Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ın tarıma verdiği desteklerle, Belediye bünyesinde üretime geçen 180 dönümlük tarlada aralıksız üretime devam ediliyor.
Tarım ülkesi olan Türkiye’de tarımı ayağa kaldırabilmek ve Edirneli üreticiye belediyenin imkânları dahilinde desteklemeler yaparak üretime katkı sağlamayı sürdüreceklerini ifade eden Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, “Edirne Belediyesi olarak bu yıl 180 dönüm arazide buğday, 80 dönüm arazide de arpa ekimi gerçekleştirdik. Küresel ısınmanın etkisiyle da ekim döneminde maalesef yağmur düşmedi. Toprak işlemede çok zorlandık. Buna rağmen tohumlarımızı kuru toprağa ektik. Tarım ülkesi olan Türkiye’de tarımı ayağa kaldırabilmek” dedi.
BUĞDAYA GÖZÜMÜZ GİBİ BAKIYORUZ.
Edirne Belediyesi olarak tarımsal üretime ve üreticileri desteklemeye yönelik çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini ifade eden Ilgın, “ Tabii bunların başarıya ulaşmasının ön koşulu, kurumlar arası işbirliğinin de sağlıklı bir şekilde işlemesidir. Edirne Belediyesi olarak bu yıl 180 dönüm arazide buğday, 80 dönüm arazide de arpa ekimi gerçekleştirdik. Kurak bir yaz dönemi vardı. Küresel ısınmanın etkisiyle da ekim döneminde maalesef yağmur düşmedi. Toprak işlemede çok zorlandık. Buna rağmen tohumlarımızı kuru toprağa ektik. Ancak imdadımıza yağmurlar yetişti. Şu an bölgemizde buğday üretimi açısından yeterli bir yağmur olduğunu ifade edebilirim. Çimlenme dönemine geçti buğdayımız. Artık ot ilacını yaparak büyüme sürecini izlemeye devam edeceğiz. Bu yıl Edirne Belediyesi olarak ilk defa böyle bir faaliyette bulunduk. Bu arazilerin bir kısmı boş, bir kısmı da şehrin veya köy çeşitli bölgelerinden işgalcilerin üretimindeydi. Onları çıkararak biraz toprak ıslah çalışmaları yaparak buna başladık. Buğdaya gözümüz gibi bakıyoruz. Çiftçilik mesleği böyledir. Ürettiğiniz ürüne gözünüz gibi bakmanız gerekir. Yüksek verim bekliyoruz. Bu amaçla elimizden gelen her şeyi yapacağız. Edirne Belediyesi’nin amacı çok devasa üretimler yapmak olmayabilir ancak bu üretimi yaparken çiftçilerimize öncülük etmek, çiftçilerimize örnek olmak da amaçlardan bir tanesi. Bu nedenle buğday ekimimizi otomatik dümenleme sistemiyle gerçekleştirdik. Teknolojinin tüm imkanlarından faydalanmak istiyoruz. Otomatik dümenleme sistemiyle tohum ekiminde tohum kaybının sıfıra indirdik” dedi.
TEKNOLOJİNİN İMKANLARINDAN FAYDALANIYORUZ
Toprağı daha ekonomik olarak işledik ve aynı zamanda da çiftçilerimize örnek olduklarını dile getiren Ilgın, “ Şimdi ilaçlama zamanı. Biliyorsunuz tarlalar çok çamur, traktörün girmesi mümkün değil ama bir yandan da yabancı otla mücadele etmemiz gerekiyor. İlaçlamayı da drone ile yapacağız. Drone sistemi kullanılacak. Güzel bir teknoloji. Artık drone köylerde traktör gibi biçerdöver gibi gerekli bir zirai ekipman haline gelecek. Özellikle bazen biliyorsunuz belli ürünlerde stratejik hastalıklar ortaya çıkıyor ve işte 100 dönümlük bir alanda tarlanın ortasında bir 5 dekarlık alanda bunu görebiliyorsunuz. Drone o alana çok rahat müdahale edebilecek. Bunun çekimlerini çiftçilerimizle paylaşacağız. Mart ayında da ekeceğimiz ürünler olacak. Nohut üretimini de yapacağız. Başkanımız Av. Filiz Gencan Akın’ın talimatlarıyla bu ürünlerden elde edilen gelir burs olarak çocuklarımıza verilecek” diye ifade etti.
YERLİ TOHUM TARAMASI YAPACAĞIZ
Şimdi yerli tohum çalışmalarımızı başlatıyoruz. Tekrar bir yerli tohum taraması yapacağız bölgemizde. Kuraklığın etkisiyle birlikte tohum seçimi çok önemli bir hal almaya başladığından söz eden Ilgın, “ Buğdayda da bunu gördük. Özellikle su performansı yüksek ürünleri tercih etmemiz gerekiyor ve kuraklık eylem planları hazırlayarak bölgesel bazlı, il bazlı bunları uygulamamız gerekiyor. Kuraklık stresi dediğimiz olayı tohum yaşıyor. Bunu aşmanın çeşitli yolları var. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Türkiye Ulusal Gen Bankası bu alanda çok ciddi çalışmalar yapıyor. Hep birlikte birbirimize destek olarak bu çalışmaların sonuçlarını alarak bu iklim kriziyle de mücadele etmekte başarılı olacağımızı düşünüyorum. Tabii amacımız üretimi arttırmak. Türkiye’nin üretmesi lazım. Bir yanda sürekli artan bir nüfus var. Bir yanda da bu nüfusu beslememiz gerekiyor. Bu nüfusa yeterli düzeyde tarımsal üretim yapamadığımız zaman ithalata mecbur kalıyoruz ve dolayısıyla paramız dışarıya gitmek durumunda kalıyor. Türkiye, Ukrayna’dan en çok mısır ithal eden ülke pozisyonunda. Ukrayna’da bir savaş var. Bizde savaş yok. Bu durum, savaşta olan bir ülke ile savaşta olmayan bir ülkenin tarımla imtihanıdır. Biliyorsunuz ekim ayında gümrük vergileri düşürülmüştü, yüzde beşe indirilmişti. Onun neticesinde hızlı bir ithalat oldu ve bizim paramız dışarıya gidiyor. Küçük aile işletmeciliği bitme noktasına geldi. Bizim amacımız; tekrar küçük aile işletmeciliğini canlandırabilmek, imkanlarımız ölçüsünde onlara destek verebilmek ve hep beraber gerçekten bir tarım ülkesi olan Türkiye’de tarımı ayağa kaldırabilmek” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU
GÜNDEM
Yayınlanma: 16 Aralık 2024 - 16:20
Ilgın, Tarımı Edirne'den ayağa kaldıracağız
GÜNDEM
16 Aralık 2024 - 16:20
İlginizi Çekebilir





