Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, “Suriye konusunda ‘stratejik derinlik’ elbisesi giyilmelidir. Suriye’de barışın sağlanmasında yapacağımız rehberlik aynı zamanda ülkemizin de önünü açacaktır” dedi.Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, Edirne İl Teşkilatında “Suriye ve Mülteciler” konusunda yaptığı basın toplantısında, içinde Saadet Partisi bulunmayan bir meclisin yaşanılan sorunları çözemeyeceğini söyledi.Suriye ve mülteciler konusunda Saadet Partisi’nin görüşlerini, basın mensupları aracılığıyla halkla paylaşan İriş, “Bildiğiniz gibi Ocak 1991 körfez savaşıyla beraber orta doğu ve İslam coğrafyasında büyük yıkımlar ve katliamlar yaşanmaya başladı. Ekim 1991 de Refah Partimiz meclise girdi. Ortadoğu’da oynanan oyunu arz- ı mevud planını deşifre etti. Kamuoyunu duyarlı hale getirdi. Bilinen süreçte Refah Partisi türlü entrikalarla saf dışı edildi” dedi.“11 Eylül 2001’de yıkılan ikiz kuleler bahanesiyle haçlı seferleri başlatıldığı tüm dünyaya ilan edildi” diyen İriş, yine aynı tarihlerde ABD dışişleri bakanı 22 İslam ülkesinin sınırlarının değiştirileceğini ifade etti.Yaşanan süreci kısaca ifade edecek olursakSaddam’ın ‘kıyamet topu, kimyasal silahları var’ aldatmacasıyla 2003’ te Irak’ın yerle bir edildiğini sözlerine ekleyen İriş şöyle devam etti; “Irak’a demokrasi, insan hakları gelecekti. Gelen kan, ölüm ve yıkım oldu. Ne yazık ki biz de bu sürece, Irak’ın bombalanmasına sadece göz yummakla kalmadık, komşumuzu vuranlara havaalanlarımızı, limanlarımızı açarak destek olduk. ‘Arap baharı’(!) aldatmacasıyla batılı sömürgeci devletlerin desteğiyle Mısır, Tunus ve Libya’da iç karışıklıklar çıkartıldı. Yüzbinlerce ölü, milyonlarca mülteci oluştu.Arap baharının (!) son ateşi de Suriye’ye sıçradı. Mart 2011 de hükümet aleyhtarı gösteriler ile yangın büyümeye başladı.Afganistan, Irak ve Libya’dan sonra Suriye’de ırkçı emperyalistlerin işgalleri ve cinayetleri yaşandı. Saadet Partisi olarak daha işin başında Genel Başkanımızın başkanlığında bir heyet Suriye üst düzey yetkililerini ziyaret etti. Gözlem ve değerlendirmelerini kamuoyuna duyurduk. Gelen tehlikeler karşısında uyarılar yapıldı. Bu konuda hükümete rapor sunduk. Önlem alınması istendi. Ancak ne yazık ki hükümet bu uyarılarımıza kulak tıkadı. Birleşmiş Milletlere göre Suriye’de ölü sayısı Ocak 2015 tarihi itibarıyla 220.000’i aşmıştır. Dört milyon insan ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bunların iki milyonu ülkemizde bulunuyor. Suriye’de 36 grubun birbiriyle savaştığı söyleniyor. Mezhep farklılıkları bahane edilerek Müslüman Müslüman’a düşman edildi. Her gün onlarca, bazen yüzlerce insanın ölmesi sıradan olarak algılanmaya başladı.Bu arada Avrupa İslam toplumu Milli Görüş ve Sosyal Yardım Derneği, gelen sığınmacılarla ilgili acil eylem planı hazırladı. 4 bin sığınmacının ihtiyaçlarını karşılamak için hazırlık yaptıklarını duyurdu. Koca koca ülkelerin ‘bin kişiyi bile kabul edemeyiz’ açıklamalarına karşılık zorda kalan insanlara böyle kucak açıldı. Bilindiği gibi Son birkaç gündür binlerle ifade edilecek kadar Suriye vatandaşı Edirne’de bulunuyor. Amaçları sınırları aşıp, Avrupa ülkelerine gitmek. Ancak Avrupa ülkelerinin tamamının sadece birkaç bin mülteciyi kabul etmek için bile toplantı üzerine toplantı yaptıklarını görüyoruz. Kendilerinin sebep oldukları olaylar sonucu ülkelerini terk etmek zorunda kalan birkaç bin Suriyeliyi nasıl olur da bakarız diye kara kara düşünüyorlar. Suriye bize en uzun sınırı olan komşumuzdur. Suriye halkıyla bin yıldan fazla beraber yaşadık. 1. Dünya savaşı sonrası sınırları emperyalist devletler çizdi. İki ülke halkı arasında hiçbir husumet yok. Dolayısıyla iyi komşuluk ilişkileri geliştirmeliyiz. Bu ise hükümetlerin mesuliyetindedir. Zaten dört sene öncesine kadar ilişkilerimiz giderek iyileşiyordu. O kadar ki ortak bakanlar kurulu toplantıları dahi yapılmaya başlandı… Geliş gidişler, ticaret hacmi süratle büyümeye başladı. Bu tablo, Büyük Orta doğu Projesini uygulamaya kararlı ırkçı emperyalistlerin hoşuna gitmedi. Yukardan beri açıklamaya çalıştığımız gibi düğmeye bastılar. Bir anda Suriye yönetimi Türkiye hükümetinin can düşmanı oluverdi. Ve bilinen, halen yaşanan olaylar meydana geldi. Artık hükümet bir çözüm getirmek için radikal adımlar atmalı. (Eğer varsa) Düşmanlık 1000 yıl sürmez. Diyalog yolları araştırılmalı, inisiyatifi ele almalı, ağabeylik yapmalıyız. Türkiye’ye yakışan budur. Suriye konusunda ‘’stratejik derinlik’’ elbisesi giyilmelidir. Suriye’de barışın sağlanmasında yapacağımız rehberlik aynı zamanda ülkemizin de önünü açacaktır. Güneydoğumuzdaki terörün ortadan kaldırılmasında da önemli bir etki oluşturacaktır.”
SİYASET
Yayınlanma: 18 Eylül 2015 - 00:00
İriş: "Rehberliğimiz, önümüzü açacak"
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, “Suriye konusunda ‘stratejik derinlik’ elbisesi giyilmelidir. Suriye’de barışın sağlanmasında yapacağımız rehberlik aynı zamanda ülkemizin de önünü açacaktır” dedi. Saadet ...
SİYASET
18 Eylül 2015 - 00:00









