Bomboş duruyorsun! Yazılacak boşboğazlık hiç mi kalmadı? Seni dinliyorum; serseri kelimelerin naralarını, küstah bıyıkların hovardalığını, burun çekmelerdeki raconu, kasketinden yere düşen fiyakayı…Susma konuş!Sen istediğin kadar konuşma, anıların ele verdi seni, her şeyi anlattılar. Senin iyiliğinedir konuşman, ama sen bilirsin. Anlatırsan cezan daha az olur. Pişman mısın değil misin onu söyle. Kimlerle yaptın bütün bu kanlı deliliği…Konuşşş! Ben bilirim seni nasıl konuşturacağımı…Kulak memelerinden libido vereceğim sana. Umutlarına tersten asacağım seni. Tabanlarında kırlardan topladığım çiçekler açacak. Kurumuş damarlarından can suları fışkıracak. Ağzın kulaklarına varacak, her dokunuşumda. Serseri kelimelerin naralarını susturamayacaksın. Bıyıkların küstahlaşacak yine, hovarda titremeleriyle sarsılacaksın, bir burun çekeceksin raconu konuşacak. Kasketinden yere düşen fiyakayı tutamayacaksın…Devrim dediğin nedir ki? Gökten düşen üç elma. Birini Kürtler ve Türkler, birini Sünniler ve Aleviler, birini sadece çalışanlar paylaşmış. Burjuvalar da ‘hani bana hani bana’ demiş…‘Önce zarar vermemek’, tıp ilkesidir. ‘Çözümsüzlük’, nihilizm rahmidir. Rahman ve rahim çözümsüzlüğün namıyla. Kademsiz çözüm girişimlerinde tükenen soluklar bir daha alınmaz. Soluk alamaz olunca öksürük bir refleks. Mucizeleri beklemeyi boş ver, determinist mucizeleri… Mukallit çözümleri kenara koy. Mahafazakar mukallittir. Devrimciler isyankar. Bilim mukallit değil yaratıcıdır, yani isyankar. İsyan edemiyoruz. İsyan etmenin tek mukallit biçimi intihar. Kavramlar çürüdü… İçi boş çekirdek hepsi filiz vermiyor. Kavramlar şimdi çitlenmiş çekirdek, eğlencelik… Karın doyurmuyor. İçi çürümüş kavramlarla ancak anlaşılmaz cümleler kuruluyor. Kimse inanmıyor, kimse dinlemiyor.Şimdi belki de kavramlar yerine düpedüz kelimelerle konuşma zamanı. Yani kavramları izah etmek yerine, olup biteni ve yapılan işleri ve en önemlisi yapıldıktan sonrasını kelimelerle anlatmak. Kavramların önlenemez gücüne bel bağlamak, büyücülüktür. Solcular hala büyücülükten medet umuyor, büyücülük yapıyor. Toplumların karşısında büyücülükle yetiniyor, anti medya olamıyor. ‘Medya’ ‘medyum’un çoğuludur. Düşünce kalıpları bomboş. Kerameti kalmadı acıtasyonun… Kusursuz söylemler kısırlaştı, söylemden eylem doğmuyor hiç. Hiçliğimizi yaşıyoruz hanidir…Heyhat ki söylemlerin içeriği yok. Oysa eylemlerin söylemi zamanı şimdi.Samet BALTA
SAĞLIK
Yayınlanma: 05 Aralık 2015 - 00:00
İÇİ ÇÜRÜMÜŞ KAVRAMLAR VE HİÇLİK!
Bomboş duruyorsun! Yazılacak boşboğazlık hiç mi kalmadı? Seni dinliyorum; serseri kelimelerin naralarını, küstah bıyıkların hovardalığını, burun çekmelerdeki raconu, kasketinden yere düşen fiyakayı… Susma konuş! Sen istediğin kadar ...
SAĞLIK
05 Aralık 2015 - 00:00









