Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne’ye akın göçmenlerle ilgili yaptığı açıklamada, göçmenleri Türkiye içinde tutmama ve gitmelerine engel olmama kararının doğru olduğunu belirterek, daha düzenli olması gerektiği çağrısında bulundu.
Başkan Gürkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Öncelikle gitmek isteyenleri sınırlarda Türkiye içinde tutmama kararını doğru bir karar olarak görüyorum ama daha düzenli olmalı, düzenlenmeli. Yunanistan’ın çok katı bir tavrı var gerçekten çok insan haklarına uymayan bir tutumu var. Sürekli gaz fişekleri, gaz bombaları atılıyor, havaya kurşunlar sıkılıyor. Cumartesi günü Doyran Köyü tarafındaydım. Yunanistan tarafından sürekli silah sesleri geliyor sürekli siren sesleri geliyor. Bu insani olarak kabul edilebilecek bir şey değil.
Biz desteğimizi Valiliğimizin koordinasyonunda AFAD, Kızılay, Göç İdaresi ile beraber yapıyoruz. Bize çok sayıda ‘yardım edelim’ talebi var. Bize ulaşan yardımları AFAD’a teslim ediyoruz, ulaşmayanları doğrudan AFAD’a yönlendiriyoruz. İki farklı kurum ve STK aradı biri battaniye diğeri çocuk bezi gönderecek. O yardımları da AFAD’a teslim edeceğiz. Özellikle Pazarkule noktasında yapılan yardımlar ve bir düzene bağlandı. Birleşmiş Milletler (BM), AFAD, Kızılay onları iyi bir şey şekilde organize ediyorlar.
Biz bir taraftan o bölgenin temizliğini hijyenini ilaçlamasını sağlıyoruz. Şu anda sağlıkla ilgili bir sorun yok ama her gün rutin olarak otogarı, ETUS araçlarını, tren istasyonu, Pazarkule’yi ilaçlıyoruz. Valilik mobil tuvaletlerle tuvalet sorununu çözdü. Biz içme ve kullanma suyu sorununu çözdük. İtfaiye kaldıkları çadır benzeri yerlerde olası yangın için sürekli görevde.
Pazarkule’nin tam karşısında mültecilerin yoğun olarak toplandıkları yerde Pazarkule’de ki su şebekesinden 5 tane farklı içme suyu çeşmesi çektik. El yüz yıkamak için bir tankerimiz itfaiyemiz 24 saat görevde. Yine 5 kişiden oluşan bir temizlik ekibimiz sürekli görevde. Saha çok büyük buradan Enez’e kadar 185 kilometre ve bu sahanın hemen hemen her tarafında mülteci var.”
Başkan Gürkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Öncelikle gitmek isteyenleri sınırlarda Türkiye içinde tutmama kararını doğru bir karar olarak görüyorum ama daha düzenli olmalı, düzenlenmeli. Yunanistan’ın çok katı bir tavrı var gerçekten çok insan haklarına uymayan bir tutumu var. Sürekli gaz fişekleri, gaz bombaları atılıyor, havaya kurşunlar sıkılıyor. Cumartesi günü Doyran Köyü tarafındaydım. Yunanistan tarafından sürekli silah sesleri geliyor sürekli siren sesleri geliyor. Bu insani olarak kabul edilebilecek bir şey değil.
Biz desteğimizi Valiliğimizin koordinasyonunda AFAD, Kızılay, Göç İdaresi ile beraber yapıyoruz. Bize çok sayıda ‘yardım edelim’ talebi var. Bize ulaşan yardımları AFAD’a teslim ediyoruz, ulaşmayanları doğrudan AFAD’a yönlendiriyoruz. İki farklı kurum ve STK aradı biri battaniye diğeri çocuk bezi gönderecek. O yardımları da AFAD’a teslim edeceğiz. Özellikle Pazarkule noktasında yapılan yardımlar ve bir düzene bağlandı. Birleşmiş Milletler (BM), AFAD, Kızılay onları iyi bir şey şekilde organize ediyorlar.
Biz bir taraftan o bölgenin temizliğini hijyenini ilaçlamasını sağlıyoruz. Şu anda sağlıkla ilgili bir sorun yok ama her gün rutin olarak otogarı, ETUS araçlarını, tren istasyonu, Pazarkule’yi ilaçlıyoruz. Valilik mobil tuvaletlerle tuvalet sorununu çözdü. Biz içme ve kullanma suyu sorununu çözdük. İtfaiye kaldıkları çadır benzeri yerlerde olası yangın için sürekli görevde.
Pazarkule’nin tam karşısında mültecilerin yoğun olarak toplandıkları yerde Pazarkule’de ki su şebekesinden 5 tane farklı içme suyu çeşmesi çektik. El yüz yıkamak için bir tankerimiz itfaiyemiz 24 saat görevde. Yine 5 kişiden oluşan bir temizlik ekibimiz sürekli görevde. Saha çok büyük buradan Enez’e kadar 185 kilometre ve bu sahanın hemen hemen her tarafında mülteci var.”





