Cumhuriyet Halk Partisi’nden iki dönem Edirne Belediye Başkanlığı ve bir dönem milletvekilliği yapan Recep Gürkan, mahalle delege seçimleri için geldiği CHP Merkez İlçe binasında oyunu kullandıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Geçmiş dönem Belediye Başkanı Gürkan, sürecin demokratik işleyişine vurgu yaparak, “Benim delegelerin iradesi üzerine ipotek koymam doğru olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin her üyesinin en doğal, en demokratik hakkı vardır. Bu mücadeleyi veren tüm arkadaşlarımız köylerde, mahallelerde emek harcıyor” dedi. Delege seçimlerindeki katılım oranının düşük olduğuna dikkat çeken Gürkan, “Ortalama yüzde 37-40 civarında bir katılım oldu. Bu düşündürücü. Parti yöneticilerimizin bu konuyu önemseyerek çalışması gerekiyor. Katılım düşük, önlem alınmalı” şeklinde ifade etti.
“Partim Zarar Görmesin Diye Görevden Ayrıldım”
Seçimlere katılmayacağını daha önce açıkladığını hatırlatan Gürkan, “Benim şikayetçi olduğum, yanlış bulduğum bir davranışı yapmam doğru olmazdı. Belediye başkanlığını da partim zarar görmesin diye kendi kararımla bırakmıştım. Aktif bir görev beklentim yok” diye konuştu.
“CHP’NİN GÜCÜ PARTİ İÇİ DEMOKRASİDEN GELİYOR”
Edirne Belediye Başkanlığı ve bir dönem Milletvekilliği yapmış olan Recep Gürkan, Geçmiş dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan; Cumhuriyet Halk Partisi biliyorsunuz cumhuriyetle yaşıt bir parti. Kendi içerisinde gelenekleri olan teamülleri olan örf, adet, ananeleri olan bir parti.
Bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi'nin 103 yıldır varlığını sürdürmesinin en önemli nedenlerinden biri de parti içi demokrasi. Yani partiye gönül vermiş, üye olmuş, imza atmış sorumluluğunu almış insanların gelip önümüzdeki dönem için, belli bir süre için iki yıl, üç yıl partiyi yönetecek insanları seçiyor olmaları.
Bu çok kıymetli, çok değerli. Bu birçok partide bu belki var ama şekli olarak var. Esas olarak anlam olarak yok.
Ama Cumhuriyet Halk Partisi'ne bu gerçekten var. Tabii bu dönem ben daha önce de açıklama yaptım biliyorsunuz. Aktif olarak bu seçimlere katılmayacağımı söyledim. Arkadaşlarım da aynı şekilde.
Bunun gerekçesi; çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'ne halkımızın da çok fazla dile getirdiği, çok fazla şikayetçi olduğu gibi örgüt seçimlerine başlayan çalışmalar, gerginlikler tırnak içinde düşmanlıklar, İlelebet devam ediyor.
Bu gene ve yerel Seçimlere yansıyor. Halkın nezdinde de partimiz aleyhinde bir olumsuz anlayışa olumsuz algıya yol açıyor.
Ben görevde olduğum 15 yıl boyunca bunu sürekli dile getirdim. Bundan sürekli şikayetçi oldum. Dolayısıyla, benim şikayetçi olduğum, sürekli dile getirdiğim, itiraz ettiğim, yanlış olduğunu savunduğum bir davranışı yapmamak gerekiyordu. Yapmadım.
Daha önce de zaten biliyorsunuz Edirne Belediye Başkanlığı gibi kıymetli bir koltuğu, partinin geleceği için parti sıkıntıya girmesin diye kendi kararımla bırakmıştım.
“KATILIM DÜŞÜK, ÖNLEM ALINMALI”
Tabii katılımın az olduğunu görüyorum düşündürücü. Evet yaz dönemi, tatil dönemi ama yine de parti yöneticilerimizin diğer arkadaşlarımızın bu konuda biraz daha tedbirli olmaları, özenli olmaları gerekir diye düşünüyorum.
Aldığım bilgilere göre işte ortalama yüzde 37-40 civarında genel bir katılım var. Çok düşük bir katılım. Yani her üç kişiden ikisinin oy kullanmaya gelmediğinin göstergesi bu.
“ÖNÜMÜZDE ÇOK KRİTİK BİR GENEL SEÇİM VAR”
Bununla ilgili çalışması gerekiyor Parti yöneticilerinin, merkez ilçenin il yönetiminin, belediye yönetiminin hepsinin bunu buna bir kafa yorması gerekiyor. Çünkü, şöyle bir şeyimiz var. Önümüzde çok ciddi bir genel seçim olacak. Hani erken ya da geçiş. Boşta olacak mı?
Ben 2027 yılı Kasım'ı gibi sonbaharı gibi bekliyorum bu genel seçimi cumhurbaşkanlığı seçimiyle beraber. Bizim buradan herkes için söylüyorum, kendim de dahil kişisel beklentileri bir tarafa bırakıp, ülkenin beklentilerine, partinin beklentilerine ama özellikle ülkenin beklentilerine dikkatlerimizi çevirmemiz gerekiyor. Bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. Eğer iktidar olamazsanız sizin aynı koltukta oturduğunuzun çok önemi yok.
Siz istediğiniz koltukta oturabilirsiniz. Önemli olan iktidar koltuğuna Cumhuriyet Halk Partisi'nin anlayışına tam demokrasinin, özgürlüğün, adaletin yine altını çizerek söylüyorum, adaletin oturması gerekiyor ki bu ülkede bize inanan bize güvenen ve Atatürk cumhuriyetine gönül vermiş milyonlarca insanın sesi olabilelim. Onların temsiliyetini alabilelim ve onları temsil edelim.
Bu anlamda partimiz için, ülkemiz için. Edirne’miz için. Bu ülkede anayasada ifade edildiği gibi demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olması için mücadelemiz sürecek.
“ATATÜRKÇÜ OLDUĞUMUZ İÇİN CHP’LİYİZ”
Bu son nefese kadar sürecek. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partili olduğumuz için Atatürkçü olmadık. Biz Atatürkçü olduğumuz için Cumhuriyet Halk Partili olduk. Biz bu yola çıkarken, bizim rehberimiz, ışığımız o bir çift mavi gözlü, o mavi gözden etkilenerek, o mavi gözü, bir yaşam üstü yaşam FELSEFESİ haline getirerek bu yola çıktık. Bu yolda da son nefese kadar devam edeceğiz. Asıl olan Atatürk'ün o mavi gözlerinin sonsuza kadar ışıldaması yaşamasıdır.
Çok samimi olarak söylüyorum. Geçende bir arkadaşımla sohbet ederken bir partili arkadaşımızla onu söyledi; ‘Niye katılmadınız delege seçimlerine dedi” dedim ki katılsam ne olacaktı? O durdu. Ben cevapladım; Belediye seçimlerine girdik, kazandık. İlçeyi aldık. Delege seçimlerinin amacı odur. İlk adımı. İlçeye aldık. Sonra işte ili aldık. Sonra ne kalıyor geriye? Milletvekilliği belediye başkanlığı. Ben ikisinde oldum. İkisini de yaşadım. Onları tekrar yaşama gibi bir düşüncem ve isteğim yok.
Ama yani aktif siyaset şu anlamda söylüyorum. Aktif bir görev beklentisi içinde değilim.
Talebi içinde de değilim. Gerçekten Edirne halkı bana Edirne'de hiç kimseye nasip olmayan görevler verdi. İki dönem belediye başkanlığı, milletvekilliği , üniversite genel sekreterliği, milli eğitim müdürlüğü biliyorsunuz .
Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 1992 kurduk biz Edirne. Rahmetli Süreyya Hoca'yla beraber 8 nolu üyesiyim. Türkiye genelinde ABD'nin 1560. üyesiyim. Şu anda 200 yüz bin üyesi falan var herhalde Türkiye'de.
Bunlar benim evlatlarıma, torunlarıma bırakacağım en büyük miraslar, ama bu ortamda aktif siyaseti yani genel anlamdaki siyaseti bırakmak doğru değil. Bu milletvekilliği talebim olduğu anlamına da ama ülkemiz için üretmeye. Önce bahsettiğim şekilde Cumhuriyet Halk Partisi'nin yani bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi, gerçek anlamda adaleti gerçek anlamda özgürlüğü ve insanların korkarak bir severek yaşadığı bir ülke haline getirmek için, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ne bu bağlamda siyasete devam edeceğim.
“PARTİ GÖREV VERİRSE YİNE SORUMLULUK ALIRIM”
Parti bir görev verir. Ben milletvekilliğini o şekilde bıraktım yani. O zamanki genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu “ Sana parti görevi veriyorum. Git Edirne'ye belediye başkanı ol dedi” geldik olduk.
Yani parti bir görev verir o başka ama bunun illa benim şahsımda milletvekili olması işte belediye başkanı olması makam bir koltuk olması gerekmiyor. Çünkü hepsini aldım. O anlamda bir beklentim yok.
Ama işte yol göstermeye rehberlik yapmaya ve dediğim gibi geleceğimiz için, çocuklarımız için bu ülkenin çocukları için çalışmaya devam edeceğiz.
Arkadaşlarımız çalışıyorlar, mücadele ediyorlar, uğraşıyorlar. Biliyorsunuz bu seçimlerde biz hep mavi listeyle yani Atatürk'ün gözlerinde ki maviyle katılmıştık seçimlere. Birçok yerde beyaz liste çıkıyor. Güzel söylemleri var. Beyaz bütün renklerin birleştiği renktir.
Ama Özdemir Asaf’ında bir şiiri var, “Bütün renkler kirlendi. Birinciliği beyaza verdiler diyor” Çok hassas olmaları lazım. Çok dikkatli olmaları lazım. Ben bir büyükleri olarak onlara da buradan bu uyarıyı yapayım. Başarılar diliyorum. Seçilecek bütün arkadaşlarımızın da partimiz için ülkemiz için yürümemesi için yararlı çalışmalar yapacağına olan inancım tamdır”
“DELEGELERİN İRADESİNE İPOTEK KOYMAM”
Geçmiş dönem Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Savaş Üner benim iki dönemimde belediye meclis üyeliği yaptı. Edirnespor yıllarca emanet ettiğimiz bir kardeşimiz partilimiz. Çalışıyor. Ama insanların tabii ki tercihleri olacak, olmalı da.
Şimdi mahalle ve köy delegelerini seçiyoruz. Ardından ilçe seçimleri yapılacak. İlçe seçimlerinde il yönetimi belirlenecek. Edirne genelinde toplam 600 delege seçilecek tüm ilden. Keşan’dan, Enez’den, İpsala’dan v.s o kararı onlar verecek.
Benim delegelerin iradesi üzerine ipotek koymam doğru olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin her üye her göreve aday olabilir; en doğal haktır, en demokratik haktır. Bu mücadele eden bütün arkadaşlara da başarılar diliyorum.”dedi. HABER:SEVDA GÜZEY





