• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • İLÇE HABERLERİ
  • SON DAKİKA
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SİYASET
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • TEKNOLOJİ BÖLGE HABERLERİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA SAĞLIK
  • Ara
SON DAKİKA:
18:28
İş İnsanlarından Gazetemize Ziyaret
17:46
Edirne Valiliği’nden Fırtına Uyarısı
17:30
EYBAL’dan Türk Patent ve Marka Kurumu’na Başvuru
17:20
Basın Camiasından 64. Yıl Kutlaması
17:04
Çocukların Hayalindeki Park Kurtuluş Mahallesi’nde Şekilleniyor
16:43
CHP Heyetinden Edirne Gazetesi’ne 64. Yıl Ziyareti
16:38
İş İnsanlarından Edirne Gazetesi’ne 64. Yıl Ziyareti
16:36
Dinç’ten Edirne Gazetesi’ne Tebrik Ziyareti
14:35
EDESOB’da değişim mi devam mı?
14:34
Şafak Kırbiç’tan Edirne Gazetesi’ne Kutlama Mesajı
12:01
1 Mayıs’ta meydanlar doldu, yevmiyeli işçiler ise çalıştı
10:00
Dualarla kutsal topraklara uğurlandılar
09:57
Edirne’ye 16 Yeni Hekim Kadrosu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Gürkan'a sahip çıktı
SİYASET
Yayınlanma: 18 Nisan 2016 - 08:00

Gürkan'a sahip çıktı

Gökhan ATEŞ CHP’de Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Ak Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe’nin Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı ziyaretinde Gürkan’ın Ak Parti ...

SİYASET
18 Nisan 2016 - 08:00
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Gürkan’a sahip çıktı
Gökhan ATEŞ

CHP’de Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Ak Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe’nin Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı ziyaretinde Gürkan’ın Ak Parti hükümeti için söylediği sözleri de değerlendirdi. Bingöl; “Elbette biz milli iradeye saygılıyız. Biz ‘Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir’ şiarının altında siyaset yapıyoruz. Dolasıyla bir irade tecelli etmiştir. Seçim sonuçları ortaya çıkmıştır. Saygı duyuyoruz” sözleri ile Gürkan’ın arkasında durdu.

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanlığı tarafından 1 Kasım seçimleri sonrası her hafta periyodik olarak gerçekleştirilen parti içi değerlendirme toplantılarına bu hafta Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl başkanlık etti. Bingöl parti içinde basına kapalı olarak yapılan toplantıyı bir sonraki gün basın mensupları ile buluşarak  değerlendirdi. Bingöl, Ak Parti iktidarına sert sözlerle yüklendi. Bingöl ayrıca hafta içi Ak Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe’nin Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı ziyaretinde Gürkan’ın Ak Parti hükümeti için söylediği sözleri de değerlendirdi. Bingöl; “Elbette biz milli iradeye saygılıyız. Biz ‘Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir’ şiarının altında siyaset yapıyoruz. Dolasıyla bir irade tecelli etmiştir. Seçim sonuçları ortaya çıkmıştır. Saygı duyuyoruz” sözleri ile Gürkan’ın arkasında durdu.  Bingöl’ün geniş yelpazede yaptığı ülke gündemi değerlendirmesinden satır başları şöyle:

 

“TÜRKİYE ARTIK ‘İYİ YÖNETİLMİYOR’ DEMENİN DE ÖTESİNDE İYİ KELİMESİNİ DAHİ HAK ETMEYEN BİR ANLAYIŞ İLE YÖNETİLİYOR”

“Ülkemizde 14 yıllık AKP iktidarının Türkiye’yi de içine attığı açmazları, dağ gibi büyüyen sorunları ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu konudaki çözüm önerilerini, önümüzdeki süreçte neler yapacağımız ile ilgili değerlendirmeleri içeren bir toplantı gerçekleştirdik. Türkiye çok sıkıntılı günlerden geçiyor. Türkiye artık ‘İyi yönetilmiyor’ demenin de ötesinde iyi kelimesini dahi hak etmeyen bir anlayış ile yönetiliyor. Türkiye AKP eli ile çok kötü yönetiliyor, Türkiye AKP eli ile dünyadan, çağdaş uygarlıktan kopartılarak hızla gerici bir anlayışa doğru itiliyor. Ülkemizde çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Artık televizyon izlemekten, gazeteleri elimize almaktan korkar hale geldik. Yeni şehit haberlerini duymak bizi çok büyük acılara sürüklüyor. Her gün Türkiye’nin muhtelif yerlerinde camilerdeki o dramatik tablolar bizi yürekten yaralıyor. Biz bu gidişten memnun değiliz. Biz önceliğimiz olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu sıkıntılara itilmesinden hiç ama hiç memnun değiliz. Keşke AKP iktidarının yarattığı olumsuzluklar yerine, iyi ve güzel sonuçlar doğuran icraatlar söz konusu olsaydı da biz ne şehitlerimizden, ne de Türkiye’nin içinde bulunduğu bu olumsuzluklardan hiç bahsetmeseydik. Bizim derdimiz Türkiye. Bizim derdimiz, 78 milyon yurttaşımız. Onun için yaşananlardan dolayı çok mutsuzuz, yaşananlar her Cumhuriyet Halk Partiliyi derinden etkiliyor. AKP 2002 seçimlerinde 3 temel mesele ile mücadele edeceğini söylüyordu. Bunlar; yolsuzluk, yasaklar, yoksulluk ile mücadeleydi. Adına da 3Y diyorlardı. Peki 14 yıllık süre içinde acaba bunlardan hangisi halledildi. Hangisi ile ilgili olumlu adımlar atıldı. Maalesef derinleşen bir çok olumsuzluğun ve sorunun yanında bunların hiçbirine çözüm bulunamadı. Türkiye’de ‘Yasaklar ile mücadele edeceğiz’ diyenler, ayrıştırıcı, ceberut, baskıcı siyaset anlayışı ile ülkeyi darboğazın içine ittiler. Toplumun her kesimine baskı uygulanıyor. Başta basın mensupları olmak üzere, bilim adamlarımız, üniversitelerin de eli kolu bağlanmış şekilde görevlerini özgürce tarafsız bir şekilde yapamamanın sıkıntısını yaşıyorlar. Kendilerinden olmayanları, kendileri gibi düşünmeyenleri ya da yapıcı olsa dahi en ufak bir eleştiriye tahammülü olmayanlar Türkiye’yi çok kötü bir sürecin içine itmişlerdir”

 

“İŞSİZLİK RAKAMLARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

Birkaç gün önce işsizlik rakamları açıklandı. Açıklanan rakam yüzde 11. Küsüratı da var. Ama bu gerçeği yansıtmıyor. Türkiye’de hemen hemen evinde genç işsizi olmayan bir aile yok gibi. Türkiye’de her dört genç kardeşimizden birisi işsiz. Genç işsizlik oranı yüzde 25’lere dayanmış durumda. Aslında açıklanan yüzde 11’lik işsizlik oranı bile gerçekleri yansıtmıyor. Çünkü aylarca, yıllarca iş aramaktan bitap düşen vatandaşlarımız, büyük bir hayal kırıklığı ve moralsizlik içinde ilgili kurumlara başvurmuyorlar da o yüzden. Zaman zaman kısa dönemli iş bulanlar sanki uzun soluklu, artık çoluk çocuğunun karnını rahatlıkla doyuracakmış gibi onlarda iş olanağına sahiplermiş gibi yansıtılıyor. Onun için yüzde 11 gerçeği yansıtmıyor.

 

“TÜRKİYE’Yİ SIFIR SORUNU OLAN DEĞİL, SIFIR KOMŞUSU OLAN BİR KONUMA GETİRDİLER”

Türkiye AKP eli ile itibarsızlaştırılmıştır. Dünya devletlerine baktığınızda hiçbir ülkede rastlanmayan bir dış politika ile bütün komşuları ile kavgalı, gergin, ilişkileri son derece bozuk bir ülke haline dönüşmüştür. Bunun temel nedeni; yıllarca dış politikada süzülerek, yaşanmışlıklardan, deneyimlerden ve bilimsel anlayışa dayalı bir dış politikayı reddederek, kendilerince hayata geçirdikleri bir dış politikadan kaynaklanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk silah arkadaşları ile birlikte ömrünü savaş meydanlarında geçirmiştir. Sonuçta öyle evrensel bir özdeyiş sarf etmiştir ki; bütün dünya o özdeyişi gıpta ile dile getirmektedir. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ şiarını çok açık bir şekilde ifade etmiştir. Çünkü o, savaş meydanlarında yaşanmışlıklarına bakarak, barışın, sulhun ne kadar önemli olduğunu anlamış, öğrenmiş bir komutan olarak bu cümleyi söylemiştir. AKP ‘Sıfır sorunlu dış politika’ dedi. Evet. Bir sıfırı gerçekleştirdi. Halklarını teslim edelim. Nedir o? İyi komşuluk ilişkilerimizin olduğu, günlük ticaret yaptığımız, günü birlik seyahat yaptığımız ülkelerin tümü ile bizi kavga ettirdi. Artık sıfır komşusu olan bir ülkeye dönüştürdüler Türkiye’yi. Herkes ile kavga ediyoruz. Bizim Herhangi bir ülkenin iç işlerine karışmaları halinde gerçekçi bir yaklaşımla onlara tavır koyduğumuz net. Geçmişte hep böyle yapıldı. Hiç kimsenin bizim iç işlerimize karışmasına müsaade etmedik etmeyeceğiz. Ama bizim de başka ülkenin iç işlerine karışmak gibi bir görevimiz olmamalı. Ancak AKP iktidarı bunu da gerçekleştirdi. Birçok başka ülke yurttaşlarını evinden barkından eden o savaş ortamının sorumlularından bir tanesi de AKP iktidarıdır. AKP’nin yanlış politikası bizi maalesef dış dünyada itibarsız, ‘teröre yardım eden’ kuşkusunun giderek büyüdüğü bir hale dönüştürmüştür. Türkiye böyle bir açmaz ile karşı karşıya kalmıştır.

 

“BU İŞİN DE PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’de diğer devletlerde olduğu gibi çok önemli milli politikalar oluşur. Bunlar sosyal politikalardır. Dış politikalardır. Ekonomi politikalarıdır. Eğitim politikalarıdır. Ama kendinden menkul AKP iktidarı uzun yıllar ortaya çıkan ve giderek olgunlaşan bu politikaların hepsini elinin tersi ile itmiştir. Artık Türkiye’de çağdaş bir eğitimden söz etmek mümkün değil. Bilimsel eğitim ortadan kaldırılmıştır. Gerici bir eğitim anlayışı maalesef çağdaş, bilimsel, aydınlık yüzlü gençlerimizin yetişmesinin önünü tıkamıştır. Pırıl pırıl evlatlarımızı geçtiğimiz günlerde yaşadığımız, o acılarla, çirkinliklerle, ahlaksızlıklarla adeta baş başa bıraktı AKP iktidarı. Geçtiğimiz günlerde Karaman’da iğrenç bir olay yaşandı. 45 yavrumuzun cinsel istismar ve daha ağır bir takım davranışlara maruz kalması deşifre olup ortaya çıktı. Kendi iktidarları döneminde yaşanan bu dehşeti ört bas etme çabası içine girdi AKP hükümeti. Ama iyi ki Cumhuriyet Halk Partisi var. Türkiye’nin neresinde kötü bir olay olsa oraya koşan vekillerimiz, bu skandaldan sonra da Karaman’a gidip olayı yerinde incelediler, yetkililerle görüştüler. Konuyu AKP kapatamadı, açığa düştüler. Türkiye’de çok ciddi  bir ahlaki erozyon vardır. Bu erozyonun başlıca sorumlusu da AKP’dir. Sözüm ona muhafazakar olduklarını iddia eden AKP, yine sözüm ona çok farklı bir gençlik yetiştiriyoruz diyen AKP, o masum, o yoksul ailelerin çocuklarının böyle ahlaksızlıklarla uğramasına adeta bile bile göz yummuştur. Hiçbir yasal düzenleme olmadan yarattıkları o evlerde masum ailelerin çocukları bu tür davranış bozukluğu olan insanların eline terk edilmiştir. Bunu açığa çıkardık. Bu olay deşifre olduktan sonra Türkiye’nin bir çok yerinden arandık. Adeta telefonlarımız kilitlendi. Aileler duydukları o acıları, başkaları ile paylaşamıyorlardı. Ama bir sahipleri vardı. O da Cumhuriyet Halk Partisi’ydi. Bizim bu olayın üzerine gitmemizden sonra onlarda bizi arayıp yaşadıkları travmatik olayları bizlerle paylaştılar. Bu Türkiye’de ahlaki erozyonun ne boyutta olduğunu göstermiştir. Yine AKP yöneticileri her zaman olduğu gibi algı oluşturup; ‘Niye siz bu işle uğraşıyorsunuz. Başka işiniz yok mu’ serzenişi ile bir algı oluşturup, haklı çıkmanın veya örtbas etmenin gayreti içine girdiler. Yağma yok. Türkiye’nin neresinde olursa olsun. Tek bir yurttaşımıza yapılacak her haksızlığın karşısında dimdik duracağız ve hepsinin yanında olacağız. Mağdur olan vatandaşlarımızın haklarını savunduk, savunmaya da devam edeceğiz. Bu işin de peşini bırakmayacağız. Arkadaşlarımız bu olayları araştırmak için mecliste komisyon kurulması için bir önerge verdiler. Her zaman olduğu gibi AKP’nin oyları ile, vicdan muhasebesi yapmadan CHP’nin önerisini reddettiler. Ama iyi Cumhuriyet Halk Partisi var. Parlamentodaki arkadaşlarımızın kararlı duruşu ve toplumda meydana gelen infial sonucunda ertesi gün o komisyonu kurmak zorunda kaldılar. Şimdi kapatmaya çalışıyorlar. Bu çabalar beyhudedir. Gürültü çıkararak bu olayı ört bas edemeyecekler. Bunun sonuna kadar takipçisi olacağız. Bütün olaylarda olduğu gibi.

 

“TÜM TOPLUMSAL SIKINTILARDA HALKIN YANINDAYIZ”

Türkiye’nin neresinde bir çevre katliamı vara biz oradayız. Türkiye’nin neresinde bir işçi katliamı varsa biz oradayız. Cerattepe’den, Karaman’a, Karaman’dan Ermenek’e, Suruç’tan Hakkari’ye varıncaya kadar nerede ülkenin birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini bozacak bir gelişme varsa bizler dimdik bir şekilde orada yurttaşlarımızla birlikte saf tutmaya devam edeceğiz. Onların hakkını korumak, teslim etmek adına mücadelemize devam edeceğiz. Ta ki Türkiye’yi AKP belasından kurtarıncaya kadar.

 

BİNGÖL’DEN EDİRNE’DE ‘ÖZGÜR YEREL BASIN’ VURGUSU

Siz biraz şanslısınız. Özgür bir şehirde, çok anlayışlı yöneticiler ile birlikte çalışmanın zevkini tadıyorsunuz. Ama maalesef diğer bölgelerde ki yerel basın mensuplarımız sizin kadar şanslı değiller. Çok ciddi baskıyla karşı karşıyalar. Umut ediyorum ki en kısa zamanda Cumhuriyet Halk Partisi yeniden tarafsız gazeteciliği, özgür basın anlayışını hakim kılacaktır.

 

“KÜRSÜ DOKUNULMAZLIĞI HARİÇ TÜM DOKUNULMAZLIKLAR KALKMALI”

Dokunulmazlık ile ilgili yıllar öncesinden açık bir tavır koyduk. Geçmiş yıllarda milletvekili adaylığı düşünen arkadaşlarımız genel merkezimize başvururken dosyalarında bir dilekçe de yer alıyordu. Taahhütname alıyorduk. Diyorduk ki; ‘Milletvekili olmam halinde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili dokunulmazlıklarını kürsü dokunulmazlığı ile sınırlayacak kanun teklifine destek vereceğim”. Bu taahhütnameyi biz yıllar önce verdik. Her fırsatta da bunu dile getirdik. Biz milletvekillerimizin diğer vatandaşlarımız gibi dokunulmazlık zırhına bürünmeden sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı dokunulmazlığı yıllar öncesinden kanun teklifi vererek istedik. Biz bu görüşteyiz. Bu görüşle birlikte açık bir şekilde 3 farklı öneri yaptık iktidar partisine. ‘Gelin bu dokunulmazlıkları bu yöntemle halledelim’ dedik yanaşmadılar. Her zamanki gibi akıllarında kurnazlıklar ve başka şeyler var. Şimdi geçici bir madde ile dokunulmazlık düzenlemesi yapılıyor. Sadece parlamentoda var olan dosyalar ile ilgili dokunulmazlıklar geçici madde ile kaldırılıyor. 500 küsür dosya var. Kaldırılsın. Biz çiğ yemedik ki karnımız ağrısın. Bizim de arkadaşlarımızın da dosyası var. Ama hiçbirinde yolsuzluk, yüz kızartıcı suç, usulsüzlük ilgili dosya asla yok. Ne var? Siyaseten söylenmiş sözler var. Mecliste arkadaşlarımız konuşma yaparken eleştirel dille sarf ettikleri sözler var. Ama başkalarının değişik soyları var. Şimdi geçici madde ile ‘sadece bu dosyaların dokunulmazlığı kaldırılsın’ deniliyor. Peki 5-6 ay sonra hırsızlık, yolsuzluk yapan bir milletvekili, yüz kızartıcı bir suçla karşı karşıya kalan bir milletvekili ya da teröre yardım eden bir milletvekilinin dosyası geldiğinde ne yapacağız. Ona dokunmayacağız. Böyle bir anlayış olabilir mi? Dokunulmazlık kalkacaksa bütün milletvekilleri için kalkacak. Bizde diğer vatandaşlarımız gibi bir trafik suçu işlendiğinde, vatandaşların maruz kaldığı muameleye bizde maruz kalalım. Bizde kanunlara uyalım. Bizde usulsüzlük yapmayalım. Terör örgütlerine yardım eden milletvekillerinin dosyaları için bunu yapıyorlar. Peki 6-7 ay sonra yine böyle bir şey olursa ne olacak? Bizim verdiğimiz öneri çok yerinde bir öneri. Dokunulmazlığı, kürsü dokunulmazlığı dışında komple kaldıralım.

 

BİNGÖL, GÜRKAN’IN ÇOK TARTIŞILAN AK PARTİ AÇIKLAMALARINI YORUMLADI

Biz sert muhalefet yapacağız dediğimizde ‘kavga edeceğiz’ demiyoruz. Kesinlikle şiddeti, terörü, silahı, kanı reddeden bir partiyiz. Sert muhalefetten kasıt, ülkemizin ve vatandaşlarımızın karşılaştığı haksızlıklara açıkça tavır koymak müdahale etmek, mücadele etmektir. Onların haklarını savunmak adına hep böyle yaptık. Bundan sonra da böyle yapacağız. Biz hep yapıcı muhalefet yaptık. Biz hep önerilerde bulunduk. Çözüm süreci denen ve hala ne olduğu anlaşılamayan o konuda da biz önerilerde bulunduk. Ama iktidar bütün bunları elinin tersi ile etti ve ülke bugünlere geldi. Elbette biz milli iradeye saygılıyız. Biz ‘Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir’ şiarının altında siyaset yapıyor. Dolasıyla bir irade tecelli etmiştir. Seçim sonuçları ortaya çıkmıştır. Saygı duyuyoruz. Hiçbir gün çıkıp biz vatandaşlarımıza asla serzenişte bulunmadık. Son seçimlerde böyle bir irade ortaya çıktı. Ona saygı duyarız. Ama eleştirmek, onların yaptığı bu haksızlıkları, yolsuzlukları görmemek anlamına da gelmiyor bu. Bir daha ki seçime sandık vatandaşlarımızın önüne gelir. Biz de sonucuna katlanırız. Biz bu tavır içerisindeyiz. Peki milli irade diyenler 7 Haziran seçimleri sonrasında 9-10 puanlık oy puanlık düşüşlerinde ne yaptılar? Müthiş bir kaygıya kapıldılar. ‘Millet kaosu seçti’ dediler. Milleti tehdit ettiler. O zaman basın mensubu arkadaşlarımızın da dönüp bunu görmesi lazım. Bu işin kaçınılmaz sonu AKP iktidarı bitecek. Onların bunu görmesi lazım. Şiddete başvurmadan kaos kelimesini vatandaşlarımıza yakıştırmadan devam etmeliyiz. Yaşadık, gördük. 7 Haziran’daki sonuçlar nasıl telaşlandırdı iktidarı, nasıl irade ortaya koydular herkes gördü. Biz iradeye saygılıyız. Belediye başkanımızın söylediği de  budur. Bu çerçevede bakmak lazım. Herhalde kendisini ziyarete gelen birisini kovacak ya da onu görmezden gelecek bir anlayışa hiçbir Cumhuriyet Halk Partili sahip değildir. Belediye başkanlarımız için de bu geçerlidir. Biz gelen kim olursa olsun misafirperverliğimizi gösteririz. Onları ağırlarız. Ama yeri geldiğinde de eleştirmekten onları siyaseten yargılamaktan da geri durmayız”

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
MİLLETVEKİLİ ÜN, 10 KASIM TÖRENLERİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDA
MİLLETVEKİLİ ÜN, 10 KASIM TÖRENLERİNDE ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDA
ETKİNLİKLERİN İPTAL EDİLMESİ ULUSUMUZU HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIR
ETKİNLİKLERİN İPTAL EDİLMESİ ULUSUMUZU HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMIŞTIR
TARIM DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ
TARIM DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ
SEÇİMLERDE ÖRGÜTÜN GÖRÜŞLERİ MUTLAKA DEĞERLENDİRİLECEK
SEÇİMLERDE ÖRGÜTÜN GÖRÜŞLERİ MUTLAKA DEĞERLENDİRİLECEK
ilan.gov.tr
Son Haberler
İş İnsanlarından Gazetemize Ziyaret
İş İnsanlarından Gazetemize Ziyaret
Edirne Valiliği’nden Fırtına Uyarısı
Edirne Valiliği’nden Fırtına Uyarısı
EYBAL’dan Türk Patent ve Marka Kurumu’na Başvuru
EYBAL’dan Türk Patent ve Marka Kurumu’na Başvuru
Basın Camiasından 64. Yıl Kutlaması
Basın Camiasından 64. Yıl Kutlaması
Çocukların Hayalindeki Park Kurtuluş Mahallesi’nde Şekilleniyor
Çocukların Hayalindeki Park Kurtuluş Mahallesi’nde Şekilleniyor
Şok iddia
Şok iddia

Ana Sayfa
İLÇE HABERLERİ
SON DAKİKA
EĞİTİM
YAŞAM
MAGAZİN
SPOR
SİYASET
DÜNYA
EKONOMİ
GÜNDEM
TEKNOLOJİ
BÖLGE HABERLERİ
KÜLTÜR-SANAT
MEDYA
SAĞLIK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Gazete Arşivi
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • KÜLTÜR-SANAT
  • MEDYA
  • SİYASET
  • SON DAKİKA
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.