Bir Önceki Yazı ( 10 Aralık ) : Eruh’ta İlk Saatler. Terör olayı sonrası Eruh’a vardığımızda Kaymakamlık Hizmetlisinin söylediği aşağıdaki ifadeler ve bize çıkışması bir açıdan haklı idi. ‘’ Yahu burada Yassı Dağ’ın ( Ciraf ) üzerinde günlerdir silahlı adamlar dolaşıyor diye herkesin konuştuğunu bilmeyen mi vardı !” Evet Diyarbakır’a geldiğimde görevi teslim almam gereken Kur.Bnb.Yavuz ALTAY kursta olduğu için ne yazık ki başlangıçta hazır ve yeterli bir bilgi elde edinememiştim.Göreve intibak için iki gün içerisinde süratle baktığım son değerlendirmeler arasında Fındık bölgesinde (Eruh güneyi) 20 kişilik silahlı bir grubun bulunduğu yolunda o gün ( 13 Ağustos ) tarihli bir bilgi dikkatimi çektiği gibi aynı zamanda beni şaşırttı.Böyle bir bilgi kağıt üzerinde evrak göndermekten öte ortalığı ayağa kaldırmak gereken bir bilgi idi.Mutlaka gecikmeden araştırılması,olumlu ya da olumsuz sonuçlandırılması gereken bir önemde idi.Kolordu Komutanı’na çıkarak bu bilginin,haberin kaynağı olan MİT ya da başka bir kanaldan özel olarak kendisine iletilip iletilmediğini,haberi varsa ne yapıldığını öğrenecektim. Haberi yoksa süratle durumu açıklığa çıkarmamız gerekiyordu.Konuyu Komutan’a arz ettiğimde MİT dahil kendisine hiçbir kanaldan ayrıca bilgi verilmediğini anladım.Bürokrasi anlayışında güvenlik ve istihbarat yaklaşımının tipik bir örneği ile karşı karşıya idik.Kolordu Komutanı süratle Jandarma Bölge Komutanı’na gitmemi ve konuyu onunla değerlendirmemi istedi. Bölge Komutanı Tuğgeneral Atıf ERCAN’la bu bilgiyi paylaştığımda Binbaşım göreve yeni başlamışsın hayırlı olsun dedikten sonra gayet sakin bir şekilde ve öğretici bir yaklaşımla şu değerlendirmeyi yapmıştı ; “ Burada Barzani ve Talabani’nin silahlı adamları kaçak olarak geçiş yaparlar,silah kaçırırlar.Saddam’ın sıkı tedbirleri nedeni ile Suriye’den Kuzey Irak’a doğrudan geçemedikleri için biraz uzun ve zor olsa da Suriye sınırından önce Türkiye’ye Dicle Nehri kuzeyine geçerler bir süre buralarda kaldıktan sonra fırsat bulunca da Irak’a geçerler.Bu haberde geçen silahlı kişiler haftalar süren bu tür bir geçiş yapan Barzani ya da Talabani’nin adamlarıdır.” Açıklaması hiç tereddütsüz böyle idi.Endişelerimi gidermek için sorduğum her konuya da aynı doğrultuda cevaplar alınca artık sustum ve ikram ettiği çayı içerek odasından ayrıldım. Tam ikna olmasam da bildiğim ve söyleyebileceğim hiçbir şey yoktu.Çünkü ben daha dün gelmiştim ama karşımda duran kişi bir yıldır bölgeyi tanıyan ve hem de bölgedeki Jandarma’dan doğrudan sorumlu bir kişi idi. Kolordu Komutanı’na giderek durumu açıkladım.Araştırılması için Siirt’teki Tugay’la görüşmemi ve mesaj çekmemi istedi.Bilgileri ve Komutan’ın emirlerini kendi çalışmalarımızla birlikte Emniyet Müdürlüğü dahil ilgili her yere ilettim ama ne çare bir gün sonra terör örgütü ilk kanlı eylemini yapacak ve gerçekle yüzyüze gelecektik. Hatta bu bilgiyi görüştüğümüz o gece Şirvan İlçesinde kahve basarak bildiri dağıtılması bile fazla iyimser bir yaklaşımla basit bir eylem gibi değerlendirilecekti.Oysa bir gün sonra gerçekleşecek Eruh baskınını haber verir gibi ciddi bir eylemdi. Haberde geçen silahlı kişiler Eruh’u basan teröristler mi,yoksa bir başka grup mu idi artık hiçbir önemi yoktu.Çünkü çok geçmeden Güneydoğu’nun altı ilinde de yaklaşık 12-15 silahlı terörist grubu olduğu ortaya çıkacaktı. Bir gerçek anlaşılıyordu ki,kuruluş çalışmaları 1978’den itibaren bilinen PKK terör örgütünün kırsal alanda iki yıldır ( 1982-1984 ) yürüttüğü silahlı propaganda faaliyeti ve böylece bölge halkını nasıl sindirdiği Devlet’in tüm kurumlarınca iyi takip edilememişti. Devlet kurumları arasında kopukluk yaşandığı gibi en iyimser ifade ile Ülke’nin geleceğini etkileyecek çok ciddi bir konuda topyekün duyarsız kalınmıştı.Böyle bir yaklaşıma vatandaş’ın tavrı da ne yazık ki aynı şekilde duyarsız ve tepkisiz olmuştu. Özetle Eruh baskını ile işin görünen eylem tarafı bu kadar ve böyle idi ama işin gerisinde eşkıya dediğimiz 60 adamın ötesinde ve derinliklerde neler olduğunu,nasıl bir mücadele içine girdiğimizi o an için tam anlamı ile kestirmek de ve bu işin uzun yıllar süreceğini değerlendirmek de mümkün değildi. Olay sonrası bölgede ilk günlerde gecikmeksizin önce Siirt 70 nci Tugay birlikleri daha sonra bölge dışından intikal ettirilen Komando ve Hava İndirme Tugaylarının birlikleri ile 30 yıldır bitmeyen arama ve operasyonlara başlamıştık. Bir Sonraki Yazı :Eylem Öncesi Bölgede Korku ve Baskı Sağlanmıştı. Ali İhsan GÜRCİHAN
SAĞLIK
Yayınlanma: 15 Aralık 2015 - 00:00
HABERSİZ ve DUYARSIZ İKİ YIL 1982-1984
Bir Önceki Yazı ( 10 Aralık ) : Eruh'ta İlk Saatler. Terör olayı sonrası Eruh’a vardığımızda Kaymakamlık Hizmetlisinin söylediği aşağıdaki ifadeler ve bize çıkışması bir ...
SAĞLIK
15 Aralık 2015 - 00:00









