ...
SAĞLIK
28 Kasım 2015 - 00:00









