Edirne’de ekonomiye can verenler isimli yazı dizisinde Edirne ve Edirne ekonomisine hayat verenler konuk olacak.
İlk konuğumuz bir Edirne markası olan ve ismi Metin Keçeci ile özdeşleşmiş Keçecizade.
Yarım asrı aşkın meslek yaşamında merdivenleri adım adım çıkan ve bugün mesleğinin zirvesinde üçüncü kuşağa deneyimlerini aktaran Keçeci, başarının sırrının çalışmaktan ve inanmaktan geçtiğini söylüyor.
Tüm hayallerin 32 metre karelik küçük bir dükkanda başladığı serüven bugün ise hayallerin ötesinde bin 500 metrekarelik bir imalathanede devam ediyor.
50 kişinin üstünde kişiyi istihdam eden başarılı iş insanı Keçeci, 87 yaşında olmasına rağmen ilk günkü heyecanla her sabah işinin başında.
Edirne turizmine her alanda önemli katkı sağlayan İş İnsanı Keçeci, Başarının sırrını ise şöyle tanımlıyor; dürüst olun, kendi işinize bakın ve sadece en iyisini yapmak için kendinizle yarış içinde olun. O zaman başarı sizinle beraber olur.
64 yıldır aralıksız sürdürdüğü iş yaşamında bir çok işlere imza atan Keçeci, 64 yıllık iş yaşamında bir çok iş yapmasına karşın en çok şekerlemeciliği sevdiğini ve insanın sevdiği işte başarılı olacağına inanıyor.
Safranbolu’lu keçeci bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya gelen Metin Keçeci, 16 yaşında Safranbolu’nun en genç keçecisi saracı olduğunu dile getiriyor.
Vizeye asker olarak gelen Metin Keçeci’nin Trakya hikayesi başlamış. Taksicilikten, kamyonculuğa kadar bir çok işi deneyen Keçeci, 16 yaşında saraç ustası olmasına rağmen değişik mesleklerde de arayışını sürdürmüş. Bir gün bir dostunun Edirne’de hediyelik şekerleme alnında bir açığının olduğunu kendisine anlatmasının ardından Edirne’ye gelen Metin Keçeci’nin Edirne serüveni o gün başlamış.
Safranbolu’da sanat çok önem verildiğini ifade eden Keçeci, dericilikten kuyumculuğa kadar bütün sanayi mevcut olduğunu anlattı.
Metin Keçeci’ye, Keçeci olan büyük babası mesleği ağır gördüğü için yaptırtmayacağını ifade etmesinin ardından, ‘sana bir meslek bulacağım’ demiş.
Bana bir dericilik ayakkabıcılık buldum dese gireceğim diye ifade eden Metin Keçeci, Bir sanatla uğraşacağım. İlkokul bitti, bir şekerci dükkanı gittik, bana önlük taktılar, çeşmeden su doldur gel dediler hayırlısı olsun dediler ve işi öğrenmeye başladım yavaş yavaş. Zor şartlarda 4 sene çıraklık yaptım.
Benim haftalık o zaman 3 buçuk liraydı. Dört yılın sonunda ahilik töreni olduğunda ben usta oldum. O haftaki haftalığın 5 liraya çıktı. Bu süreçte hep arayışımı sürdürüyorum. O işten ayrıldım. Taksicilik inşaatçılık gibi değişik işler denedim ancak hep kendimi mutlu eden işimi yapacak yerin arayışını sürdürüyorum. Karabük’te bu işi yapmak istemedim orasının bana hayırlı gelmediğini düşündüm o dönemde.”
Arkadaşın biri Edirne’ye git bir bak ‘ orada gümrük var her yer insan kaynıyor’ diye ifade eder ve o gün Metin Keçeci’nin Edirne’de ki başarının temelleri atılır. İş İnsanı Keçeci ondan sonraki başarı hikayesini şöyle anlatır; “ ben o konuşmadan sonra Edirne’ye geldim baktım. Edirne’de iki tane ezmeci var o zaman. Vitrinlerde badem ezmesi ve deva-i misk var. Lokum İstanbul’dan gelirmiş açık olarak sandıklarda satılırmış. O zaman Edirne kalabalık değil. Turizmi kesik. Edirne nasibini alamıyor turizmden sen nasıl alacan dediler anacak ben karar verdim bu işi, burada yapacağım dedim. Burada meslek boş.
Bir yer tuttum 30 metre kare imalathane yaptım orada çalışmaya başladık. Gece gündüz çalışıyoruz.
Ben artık Safranbolu’ya gitmiyorum. Burada iş iyi gidiyor diye evdekilere de haber verdim. 5 ay otelde kaldım. Evi taşıyamıyor.
İmalathane iki köprü arasında, bir hükümet caddesinde dükkân tutum gece 23’e kadar çalışıyoruz. Çok kaliteli ürünler çıkarıyoruz. Bir işçi aldım o da kazanın ucundan tutup indirmek için yardımcı aldım. Başka işçi almadım masraf olmasın diye. Orası ban ufak geldi iş yeri sahibi ile anlaştım bir yer daha yaptım 60 metre kareye çıkardım iş yerini. Orada 6 sene durdum orası bana cesaret verdi. Kiracı olduğum hükümet caddesinde ki yerini satın aldım, imalathane yaptım. Oradan oraya taşındım” dedi.
Çok çalışarak hayallerinin üstüne koymaya devam eden Metin Keçeci; “3 sene 30 metre karede çalışan Keçeci, 3 sene sonra 30 metre kare dükkânı 60 metre kareye çıkardım. 60 metre kare dükkânda 6 sene çalıştım. Ardından 150 metrekare yaptım o da yetmeyince üst kata olan kiracıyı çıkardım imalathaneyi 300 metre kareye çıkardım. Orada 38 sene çalıştım ve daha geniş bir yere çıkmak istedim. Orada 12 kişi çalışıyorduk. Gece 11’e kadar çalışıyorduk. Şimdi 8 saat çalışıyoruz.
İki imalathanede yaptığım tecrübe bana burayı yaptırttı. Burada 50’i aşkın çalışanımız var şuan burada. Ben burada dinleniyorum. Burası mükemmel kuruldu geçmiş tecrübelerimize dayanarak. Ben çalışanlarımızı çocuklarımdan farklı görmem. Çok değer veririm.
Ben buraya gelsem de gelmesem de aynı kaliteli ürün çıkar. Ben 87 yaşında olsam da mutlaka buraya geliyorum. ilk günkü heyecanla. Her çalışanımın başına gidip halini hatırını soruyorum. Ben kendimi işten almış değilim.”
Gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Keçeci; “ Kendi işini çok dürüst olarak başlamalarını ve yanlarında çalışanlara iyi davranmalarını ve rakip gördükleri iş yerleri ile ilgilenmemelerini tavsiye ederim. Ben başarılı olmak için kendi işime odaklandım” dedi.
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın açıkladığı verilere göre 2023'te gelir vergisinde rekortmen Edirne’nin turizmine katkı sağlayan kentin yerli markası Keçecizade ile Metin Keçeci yıllık gelir vergisi rekortmeni olmuştu.
Edirne’nin yerli markası Keçecizade kentin bir çok noktasında olan şubeleri turizmine önemli katkılar sağlayan Edirneli iş insanı Metin Keçeci, bir asırdır değişmeyen badem ezmesi lezzeti yanı sıra kendine özgü birinci sınıf üretimi ile kente gelen yerli ve yabancı turistlerin aranan ismi ilk günkü tatla damakları tatlandırmaya devam ediyor.
Edirne’nin çeşitli lokasyonlarında bulunan şubelerinde kendi üretip sattığı ürünlerle, devlete ödediği vergiler neticesinde 2023 yılı gelir vergi rekortmenleri listesinin birinci sırasında yer aldı.





