Dededen güreş sevdalısı işadamı ve Çardak Güreşleri Kurucu Ağası Ramazan Güven, 656’ncı Tarihi Kırkpınar Güreşleri’nde Pazar günü yapılacak ağalık ihalesi için adaylığını açıkladı. Güven, “Ağalık sadece parayla olacak iş değildir. Parayla ağalık yapan, paranın ağası olur. Bilgi, beceri, sevgi ve saygıyla ağalık yapan tarihin ağası olur” dedi. Güven ayrıca, Edirne’ye kalıcı bir eser olarak tarihi bir bina aldığını ağa olsa da, olmasa da burayı Yağlı Güreş Müzesi haline getireceğini söyledi. Ege Basım ve Dahi Yayıncılık Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Güven, düzenlediği basın toplantısında, bu Pazar günü yapılacak ağalık ihalesi için adaylığını açıkladı. Eski Kırkpınar ağalarından Alper Yazoğlu ve Murat Köse ile birlikte basın mensuplarıyla buluşan Güven, öncelikle kendisini tanıttı ve Kırkpınar adaylığı hakkında şu bilgileri verdi: Kendimizi anlatırken yöremizi kültürümüzü gelenek ve göreneklerimize de değinmek gerekir. Ben böyle düşünmüyorum. Çok hoşuma giden bir söz vardır "Her yörük Türk'tür, her Türk yörüktür" sözü toplumumuza geniş bir perspektiften bakarsanız doğru olduğunu görürsünüz. 1960 İzmir Dikili ilçesi Mervivenli köyünde doğdum. 1985 yılında Güven Makina adında ilk firmamı kurdum. 1987 bu firmayı arkadaşıma devrederek çok sevdiğim matbaacılık firmamız olan Ege Basım'ı kurdum. Ege Basım bu yıl 30 yaşına bastı ve ana firmamız olarak devam ediyor. Sekiz yıl önce kurduğumuz Dahi Yayıncılık A.Ş. teknik kitaplar ve uluslararası çeviri kitaplarıyla sektöründe lider olmaya aday.4 yıl önce başladığımız eğitimcilik serüvenimiz bu sene ilk mezunlarını verdi. Gelelim, benim sivil toplumdaki çalışmalarıma; İstanbul Sanayi Odası'nda 16 gurup basın yayın kağıt ve ambalaj komitesi başkanlığını 4 yıldır yürütmekteyim. Türkiye Futbol Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı , Basın Sanayi Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği (Mütevelli Heyeti), Türkiye Güreş Federasyonu Yağlı Güreş Yürütme Kurulu Üyeliği, Doğuş Üniversitesi Öğretim Üyeliği (2 yıl), Çanakkale Çardak Altın Kemerli Güreş Ağalığı, Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği. GÜREŞ BİZDE SEVDADIRGüreş bizde sevgi değil, sevdadır. Yukarıdaki resimde ortada oturan benim anamdır. 88 yaşında Çardak güreşlerinde benim kemer yılımda geldi. Baş pehlivanlık güreşlerini hiç kıpırdamadan pür dikkat bir buçuk saat boyunca neredeyse nefessiz izlemiş, bunu gören torununun eşi "anne anne nasıl oluyor bu, bu dikkat, bu ilgi" deyince, "Ona bak evladım, onların babası güreşirken ben pabucumu ters çevirir üstüne basardım. Sırtı yere gelmesin diye iki avucuma taş alırdım ve sıkardım. Taş gibi sıkı olsun diye." Bu örnekleri ailemde çok uzatabilirim. Bizde güreş sevdadır.Güreş sevgimiz ailemizden gelen bir gelenek yörük olmamızdan mı dersiniz. Davarların başında bir o dağdan öbür dağa dolaşmamızdan mı dersiniz, her yörük güreşi sever. Babam rahmetli yöresinin sert dayanıklı asla yenilgiyi kabul etmeyen yağlı güreşçisi imiş. Bu genler bize de geçmiş. Üniversite yıllarında Haydarpaşa Demirspor'da serbest stil minder güreşçisi idim. Tabii ki amatör olarak üniversiteler arası müsabakalara katılırdık. Necdet Uçar, Salih Bora, Süleyman Akbayır, Osman Şener hocalarım oldu. Okul bitti, iş hayatı başladı. Güreşte bitti bizim için ne zaman kendimizi toparla-dık üç beş kuruş kazanınca sevda yeniden alevlendi. Başladık güreşleri takip etmeye. Kırkpınar 1994'den bu yana zaman zaman rahmetli babamla (2008 yılına kadar) takip ederim. Güreşi takip ettikçe hazzımız arttı. Yapılan hataları gördükçe üzüldük. Katkımız olurmu bi tarafından tutalım dedik.Çardak Güreşleri kemer yılında Altın Kemerli Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu'nun bana hediye ettiği Yatağan Palası ile Altın Kemerli Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim arkadaşımızla beraber.Çardak Güreşleri zaman zaman Tarihi Çardak Güreşleri'ne giderdim. Çardak Güreşleri'nin önemini içeriğini öğrendikçe, arkadaşım Özcan Başgül'ün de teşviği ile buraya el atmaya, faydalı olmaya karar verdim. 284. bu yıl 26 Ağustos'ta yapacağımız Çardak Güreşleri'nin hem tarihi açıdan hem konumu açısından yüz yıldan fazla Edirne'den sonra ikinci güreş olmuştur. Tarihte Yağlı Pehlivan güreşleri hakkında en geniş bilgi belge 1. Edirne'dir, ikincisi Çanakkale Çardak Güreşleri'dir. İyi ki Çardak Güreşleri'ne kurucu ağalık yapmışım. Benim için büyük tecrübe oldu. Çardak güreşlerinde üç yıl ağalık yaptıktan sonra yerimi sevgili ağabeyim Ahmet Acar'a bıraktım. Hem Belediye Başkanı'mız Sayın Basri Ulaş hem de Ahmet Acar ağabeyimle iliş-kilerimiz kıskanılacak düzeydedir. Ömrümüzün sonuna kadar dilerim ilişkimiz böyle devam eder. Bütün yöre güreşi yapan belediye başkanlarına halef selef ağalara örnek oluruz.Ağalık sadece parayla olacak iş değildir. "Parayla ağalık yapan, paranın ağası olur." Bilgi, beceri, sevgi ve saygıyla ağalık yapan tarihin ağası olur. Çardak Güreşleri 1. Yıl Ağa Alper Yazoğlu, Belediye Başkanı Basri Ulaş, Ağa Seyfettin SelimDilerim Allah bizi Çardak'tan sonra Ağaların Ağası Kırkpınar ağalığıyla tarihin ağası yapar. Ben Kırkpınar'a Ağa olmaya aday olurken zaten altın kemerli ağayım. Mesele, adımın önüne bir sıfat eklemek değil bu zaten var. Benim amacım bu vatana bu millete faydalı olmak. Türkün geleneğini, töresini figürleriyle duruşu ve asaletiyle adam gibi adamların yapabileceği yağlı güreşe faydalı olmak. "Yani vatanım için birşey yapmak." Güreşin geleceği Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin başı çektiği Edirne'mizin de tam destek verdiği yağlı güreş yapan Belediyeler Birliği, iyi yönetilirse ki yönetileceğine canı gönülden inanıyorum bu konuda. Hiç bir siyasi görüşe bakmaksızın Kazanın Kulpundan tutan Sayın Recep Gürkan Başkanı canı gönülden kutluyorum ve onun açtığı yoldan bütün belediyelerinde yürümesini diliyorum. Eğer bu oluşum küçük hesaplar ve siyasi malzemeye kurban gitmezse, Türk Yağlı Güreşi dünyada adından söz ettirirken, minderde uluslararası arenada iddia ediyorum hep bayrağımız gönderde olur. Dünyaya İstiklal Marşımızı ezberletiriz. Edirne'ye mutlaka müze için Edirne'ye mutlaka yağlı güreşle ilgili müze şart, ömrüm yettiğince ben yapmak uğraşacağım. Eğer, yeni yapılacak olan güreş sahası içinde müze için yer ayrılır ve yapılırsa bende ağalar ve Başpehlivanlar Müzesi için çalışacağım.Nasıl bir ağalık Hedefleri olan insanların, mutlaka örnek aldığı bir lider kişi (biyografi) vardır. Orta çağda yaşasam ve bana sorsalardı tartışmasız Edirneli Fatih Sultan Mehmet Han derdim.21. yüzyılda ise tek ve örnek liderim Mustafa Kemal Atatürk'tür. Atatürkle ilgili çok ilginç bir anekdotu burada aktarmak istiyorum : Bilindiği üzere Ulu Önder Atatürk siroz-dan vefat etmiştir. Ünlü akşam yemeklerinde alkol aldığı da bilinmektedir. Onu çok seven çevresi "siz iradeli bir insansınız şu meretten vazgeçin içmeyin" derler. Atatürk şöyle bir durur, uzun uzun boşluğa bakar, iç geçirerek "Ah.!, Beynimi bir durdurabilirsem , o kadar çok yapılacak iş var ki aklım beynim beni sürekli rahatsız ediyor, uyutmuyor. Onu ancak birkaç kadeh içerek rahatlattıktan sonra uyuyabiliyorum" der. Dilerim bizim aklımız beynimiz ağalık işlerinde beni bu kadar rahatsız etmez. Ağalık para vererek olmaz. Zaten parası olmayan ağa olmaz, olursa ayıp olur. Ancak bilgi beceri organizasyon yeteneği, liderlik ve güreş sevgisi yoksa hiç olmaz. Mevlana der ki; "Ben babamdan, oğlum da benden ileri olacak ki gelişme olsun dünya ilerlesin." Kırkpınar ağalarının yaptıklarını ve yapması gerekenleri İsmail Yılmaz arkadaşımın yazdığı Dualı Çayırı'nın 90 Yılı kitabından inceledim. Çoğu, isminin önüne parayla ağa sıfatı almış, fakat bazıları var ki bilmeyenlere ben söyleyeyim. Bir Zülküf Karabulut bütün pehlivanları sahadan çekebilme hatırına sahip. Kırkpınar'ın her boyunda güreş yapmış, tam bir güreş aşığı, çok da parası yok ama herkese sözünü dinletmiştir. Allah rahmet eylesin. Murat Köse güreş sevgisiyle, örnek davranışlarıyla hala güreşe olan hizmetiyle asla tarihten silinmeyeceklerdendir. Dernek başkanımız Alper Yazoğlu, Edirne'ye olan sevgisini ismine yapılmış okullar, çeşmeler, sağlık ocakları, Kırkpınar Ağalığıyla başlattığı Kırkpınar zamanı yapılan bir çok sosyal faaliyetin altında onun imzası vardır. Çeyrek asrı aşkın bir zamandır Kırkpınar'a hizmete devam etmektedir...Hüseyin Şahin sözün bittiği yer. Bütün varlığının, üstüne sanki KDV'si gibi hayatını bu yolda harcamıştır. Hüseyin Ağam keşke aramızda olsaydın. Allah gani gani rahmet eylesin. Nur içinde yat. Son sekiz yıldır Kırkpınar tarihinede en fazla parayı harcayarak Ağalık yapan iki altın kemerli Kırkpınar Ağası kardeşim Seyfettin Selim'de unutulmaz arasına girmiştir. İşte ağalık kılavuzlarımız biz bunların üzerinde bir şeyler yapabilirsek kendimizi AĞA görürüz. Bu müesseseyi geri götüreceksek başlamayalım daha iyi olur.Bütün güreş severleri, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum...
GÜNDEM
Yayınlanma: 12 Temmuz 2017 - 06:39
Güncelleme: 12 Temmuz 2017 - 07:54
Güven: "Ağalığa talibim"
GÜNDEM
12 Temmuz 2017 - 06:39
Güncelleme: 12 Temmuz 2017 - 07:54





