Edirne’de sendikalar ve sivil toplum kuruluşları geçen hafta Ankara’da meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Cumartesi günü patlamanın meydana geldiği saat olan sabah saat 10:04’te anma etkinliği düzenledi. Saraçlar’da düzenlenen etkinlikte, ölenlerin resimlerinin üzerine karanfiller bırakılıp, mumlar yakıldı. Ölenlerin isimlerinin yazıldığı balonlar ise gökyüzüne bırakıldı. 10 Ekim Cumartesi günü Ankara’da meydana gelen terör saldırısında ölenlerin sayısı 102’ye yükselirken, teröre karşı protesto eylemlerinden sonra Edirne’de geçen Cumartesi sabahı saat 10:04’te anma etkinliği düzenlendi. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katıldığı eylemde grup adına açıklama yapan Emre Sarı, “Soruyoruz, bu ülkede barış sesinin daha gür, daha çoğalan, daha yankılanan bir biçimde çıkmasından ‘Kim’ rahatsız olabilir? Fail mi arıyoruz? Kim saldırdı bize, fail kim? Onu mu arıyoruz? Fail bellidir. Failin kim olduğu sadece Türkiye’nin değil, dünya halklarının da malumudur! Katliamda kullanılan canilerin kimliklerinin ortaya çıkması ise, işte bu malumun ilanıdır!Biz, savaşın ortasında barış diyen bir taraf olarak inisiyatif üslendik. Böyle davrandığımız için bize bir bedel ödetildi.Yılmayacağız, sinmeyeceğiz, geri çekilmeyeceğiz.10 Ekim 2015 Cumartesi günü 10:04’ten sonra, tesadüfen nefes aldığımız her dakika bu ülkeyi yönetenlerin nasıl bir ülke vaat ettiklerini apaçık göstermektedir.Bombalar patlamadan önce toplanma noktasında neredeyse tek bir polis bile yokken, patlamanın ardından onlarca polis, TOMA eşliğinde ortaya çıkmış, birçok yaralının son nefesi atılan gaz bombaları olmuştur. Yaralılara ilk yardım müdahaleleri gaz bombalarıyla engellenmiştir.Ambulanslar çok geç gelmiştir.Kan anonsu yapanlardan yaralı taşıyanlara kadar herkes hedef gösterilmiştir” iddialarında bulundu. Yine patlamadan hemen sonra iktidar medyasının hep birlikte ve neredeyse aynı cümlelerle büyük bir dezenformasyon ve karalama kampanyası başlattığını öne süren Sarı, şunları kaydetti: “Bu kampanya çerçevesinde örgütlerimiz ve yöneticilerimiz iktidar sözcüleri, milletvekilleri, havuz medyası ve sosyal medya trolleri tarafından gayet organize biçimde hedef gösterilmiş, saldırı, ilgisiz olduğu açık olan örgütlerle ilişkilendirilerek hedef saptırılmış, halay çeken gençler ‘bomba şifrecisi’ ilan edilmiş, neredeyse ölenlerin suçlandığı bir söylem yaygınlaştırılmıştır.Ülkede yürütmenin başında olan Başbakan’ın açıklamaları, bu ülkede 80 milyon yurttaşın güvenliğinin kimlerin elinde olduğunun ibret verici örnekleri olarak hafızalardan silinmeyecektir. Bu ülkenin Başbakanı Suruç’ta kendini patlatan canlı bombanın ismini vererek ‘adalete teslim edildiğini’ iddia edebilmiştir. Yas ve anma törenlerimize katılan arkadaşlarımız, ‘makul şüpheli’ olarak ‘önleyici gözaltı’ adı altında polisin hedefindeyken canlı bombaların pimi çekmeden tutuklanmamasının itirafı ibret vericidir. Açıklamadan anlaşıldığına göre Türkiye’de şu anda kimliği ve yeri belli olan ancak hükümetin ‘yakalamadığı’ canlı bombalar vardır. Bu bir skandaldır ve yasadışı siyasi bir tutumdur. Bu tutum bütün muhaliflere açık bir tehdittir.Başbakan ve İçişleri Bakanı şu sorularımıza yanıt vermelidir: Emek, Barış ve Demokrasi mitingimize ‘bombalı saldırı yapılacağı’ ihbarının 3 gün önceden geldiği haberleri doğru mudur? Bu katliamda kullanılan kişilerin kimlikleri de haberlerde iddia edildiği gibi ihbar edilmiş midir? Böylesine ciddi bir ihbar neden Tertip Komitesi’yle paylaşılmamıştır? Başta 1 Mayıs olmak üzere yaptığımız birçok eylemi, ‘ihbarlar yapıldığı’ gerekçe göstererek yasaklayanlar, bu kanlı saldırıya karşı neden en küçük bir önlem almamışlardır?Yasımız neredeyse yasaklanmıştır. Cenazelerimiz verilmemiş, olay yerine karanfil koymamızdan, çeşitli anmalara kadar birçok etkinliğimiz polis engeliyle karşılaşmıştır. Cenazelere soruşturma açılmış, ‘Yastayız, isyandayız!’ diyerek iş bırakan emekçilere yönelik baskılar artmıştır.İlk andan itibaren sosyal medyaya ve daha sonra da medyaya sansür başlatılmıştır.Ancak ne yaparlarsa yapsınlar gerçeklerin üstü örtülemedi, örtülemeyecek!Biz bıkmadan, usanmadan tüm ülkeye gerçekleri anlatacağız! Başbakan’ın aslında ‘yakalamama’ konusunda doğru söylediğini, Ankara katliamındaki bombacıların da isimlerinin tespit edilmesine rağmen yakalanmadığını anlatacağız. Gazetelerin haberlerinde ve siyasi partilerin raporlarında dahi ismi geçen kişilerin MİT ve Ankara Emniyet Müdürlüğü de dahil birçok devlet kurumuna çok yakın bir mesafede bu korkunç katliamı gerçekleştirdiklerini herkes bilecek! Reyhanlı, Roboski, Diyarbakır ve Suruç katliamları örtbas edildiği için bu katliamın yaşandığını her yerde anlatacağız! Ankara Katliamı’nda adı geçenlerin Suruç Katliamı ile bağlantılarını hatırlatıp, Suruç ile ilgili Meclis araştırmasını reddedenleri her platformda teşhir edeceğiz!10 Ekim katliamının üzerinin örtülmesine, Ankara’nın kirli, karanlık dehlizlerine hapsedilmesine izin vermeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun, emek, barış ve demokrasi mücadelemizden geri adım atmayacağız.Bizler emek ve meslek örgütleri olarak, tüm dost kurumlarla beraber arkadaşlarımızın anısını ve mücadelesini yaşatmak için her zaman bir arada olacağız, her zaman omuz omuza olacağız!Buradan bir kez daha tüm halkımıza sesleniyoruz! Bu iktidar bu ülkeye sadece savaş, ölüm, baskı, zulüm vaat ediyor! Bu gidişe dur demek sizlerin elindedir!”
SİYASET
Yayınlanma: 19 Ekim 2015 - 00:00
İsimleri göklerde
Edirne’de sendikalar ve sivil toplum kuruluşları geçen hafta Ankara’da meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Cumartesi günü patlamanın meydana geldiği saat olan sabah saat ...
SİYASET
19 Ekim 2015 - 00:00









