• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • İLÇE HABERLERİ
  • SON DAKİKA
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SİYASET
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • TEKNOLOJİ BÖLGE HABERLERİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA SAĞLIK
  • Ara
SON DAKİKA:
16:40
Rezervasyonlar Yüzde 60 Geriledi, Maliyet Baskısı Artıyor
16:18
Gencan’a Türk-İş ve Tes-İş’ten Ziyaret
16:13
Balkan Pazarı İkinci Başvuru Süreci Başladı
16:06
Tarımda Destekler Sahaya Yansıyor
16:04
İŞKUR'dan 187,4 milyon liralık hibe desteği
15:53
13 Bin TL’lik Çocuk Desteği Başladı
15:30
63 Yıldır Değişmeyen Tat
14:44
Afet Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi
13:37
Toplum Sağlığı Aşıyla Güçlü
13:25
Edirne Belediyesi Personeline İlk Yardım Eğitimi Verildi
13:25
Hazine Arazileri Üretime Kazandırılıyor
12:35
Gürlek’ten Sezer’e Ziyaret
12:29
Mayıs Ayı Kültür ve Sanatla Dolu Geçecek
12:27
Balkanlı “Bu atama neden Edirne’ye yapılmıştır?”
12:05
Deneme seferleri başladı
11:51
VETERİNER HEKİMLER TEKİRDAĞ’DA BULUŞTU
10:42
Kadınlara Özel Şalvar Gecesi ve Hıdırellez Coşkusu Düzenlenecek
10:34
AK Parti Edirne Teşkilatından Geniş Katılımlı İstişare Toplantısı
10:17
İba, Edirne’mizin en büyük gücü kardeşliktir
10:10
"Türk Bahar Festivali" düzenlendi
10:06
Tarım arazilerinde hasar tespit çalışmaları tamamlandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Genç ressam ilk sergisiyle beğeni topladı
SİYASET
Yayınlanma: 04 Mayıs 2016 - 08:00

Genç ressam ilk sergisiyle beğeni topladı

Gökhan ATEŞ Edirne Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Uğur Pekcan ilk sergisini sanat severlerin ziyaretine açtı. Karaağaç Siyah Beyaz Sanat Galerisi’nde açılan sergiye Güzel Sanatlar ...

SİYASET
04 Mayıs 2016 - 08:00
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Genç ressam ilk sergisiyle beğeni topladı
Gökhan ATEŞ

Edirne Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Uğur Pekcan ilk sergisini sanat severlerin ziyaretine açtı. Karaağaç Siyah Beyaz Sanat Galerisi’nde açılan sergiye Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Muhammet Bayraktaroğlu, Pekcan’a sergi mektubunu yazan Yrd. Doç. Dr. Ö. Gökhan Temizel, öğretim üyeleri ve arkadaşları yoğun ilgi gösterdi. Türklerin Orta Asya’dan bu yana geçirdiği dini süreçleri sırasıyla ele alacağını ifade eden Pekcan, bu konseptin ilk adımı olarak “Şaman” dinini eserlerinde kompozite ettiğini söyledi. Pekcan’nın “Karmaşık Sergi” adını verdiği sergisinde 33 parça eser bulunuyor. Sergi 5 gün boyunca ziyaretçi kabul etmeye devam edecek.

 

SERGİ MEKTUBU
”Üç ile başladım, yedi göründüm,
Öz mayam içinde “kırk”a bölündüm,
Vakit tamam oldu…Düştüm toprağa,
Şaman tengirinde “dokuz”a döndüm.”

 

Sanatçı, sahip olduğu engin kültürle birlikte olağanüstü sezgisi sayesinde eserler verir. Çok defa sanatçının heyecanı sezgisel fikirlere öncülük etmiştir. Fikirlerle sanatın birlikte geliştiği toplumlarda gelişim süratlenmektedir. Sanatın, düşüncenin ve fikrin açacağı yeni ufuklar, daima milletler için gelişmenin heyecan kaynağı olmuştur. Gerçekten de milletlerin büyük gelişme çağları, fikir ve sanatın üst üste daireler çıkarıp hamleler yaptığı çağlardır.

İnsan nasıl duymaya, düşünmeye başladığı andan itibaren kelimenin gerçek anlamıyla hayata girmiş olursa, insanlık da duygularını ve düşüncelerini sesler, çizgiler ve renklerle canlı ve cansız simgeler halinde şekillendirmeye başladığı andan itibaren, gerçekten tarih sahnesine çıkmış olur. Bu bağlamda; Türklerin özgün bir konuşma dili olduğu gibi, kendine özüne ve varoluşuna ait bir sanat dili, estetik bakış açısı ve tavrı vardır. Bu dilin gramerini çözerek hem geçmiş sanatımızı anlayabilir hem de sanatımızın dahili konularını çözümleyebiliriz

Türk dünyasında sanat dilinin grameri pek çok maddi kültür malzemeleri  üzerinde kullanılan damgalardan başlar.. Halkın en yalın duygu ve düşüncelerini ifade ederler. Türk kültüründe damga, im, en adı altında anılan kültür unsurları tarih öncesi çağlardan günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Damgalar kaya, ağaç, deri, dokuma, halı- kilim, hayvanlar, süs eşyaları, işlenmiş maden, çanak-çömlek, mimari yapılar, bayrak ve tuğlar, giyim, silahlar, zırhlar, mezar taşları vs. gibi çok geniş kullanım alanlarında silinmez izler bırakmıştır. Bu işaretlerin zamanla mistik ve kozmik anlamlar kazandığı yer,  Kam’lık bilinen adı ile Şamanizm olmuştur.

Kam’lık inancı, insan yer üstüne yaratıldığı zamandan beri gelen bir inançtır. Bazı bilim adamları Kam’lığın doğuşunu takvimsel zaman bakımından uygarlığın doğuşundan ( Mezopotamya – Sümer ) en az yirmi ile yirmi beş bin yıl öncesine kadar götürülmektedir. Altay Türkleri bu inançtan başka inanç tanımamışlardır. Şimdiki zamanlara kadar inancını yüksekte tutup, bu günlere kadar eski haliyle sürdürmektedirler. Kam ismi verdiğimiz kişi ruhlar ve insanlar arasında iletişimi sağlayan seçilmişlerdir. Kamlar kendi isteği ve düşündüğü gibi yaşamayan kişilerdir. Sıradan biri ben kam olacağım diyerek kam olamaz okuyarak da öğrenilecek bir sistem değildir, öğretmeni de yoktur. Bu bağlamda Kam’lık mitolojisi, kosmogonisi ve memorogları ile içerisinde derin sembolik ifadeler barındırmaktadır.

Kam, varlığına inanılan ruhlar, tanrılar ve insanlar arasında aracılık yapan din adamlarıdır. Bunlar her türlü hastalığa çare bulmak, hastanın hastalık esnasında koruyucu ruhunu geri getirmek, kısırlık ve zor doğumlarda yardım etmek, verilen kurbanları gök ve yer tanrısına ulaştırmak, çeşitli dinsel törenleri icra etmek, ruhları ait oldukları yere göndermek, kötü ruhlardan insanları korumak için ayinler düzenlemek, fal bakıp gelecekten haber vermek gibi işleri yaparlar. Kam  (şaman) genel olarak ak şamanlar ve kara şamanlar olarak ikiye ayrılır. Ak aynı zamanda Ülgen’in de renk simgesi olduğundan ak şamanlar kara şamanlardan daha kutsal sayılır. Bununla birlikte yer ve yer altı ruhlarıyla daha çok ilişkiye geçen kara şamanlar diğerlerinden çok daha fazla çekinilen şamanlardır.

Kam için em önemli aksesuar ise;  “Kam Davulu‘”dur.

Kam, davulunu da kendi isteğine uygun olarak değil, hizmetinde bulunduğu ruhun istemleri doğrultusunda yaptırır. Davul kayın veya sedir ağacının temiz ve zedelenmemiş, hiçbir insan eli değmemiş ve hiçbir hayvanın yaklaşmadığı düşünülen dallarından yapılır.  Kam öldüğünde davulu parçalanarak bir ağacın dalına asılır. Kam da bu ağacın dibine gömülür. Bazı bölgelerde Kam’ın yeraltına veya gökyüzüne yaptıkları yolculuklarda bir binek hayvanı gibi davul ve tokmağı kullandıklarına inanılmaktadır. Davulun derisinin üzerinde birtakım kozmik resimler bulunmaktadır. Bu resimlerin dinsel ve büyüsel anlamları vardır.

Kam’ın yeraltına iniş ya da gökyüzüne yükselme törenlerinde, davulun çoğunlukla kullanılması gereken bir araçdır. Baksı seanslarında; davulun ruhlarla ilişkiye girmesi, onları yakalamak ya da içinde ruhları toplamak, kötü ruhları korkutmak gibi amaçlarla kullanır.

Davul sesinin ritmi ve bu sesin alçalıp yükselmesiyle ayinin gidişatını izleyicilere aktarmak, vecd durumuna geçmeyi kolaylaştırmak gibi amaçlarla da kullanılmıştır. Davulun yukarı tarafı Gök Tanrı’yı ifade eden gökyüzüne tahsis edilmiştir. Burası yatay bir çizgiyle alt kısımdan ayrılmıştır. Söz konusu yerde, ay ve güneş, ayrıca kozmolojik-astrolojik bakımdan önemli sayılan yıldızlar bulunur. Bunlar belki çok daha eski olan güneş ve yıldızlarla ilgili kültlere işaret etmektedir. Ay ve güneşin iki yanında, bazı davullarda bulunan iki daireden biri, tan vaktini, diğeriyse güneşin batışını temsil eder.

Kam davulunun iç direği Yer Ana’nın cinsi organı, üzerine çekilen deriyi de kızlık perdesi olarak görülmesi, kökeni çok eskilere dayanan davul Kam ilişkisinde kadın erkek anlamı üzerine aktarıldığını ispat eder durumdadır. Kam davulunu iki kısma ayıran insan figürü, Kamın esas yardımcılarından koruyucu ruh olarak bilinir. Davulun hem iç hem de dış kısmında kırmızı veya beyaz renle çizilmiş bir takım resimler yer alır.

Davulların üzerine çizilmiş atlar beyaz ve kırmızı renklerde gösterilmektedir. Kırmızı renkli atlı yer altı dünyasına, beyaz renkli atlı ise gök alemine gider. Davullar üzerinde tasvir edilen oklu insanlar, kuşlar, atlar sağa doğru hareket halinde gösterilir. Davulların üst kısmında yedi renkli gökkuşağı tasvirleri bulunur. Onunda ucunda merdiven tasviri yer alır. Kam merdiveni göğe çıkmak için kullandığı bir aletdir. Davulun üst kısımlarına kayın ağacı tasviri çizilir. Merdivenin üst kısmında yedi kız tasviri bulunur, bunların Ülgen’nin kızları olduğu düşünülmektedir. Kızların yanında Kam’ın göğe yükselmesinde ona yardım eden iki kuş tasvir edilmektedir. Davulun ortasından geçen üç çizgi, gerçek alem ile yer altı dünyasını bölen sınırdır. Davulun alt kısmında ise koyunları koruyan kurbağa, yılan resmi çizilir. Bunun yanı sıra dağ, deniz, altın direk gibi resimleri de davulun alt kısmında yer verilir. Davulun alt kısmında Erlik Han’ın hizmetinde yedi atla yedi insan tasvirleri yer alır.

Sonuç olarak;

Küreselleşme adı altında yeni bir kültür emperyalizminin ortaya çıktığı günümüzde, yerel ve milli kültür kimliklerinin giderek yok olma tehlikesi ve endişesiyle baş başa kaldığı bir gerçektir. Günümüz modern insanın bilerek ya da bilmeyerek bu köklü geleneği hala devam ettirmesi sahip çıkması yabana atılacak bir durum değildir. Özellikle bir medeniyet ve toplum, kültürel birikimi ile kendine olan güven duygularını tazeler, her millet kendi iç dinamiklerinde var olan kültürel değerlerini taşıyan kahramanlar yaratır. Türk mitolojisi engin derinliğiyle bu bağlamda değerlendirmek faydalı olacaktır. Kültür emperyalizmine karşı uyanık toplumların, kendi ulusal ve yerel değerlerine sahip çıkması ve değişen dünya düzeyine ayak uydurması gerekmektedir. Kam mitleri çağdaş sanat verileri ile harmanlanması Türk sanatı açısından da farklı bir çerçevede kişilikli eserler üretilmesine neden olabilir, bu bağlamda önemli ve gereklidir. Bu olgunun bir kültür ve sanat hadisesi olarak değerlendirilmesi gelecek nesillere aktarılması önemli ve anlamlı olacaktır.

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
MİLLETVEKİLİ ÜN, 10 KASIM TÖRENLERİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDA
MİLLETVEKİLİ ÜN, 10 KASIM TÖRENLERİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDA
ETKİNLİKLERİN İPTAL EDİLMESİ ULUSUMUZU HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIR
ETKİNLİKLERİN İPTAL EDİLMESİ ULUSUMUZU HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIR
TARIM DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ
TARIM DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ
SEÇİMLERDE ÖRGÜTÜN GÖRÜŞLERİ MUTLAKA DEĞERLENDİRİLECEK
SEÇİMLERDE ÖRGÜTÜN GÖRÜŞLERİ MUTLAKA DEĞERLENDİRİLECEK
ilan.gov.tr
Son Haberler
Rezervasyonlar Yüzde 60 Geriledi, Maliyet Baskısı Artıyor
Rezervasyonlar Yüzde 60 Geriledi, Maliyet Baskısı Artıyor
Gencan’a Türk-İş ve Tes-İş’ten Ziyaret
Gencan’a Türk-İş ve Tes-İş’ten Ziyaret
Balkan Pazarı İkinci Başvuru Süreci Başladı
Balkan Pazarı İkinci Başvuru Süreci Başladı
Tarımda Destekler Sahaya Yansıyor
Tarımda Destekler Sahaya Yansıyor
İŞKUR'dan 187,4 milyon liralık hibe desteği
İŞKUR'dan 187,4 milyon liralık hibe desteği
Sokakta Sanat Var Festivali 5 yaşında
Sokakta Sanat Var Festivali 5 yaşında

Ana Sayfa
İLÇE HABERLERİ
SON DAKİKA
EĞİTİM
YAŞAM
MAGAZİN
SPOR
SİYASET
DÜNYA
EKONOMİ
GÜNDEM
TEKNOLOJİ
BÖLGE HABERLERİ
KÜLTÜR-SANAT
MEDYA
SAĞLIK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Gazete Arşivi
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • KÜLTÜR-SANAT
  • MEDYA
  • SİYASET
  • SON DAKİKA
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.