Özünlü Grup CEO’su ve 664. Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü ile şampiyon güreşçiler ve farklı şehirlerden gelen genç oyun geliştiriciler katıldı. İstanbul Kent Üniversitesi ile Özünlü Grup iş birliğiyle düzenlenen “Can’t Game Jam”, Türkiye’nin dört bir yanından 180 genç oyun geliştiriciyi bir araya getirdi. 40 farklı üniversiteden katılan gençler, 48 saat süren maratonda geleneksel Türk sporlarını konu alan mobil oyunlar geliştirdi. Özünlü Grup CEO’su Ufuk Özünlü, organizasyonun sadece bir oyun maratonu olmadığını, aynı zamanda kültürel değerlerin teknolojiyle buluştuğu bir dönüşüm hareketi olduğunu belirtti. “Can’t Game Jam, geçmişin izlerini geleceğin teknolojisiyle harmanlayarak gençlere ilham veriyor” dedi.
Geleneksel Türk sporları, genç oyun geliştiricilerinin dijital yorumuyla yeniden hayat buluyor. İstanbul Kent Üniversitesi ve Özünlü Grup iş birliğiyle düzenlenen "Can't Game Jam"de 40 üniversiteden 180 öğrencinin geliştirdiği 24 mobil oyun finale kaldı.
Organizasyonda toplamda 24 oyun finale kalırken, en dikkat çeken kategorilerden biri ‘Yağlı Güreş Özel Ödülü’ oldu. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin dijital oyunlara yansıması, kültürel mirasın yeni nesillere aktarılması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.
40 ÜNİVERSİTEDEN 180 ÖĞRENCİ
Özünlü Group CEO’su ve 664. Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, bu girişimle yalnızca bir oyun maratonuna değil, aynı zamanda bir kültürel dönüşüm hareketine öncülük etmek istediklerini söyledi. Bu inançla yola çıkan ‘Can’t Game Jam’in de geçmişin izlerini geleceğin teknolojisiyle harmanlayarak genç nesillere ilham veriyor. Can’t Game Jam, sadece özgün temasıyla değil, sayılarla da fark yarattı. Türkiye’nin dört bir yanından 40 farklı üniversiteden 180 genç katılımcı, 48 saat boyunca aralıksız çalışarak 24 özgün oyun finale kaldı. Yarışmaya katılan oyunlar, ‘Geleneksel Türk Sporları’ temasında geliştirildi ve bu kapsamda hem yaratıcı hem de kültürel açıdan derinlikli işler ortaya çıktı.” dedi.
Kültürel mirasın genç kuşaklara yenilikçi yöntemlerle aktarılabileceğine dikkat çeken Ufuk Özünlü, “Özellikle oyun geliştirme gibi dijital üretim alanları, yeni neslin hem ilgisini çeken hem de ifade gücünü artıran alanlar olduğunu söylemeliyiz. Bu açıdan bakıldığında ‘Can’t Game Jam’, yalnızca bir yarışma değil, kültürel aidiyeti teknolojiyle güçlendiren bir etkileşim alanı olarak konumlanıyor. Gençler için bir vitrin, geleneksel değerler içinse bir yeniden doğuş sahnesi olan bu etkinlik, teknolojiyi sadece araç değil, kültürün taşıyıcısı olarak konumlandırıyor.” diye konuştu. HABER MERKEZİ





