Gürcihan, “Şu anda El Bab’a karşı yürütülecek harekat daha sonra da güneye ve batıya doğru Mare ve Azez istikametinde geliştirilerek kesintisiz bir güvenli bölgenin tamamlanacağını düşünüyorum” dedi. Edirne’de Tümen Komutanı olarak uzun yıllar görev yapan ve aynı zamanda gazetemizde köşe yazarlığı yapan Emekli Tümgeneral Ali İhsan Gürcihan, Suriye’deki son gelişmeleri gazetemize değerlendirdi. Gürcihan şunları anlattı;Türkiye’nin güneyinde Suriye Sınırına paralel olarak bir güvenlik şeridi tesisi hem ülkemizin hem de bölgenin çıkarları açısından doğru bir hareket tarzıdır. Şu anda El Bab’a karşı yürütülecek harekat daha sonra da güneye ve batıya doğru Mare ve Azez istikametinde geliştirilerek kesintisiz bir güvenli bölgenin tamamlanacağını düşünüyorum. Elbette bu harekâtın amacından sapmayacak şekilde, fazla derinlere de gitmemesi gerekir. Unutmamak gerekir ki, bir yeri emniyetli bir şekilde muhafaza edebilmek, orayı askeri güçle elde etmekten her zaman için çok daha zordur.Güvenimiz ve temennimiz,bu harekatın düşünülen şekilde başarı ile tamamlanması, bölgenin IŞİD ve PYD’ den tamamen temizlenmesidir..Ancak bunun sonrası,şimdiden askeri ve özellikle siyasi tedbirlerin alınması gerektiren önemli bir durumla karşı karşıya kalacağımız açıkça ortadadır.Desteklediğimiz ÖSO unsurları ulaşacakları hattın hemen güneyinde yakın bir mesafede Halep bölgesinde rejim güçleriyle nerede ise karşı karşıya kalacaklar.Her iki tarafında birbirini meşru görmediği ,tanımadığı bir ortamda çatışmasız bir durum yaratılması nasıl mümkün olacaktır.Bence en akılcı çözüm önce birbirine zarar vermeyen “Sessiz bir mutabakat” sağlanarak taraflar tahrik edici hareketlerden kaçınmalıdır.Bu disiplinin sağlanmasının özellikle çok unsurlu ve çok başlı ÖSO açısından daha zor olacağını düşünüyorum.Kontrolsüz bir eylem ya da harekat karşısında,Rejim güçlerinin de misli ile cevap vererek ciddi çatışmaların çıkması ihtimal dahilindedir.Temenni ederiz ki kısa vadede bu “Sessiz mutabakat” sağlanarak, taraflar zarar görmeksizin, askeri anlamda uzun vadeli bir ateşkes ve siyasi anlamda da uzlaşma yolunda mesafe kat edilir. Bu aşamadan sonra çatışma ile sonuç alacak bir yaklaşım yerine, birbiriyle uzlaşmaya gayret gösteren bir yaklaşım gerekir. Türkiye’nin Suriye ile doğrudan ya da dolaylı bir şekilde ateşkese yönelik yapacağı temaslar bölge açısından akılcı bir çözüm olacaktır. Rusya’nın da ESAD’ı ikna eden yaklaşımları daha fazla kaybı önlemek adına tüm taraflara katkı sağlayacaktır. Her iki aşamada da en önemli ve etkin gücün Rusya olacağını ve tavrının hayati derecede önemli olduğunu düşünüyorum. Genelkurmay Başkanı’nın son Rusya ziyaretinin de genel anlamda bu kapsamda olduğunu tahmin ediyorum.Rusya ile işbirliği yapan ve Suriye rejimini dikkate alan uzlaşmacı bir yaklaşımın, tesis edilmekte olan güvenli bölgenin istikrarı açısından da zorunlu olduğunu düşünüyorum. Bunun aksi uzlaşmaz bir yaklaşımın,mecburen destek vermeye devam edeceğimiz ÖSO’nu ve o sahada bulunması muhtemel Silahlı Kuvvetler unsurlarını daha riskli bir ortamla karşı karşıya bırakabilir.Kısacası ; Suriye’nin bütünlüğü ve devlet otoritesinin sağlanması, kısa sürede mümkün görülmediğine göre, bizim de uzun sürecek bu gerginlik ve çatışma ortamında tüm değerlendirme ve yaklaşımlarımızda ,Ülke ve bölgedeki unsurlarımızın güvenliğini ön planda tutarak akılcı ve temkinli hareket etmemiz gerekmektedir.
GÜNDEM
Yayınlanma: 04 Kasım 2016 - 07:53
Gürcihan Suriye'deki gelişmeleri değerlendirdi
42 yıl Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kademelerinde görev yapan, gerek yurt içerisinde ülkenin her köşesinde ve gerekse yurt dışında uluslararası görevlerde bulunan, Edirne’de de Tümen komutanlığı yaptıktan sonra Tümgeneral rütbesi ile emekli olan Ali İhsan Gürcihan Suriye’de son yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
GÜNDEM
04 Kasım 2016 - 07:53





