Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Başkanı Celil Özcan, 5 Ağustos 1921 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesiyle ilgili basın açıklaması yaptı. Başkan Özcan, “Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, 5 Ağustos 1921tarihinde Mustafa Kemal Paşa’ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesinin 96. Yıl dönümünün Ulusumuza kutlu olmasını diliyoruz” dedi.Başkan Özcan yaptığı açıklamasında, “ Eskişehir - Kütahya Savaşları'nın ardından ordunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesi Mecliste tartışmalara neden oldu.Kütahya, Eskişehir ve Afyon’un kaybedilmesi sonucunda Mecliste M.Kemal’e karşı muhalefet arttı. Meclis’te bulunanlar orduyu ve memleketi bu durumdan kurtaracak çareler aramaya başladılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri bu yenilginin sorumlularını bulmaya çalışıyordu. Mustafa Kemal’e karşı olan üyeler bu kötü durumun sorumlusu olarak Mustafa Kemal’i görmüşler ve onu suçlamaya başlamışlardı. Milletvekilleri yorgun orduyu yeniden canlandıracak ve memleketi bu kötü durumdan kurtaracak çareler aramaya başladılar. Mecliste son çare ve son tedbir olarak Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesi yolunda bir düşünce ortaya çıktı. Taraftarları gibi karşısında olanlarda Mustafa Kemal’in ordunun başına geçmesini istemekteydiler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa 4 Ağustos 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisine verdiği bir önerge ile Meclis yetkilerini isteyerek Başkomutan olmayı kabul edeceğini bildirdi.Ancak Mustafa Kemal’in Meclisin yetkilerini kullanma isteğine karşıt vekiller itiraz ettiler. Meclisin yetkilerinin bir kişi tarafından kullanılmasının söz konusu olamayacağını ileri sürdüler. Fakat düşman karşısındaki cephede vakit geçirilmeksizin en hızlı, en doğru kararları verebilmek, ancak meclisin yetkilerini anında kullanmakla mümkündü. Zaten Mustafa Kemal’in de bu kadar geniş yetkileri üstlenmesinin nedeni, bu olağanüstü durumda çabuk karar alarak yine bu kararları çabuk bir şekilde uygulamak istemesidir. Olağanüstü şartlara rağmen Mustafa Kemal Başkomutanlık yetkisini üç ayla sınırlı olmasını istemiştir. Bu da onun millî iradeye ne kadar saygılı olduğunu açıkça göstermektedir. Nihayet Meclis, Mustafa Kemal’in bu isteğini de haklı buldu. 5 Ağustos 1921 tarihinde, meclisin sahip olduğu yetkileri kullanmak koşuluyla Mustafa Kemal Paşa’ya üç ay süreyle Başkomutanlık yetkisini veren kanunu kabul edildi.Mustafa Kemal Paşa bu yetkisini ilk olarak ordunun ihtiyaçlarının halk tarafından karşılanması amacıyla Tekalif-i Milliye Emirleri’nin çıkarılmasında kullandı.7-8 Ağustos 1921'de, halkı maddi ve manevi bütün kaynaklarıyla Ulusal Mücadele'ye katılmaya çağıran "Tekalif-i Milliye Emirleri"ni yayınladı. On ayrı metinden oluşan bu emirler uygulanmadığı takdirde kurtuluş mücadelesi etkili olamazdı. Mustafa Kemal bu emirlerle istediği şeyleri ve amacını Nutuk'ta şöyle açıklıyor:“1 Sayılı emrimle, her ilçede birer "Tekalif-i Milliye Komisyonu (Ulusal Vergi Kurulu)" kurdum. Bu kurullarca toplanan şeylerin ordunun çeşitli bölümlerine dağıtımını düzenledim.2 Sayılı emrime göre yurtta her ev, birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp Tekalif-i Milliye Komisyonu'na verecekti.3 Sayılı emrimle tüccar ve halk elinde bulunan çamaşırlık bez, kaput bezi, patiska, pamuk, yıkanmış ve yıkanmamış yün ve tiftik, erkek elbisesi dikmeye elverişli her türlü kışlık ve yazlık kumaş, kalın bez, kösele, vaketo, taban astarlığı, sarı ve siyah meşin, sahtiyan, dikilmiş ve dikilmemiş çarık, potin, demir kundura çivisi, tel çivi, kundura ve saraç ipliği, nallık demir ve yapılmış nal, mıh, yem torbası, yular, belleme, kolan, kaşağı, urganlardan % 40’ına, parası sonra ödenmek üzere el koydum.4 Sayılı emrimle eldeki buğday, saman, un, arpa, fasulye, bulgur, nohut, mercimek, kasaplık hayvanlar, şeker, gaz, pirinç, sabun, yağ, tuz, zeytinyağı, çay ve mumların da yine % 40’ına, parası sonra ödenmek üzere el koydum.5 Sayılı emrimle, ordu için halktan alınan taşıtlardan geriye kalanların da ayda bir kez ve parasız olarak yüz kilometrelik bir uzaklığa dek askeri ulaştırma işlerinde çalıştırılmasını zorunlu kıldım.6 Sayılı emrimle ordunun yedirilip giydirilmesine yarayan bütün terkedilmiş mallara el koydum.7 Sayılı emrimle halkın elinde bulunan savaşa elverişli bütün silah ve cephanenin üç gün içinde hükümete verilmesini istedim.8 Sayılı emrimle benzin, vakum, gres yağı, makine yağı don yağı, saatçi ve taban yağları, vazelin, otomobil ve kamyon lastiği, lastik yapıştırıcı, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kablo, pil, çıplak tel, yalıtkan ve bunlara benzer gereçlerin ve zaç yağının % 40’ına el koydum.9 Sayılı emrimle demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci sarac ve arabacılarla bunların işliklerinin iş çıkarma güçlerinin, kasatura, kılıç, mızrak, eğer yapabilecek ustaların adlarıyla sayılarının ve durumlarının saptanmasını sağladım.10 Sayılı emrimle halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabaları ile kağnı arabalarının bütün donatımı ve hayvanları ile birlikte; binek hayvanlarının, top çeker hayvanlar, katırlar, yük hayvanlarının, deve ve eşeklerin % 20’sine el koydum. Baylar, emirlerimin ve bildirdiklerimin yerine getirilmesi için kurduğum İstiklal Mahkemeleri'ni Kastamonu, Samsun, Konya, Eskişehir, bölgelerine gönderdim. Ankara'da da bir mahkeme bulundurdum.Ordunun bu savaşı kazanabilmesi için yiyecek, giyecek, cephane ve bunların taşınmasını sağlayacak araçların bulunmasını hazırlayan bu emirlerin Ulusal Mücadele'nin kazanılmasında çok büyük etkisi oldu. Bu emirlerdeki istekleri incelediğimizde, Türk Ordusu'nun ne kadar yokluk içinde savaştığı iyice anlaşılır.”Kurtuluş Savaşı’mızda Mustafa Kemal Paşa’ya geniş yetkilerle ve üç ay süreyle Başkumandanlık veren kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 5 Ağustos 1921 günkü oturumunda kabul edilmişti. Bu Kanun daha sonra birinci defa 31 Ekim 1921’de, ikinci defa 4 Şubat 1922, üçüncü defa 6 Mayıs 1922’de üçer ay süre ile uzatılmıştı. Her üç uzatılmada da kanunun 2. maddesine dayanılarak Mustafa Kemal Paşa’ya geniş yetkiler tanınıyordu. Bu durum, ona karşıt milletvekillerinin zaman zaman eleştirilerine sebep oluyor, bu kişiler tarafından siyaset aracı olarak kullanılıyordu. Söz konusu kanunun dördüncü defa uzatılması teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 20 Temmuz 1922 günkü oturumunda görüşüldü. Bu oturumda söz alan Başkumandan Mustafa Kemal Paşa, o güne kadar kendisine tanınan geniş yetkilere gerek olmadığı görüşünü savunarak şunları söyledi: “Bugün ordumuzun manevî kuvveti en yüksek derecededir. Ordumuzun maddî kuvveti de fevkalade bir önleme gerek hissetmeksizin millî emelleri tam bir güvenle elde edecek düzeye ulaşmıştır. Bu sebeple artık böyle bir yetkiyi devam ettirmeye gerek kalmadığı görüşündeyim.” demiştir.Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Paşa’nın bu konuşması üzerine “5 Ağustos 1921 ‘de kabul edilen Başkumandanlık Kanunu’nun, Başkumandan’a geniş yetkiler tanıyan 2. Maddesini kanun teklifinden çıkardı; o güne kadar üçer ay sürelerle uzatılan kanunda, bu defa kanunun sona eriş tarihine değinilmedi.Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, 5 Ağustos 1921tarihinde Mustafa Kemal Paşa’ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesinin 96. Yıl dönümünün Ulusumuza kutlu olmasını diliyoruz. Başta değişmez Başkomutanımız Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Kurtuluş Mücadelemizde emeği geçen, canlarını bizim özgür yaşamamız için feda eden silah arkadaşlarına, dedelerimize, bacılarımıza, analarımıza, Halide Onbaşı’ya, Nezahat Onbaşı’ya, Şerife Bacı’ya, Kara Fatma’ya, Halime Çavuş’a, Gördesli Makbule’ye, Emir Ayşe’ye,Nene Hatun’a, Tayyar Rahmiye’ye ve daha yüzlercesine selam olsun diyoruz...Işıklar içinde uyusunlar”dedi.
GÜNDEM
Yayınlanma: 06 Ağustos 2017 - 05:45
Işıklar içinde uyusunlar
GÜNDEM
06 Ağustos 2017 - 05:45





