İLK BÖCEKLERİ BURSA’DAN ALDILAR
Uzun yıllar bölgede yapılan yetiştiriciliğin nasıl yapıldığı ile ilgili araştırmalar yapan Ziraat Teknikeri Süreyya Türker ve Erkan Göçmen sonunda karar vererek ipek böceği üretimine karar verdiler. Evlerin in bir bölümünde İpek Böceği üretimine başlayan Türker ve Göçmen Edirne de unutulmaya yüz tutmuş ipek böcekçiliğini yeniden canlandırmak için çalışmalarını sürdürüyorlar. Demirhanlı köyünde atıl vaziyette bulunan evlerini, Bursa Kozabirlik Genel Müdürlüğünden aldıkları destek ile dezenfekte edip ipek Böceği üretebilecek hale getiren Türker ve Göçmen dört paket böcekle başladıkları üretimi başarıyla tamamladılar. “Bu yıl kendimi staj yapan bir üretici olarak kabul ediyorum. Önümüzdeki yıllarda edineceğimiz tecrübelerle ipek böcekçiliğini ilimizde yeniden canlandıracağız” diyen Erkan Göçmen; “Bu iş için ilimizdeki tek sıkıntı yok olmaya terk edilmiş durumda ki dut ağaçları… Bunun içinde çevremizdeki köylüleri uyarıp dut yetiştiriciliğini teşvik etmelerini sağlayacak çalışmalar yapacağız” dedi. EDİRNEDE İPEK BÖCEKÇİLİĞİ TARİHİ
Edirne'nin fethi ile birlikte bölgenin ağırlığı artarak Osmanlı Başkenti, 1365 yılında Bursa'dan Edirne'ye taşınmıştı. Nüfus yoğunluğunun bölgeye kaydırılması ile birlikte Edirne'deki ekonomik gelişmelerde hızlandı. İstanbul’un fethi sonunda (1365-1453) Başkent’in taşınması bile Edirne'deki ekonomik büyüklüğü etkileyemedi. Bu dönemde Edirne en parlak yıllarını yaşadı. Ancak, 19. yüzyıla geldiğimizde Avrupa'da toprak kaybeden Osmanlı Devleti çöküntüye uğradı. Edirne, 3 defa istila edilirken göçmen akını ile Avrupa-Asya düzleminde çok büyük baskılara ve zorluklara göğüs germek durumunda kaldı Her şeye rağmen Edirne'de 1881 yılında Hamidiye Ziraat Mektebi ve Numune Çiftliği kuruldu. Okullarda genel olarak ziraat konusu esas alınırken İpekçilik, Arıcılık ve Bağcılık kollarında da eğitim ve öğretim verildi. İpekçilik okullarının kuruluşu Duyûn-ı Umumiye-i Osmaniye idaresince desteklendi. Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını kontrol altına alan bu teşkilat, İpek ve Koza Vergisi alırken konu ile ilgili eğitim kurumlarını da destekledi. İlk İpekçilik Okulu'nu Bursa'da açtı. Harir Darüttalimi adını alan bu okul, 1888 tarihinde açılarak 12öğrenci ile eğitime başladı. Daha sonraları Antalya, Amasya, Beyrut ve Elazığ'da bu okullar hizmete girdi.
İPEK BÖCEKÇİLİĞİ;
Yılda sadece bir kez üretilebilinen İpek Böceği; merkezi Bursa’da olan Kozabirlik Genel Müdürlüğünün tohum üretim işletmesinde böcek haline dönüştürülüp üreticilere besleyecekleri miktara göre paketlenerek ücretsiz olarak teslim ediliyor. 40 günlük beslenme süresi olan böceklerin, ipek böceği kozası haline gelmesinin ardından yapılan hasat kilogram başına 40 TL civarında bir ücretle Koza Tarım Satış Kooperatiflerine satılıyor.
Üretim aşamasında her türlü teknik ve ulaşım desteği kooperatifler tarafından bedava karşılanan bir paket ipek böceği; 30 metrekare büyüklüğünde kapalı alan üretilebiliyor ve yaklaşık 40 kilogram koza elde ediliyor. Bir paket ipek böceği üretmek için 40 civarında dut ağacı gerekiyor.
Uzun yıllar bölgede yapılan yetiştiriciliğin nasıl yapıldığı ile ilgili araştırmalar yapan Ziraat Teknikeri Süreyya Türker ve Erkan Göçmen sonunda karar vererek ipek böceği üretimine karar verdiler. Evlerin in bir bölümünde İpek Böceği üretimine başlayan Türker ve Göçmen Edirne de unutulmaya yüz tutmuş ipek böcekçiliğini yeniden canlandırmak için çalışmalarını sürdürüyorlar. Demirhanlı köyünde atıl vaziyette bulunan evlerini, Bursa Kozabirlik Genel Müdürlüğünden aldıkları destek ile dezenfekte edip ipek Böceği üretebilecek hale getiren Türker ve Göçmen dört paket böcekle başladıkları üretimi başarıyla tamamladılar. “Bu yıl kendimi staj yapan bir üretici olarak kabul ediyorum. Önümüzdeki yıllarda edineceğimiz tecrübelerle ipek böcekçiliğini ilimizde yeniden canlandıracağız” diyen Erkan Göçmen; “Bu iş için ilimizdeki tek sıkıntı yok olmaya terk edilmiş durumda ki dut ağaçları… Bunun içinde çevremizdeki köylüleri uyarıp dut yetiştiriciliğini teşvik etmelerini sağlayacak çalışmalar yapacağız” dedi. EDİRNEDE İPEK BÖCEKÇİLİĞİ TARİHİ
Edirne'nin fethi ile birlikte bölgenin ağırlığı artarak Osmanlı Başkenti, 1365 yılında Bursa'dan Edirne'ye taşınmıştı. Nüfus yoğunluğunun bölgeye kaydırılması ile birlikte Edirne'deki ekonomik gelişmelerde hızlandı. İstanbul’un fethi sonunda (1365-1453) Başkent’in taşınması bile Edirne'deki ekonomik büyüklüğü etkileyemedi. Bu dönemde Edirne en parlak yıllarını yaşadı. Ancak, 19. yüzyıla geldiğimizde Avrupa'da toprak kaybeden Osmanlı Devleti çöküntüye uğradı. Edirne, 3 defa istila edilirken göçmen akını ile Avrupa-Asya düzleminde çok büyük baskılara ve zorluklara göğüs germek durumunda kaldı Her şeye rağmen Edirne'de 1881 yılında Hamidiye Ziraat Mektebi ve Numune Çiftliği kuruldu. Okullarda genel olarak ziraat konusu esas alınırken İpekçilik, Arıcılık ve Bağcılık kollarında da eğitim ve öğretim verildi. İpekçilik okullarının kuruluşu Duyûn-ı Umumiye-i Osmaniye idaresince desteklendi. Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını kontrol altına alan bu teşkilat, İpek ve Koza Vergisi alırken konu ile ilgili eğitim kurumlarını da destekledi. İlk İpekçilik Okulu'nu Bursa'da açtı. Harir Darüttalimi adını alan bu okul, 1888 tarihinde açılarak 12öğrenci ile eğitime başladı. Daha sonraları Antalya, Amasya, Beyrut ve Elazığ'da bu okullar hizmete girdi.
İPEK BÖCEKÇİLİĞİ;
Yılda sadece bir kez üretilebilinen İpek Böceği; merkezi Bursa’da olan Kozabirlik Genel Müdürlüğünün tohum üretim işletmesinde böcek haline dönüştürülüp üreticilere besleyecekleri miktara göre paketlenerek ücretsiz olarak teslim ediliyor. 40 günlük beslenme süresi olan böceklerin, ipek böceği kozası haline gelmesinin ardından yapılan hasat kilogram başına 40 TL civarında bir ücretle Koza Tarım Satış Kooperatiflerine satılıyor.
Üretim aşamasında her türlü teknik ve ulaşım desteği kooperatifler tarafından bedava karşılanan bir paket ipek böceği; 30 metrekare büyüklüğünde kapalı alan üretilebiliyor ve yaklaşık 40 kilogram koza elde ediliyor. Bir paket ipek böceği üretmek için 40 civarında dut ağacı gerekiyor.





