Edirne Merkez ve Süloğlu Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, fiyat politikaları nedeniyle süt üreticilerinin üretimden vazgeçtiğini bazı köylerde ise hayvancılığın tamamen bittiğini açıkladı.
Tarım sektörünün en zor alanı olan hayvancılıkla hepimiz iştikal ediyoruz. Burada keşke sizlere hayvancılıkla ilgili, fiyat politikalarıyla ilgili güzel haberler verme şansım olsaydı. Çok zor bir dönemden geçtiklerini ifade eden SÜTÜB Başkanı Suiçmez, “Bunun bilincindeyim. Ancak ben sizlere şunu anlatmak istiyorum. Bakın 10 yıl önce yaptığımız genel kurulda biz buralarda bin 200-bin 300 kişiyle genel kurullar yaptık. Vereceğim örnekten, iyi anlaşılması için bu örneği veriyorum. Ve bu birlikten istifa eden, kendiliğinden çıkan çok fazla arkadaşımız, üreticimiz olmadı. Hatta ilave gelen köylerimiz oldu. Mesela Süloğlu bölgesinde o yıllarda bu kadar üyemiz yoktur diyebilirim. Ancak şu anda bizim süt döken üreticimiz, mevcut aktif üreticimiz maalesef bu rakama yüzülerek söylüyorum 410. Ve o yıllarda, 10 yıl önce bundan Edirne Süt Üreticileri Birliği'nin piyasaya günlük arz etmiş olduğu süt miktarı, tabi değişiyor bu rakamlar mevsimsel olarak, 50-55 ton civarındaydı. Bugüne baktığımızda 27-28 tonlarda günlük süt” dedi.
3 KÖYDE HAYVANCILIK TERK EDİLDİ
Köylerimizde zamanla o yıllarda 2 ton, 3 ton, 1,5 ton süt döken üreticilerimiz maalesef birkaç tane köyümüz mesela bu geçen süre içerisinde Ekmekçi, Karabulut, Budakdoğanca köylerimizde tamamen hayvancılık terk edildiğini ifade eden Suiçmez, “Hiç orada süt üreticisi yok. 28 tane toplama merkezimiz var köy basında, 3 tane de mahallemiz var. Karaağaç, 2 tane de Yıldırım ve Yeni İmaret mahallemizde. Bunlarla beraber 31 merkezde bu 410 kişi hayvancılık yapıyor, süt üreticiliği yapıyorlar. Şimdi bunun çok çeşitli nedenleri var. Ama birinci nedeni maalesef fiyat politikaları. İstenilen fiyatın verilmemesi. Özellikle kırsaldaki aile işletmelerine çok önem vermeleri lazım. Türkiye'deki hayvancılığın şu anda mevcut hayvancılığın, üretilen sütün daha doğrusu, üretilen sütün yüzde 67'si hala köylerdeki küçük aile işletmelerinden kaynaklı üretime arz ediliyor. Yani bizim Ahmet Aga'mın, Ayşe Abla'mın, Fatma Teyze'min zor zahmet bakabildiği 2 inekten, 3 inekten gelen sütle Türkiye'deki süt üretiminin yüzde 67'sine tekabül oluyor” diye ifade etti.
HER İŞİ ÜYELERİMİZ İÇİN YAPTIK
Suiçmez, “Elimizi koyacak masamız yoktu. Yani yazıyı yazacak kağıdımız yoktu. Personelimiz yoktu. Oradan biz bunu aldık, yılmadık, mücadele ettik. O zamanki görev arkadaşlarımdan rahmetli olanlar ölenler oldu. Ancak bugün geldiğimiz nokta Edirne Süt Üreticileri Birliği olarak mevcut gelenlerimiz var, belki hiç gelmeyenlerimiz vardır. Merkez binası bizim, kendi öz malımız. Ve sahalarda birçok yatırımımız oldu. Çok şükür, elhamdülillah, bir yere bir kuruş, tek kuruş, hiçbir banka, kurum, dergi, sigorta borcumuz yok. Hatta geçtiğimiz yılda bizim personelimizden beş kişi emekli oldu. Belki daha önceden emekli olan sütçülerimizden vardır burada. Kıdem tazminatlarına varana kadar ödeyerek bunlarla helalleştik. Tabii ki haklarını alacaklar. Bugüne kadar 2008-2024, bu birliği ellerimiz cebimizde bir kalemi olmadan bu seviyelere getirdik. Nakit paramız da var” dedi.
YANLIŞ YAPMADIK
Bu yetkiler verilmediği takdirde buraya kim seçilirse seçilsin, hiçbir şey yapamaz. Ve bize vermiş olduğunuz bu yetkileri, sizi riske edecek hiçbir şeyin altına imza atmadıklarını ifade ede Suiçmez, “O imzayı yanlış bir yerde veyahut riskli yerde kullandığımız anda, bunun sorumluluğu bizim yönetim kurulu olduğu kadar, bu birliğin bütün kayıtlı üyeleri bundan mesuldür. Ama çok şükür, hamdolsun, hiçbir şeye, bize verdiğiniz şeyin yetkiyi asla kötüye kullanmadık. Yanlış yapmadık. Ve bugün buraya geldiğinizde, Edirne Süt Üreticileri Birliği, o kadar cenderelerden geçmiş ve küçülmesine rağmen diyorum, ama şu anda, yani mali ekonomi güç açısından en sağlam birliklerden, STK'lardan bir tanesi. Kendi iç bünyesinde. Bizim gücümüz bu kadar. Fakat Edirne'de 400 ton günlük süt pazarlayan sivil toplum örgütleri de var” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





