Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, Türkiye'de süt üreticilerinin hem fiyat kaynaklı hem de destekleme kaynaklı ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtti.
Tüketicilerin de çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Ilgın, bu sorunların en önemlisinin kaliteli sütün, süt tozu haline dönüştürülmesi olduğunu vurguladı.
Normalde, bu kaliteli sütün içecek süt olarak satılması ya da sütlü ürünlerde kullanılması gerektiğini belirten Ilgın, ancak bunun yerine yüksek miktarda süt tozu üretildiğini kaydetti.
Ilgın, “Süt tozu, sütün belirli bir işlemden geçirilerek içindeki suyun alınıp katı maddeye dönüştürülmesiyle elde edilir. Ancak Türkiye, ciddi miktarda süt tozu ithalatı yapıyor ve bu durum yerli üreticilerin fiyatlarının yükselmesine engel olmaktadır. Sanayiciler, dışarıdan süt tozu getirerek onu süt yerine kullanmayı tercih ediyor, bu nedenle yerli üreticilerin sütünün değerine ihtiyaç duymuyorlar. Ülkenin çeşitli bölgelerinde, ulusal süt konseyi tarafından açıklanan fiyatın altında süt satışı yapılıyor; bu durum, çok sayıda bölgede fabrikatörlerin üreticilerle sözleşme yapmaktan kaçınmasıyla daha da kritik bir hal alıyor. Fabrikatörler, ihtiyaç duyduklarında yalnızca süt almak üzere yanlarına geliyor. Bu durum, Türkiye'nin geleceği açısından alarm verici bir tablo oluşturuyor ve aynı zamanda tüketicilerin, özellikle çocukların sağlığı açısından da derin endişelere yol açmaktadır. Kaliteli sütün süt tozunda kullanılmasına kesinlikle karşıyız.” dedi.
YASAL DÜZENLEME GEREKLİ
Ilgın, Türkiye'nin 867 ton süt tozuna 2.669.000 dolar ödediğini ve 2024 yılının ilk döneminde 340 ton süt tozu ithalatına 950.000 dolar harcadığını hatırlatarak, bu durumun üreticilere verilmesi gereken paraların dışarıdan alınan süt tozu ithalatı gibi başka alanlara kaydırıldığını gösterdiğine dikkat çekti. “Ülkemizin tarihi bağlamında, süt tozu ile ilgili pek çok olumsuz anı var; özellikle Marshall Yardımı kapsamında dağıtılan süt tozlarının sağlığı olumsuz etkilediğine dair sayısız örnek mevcut. Süt tozlarının sağlıksız olduğunu iddia etmiyorum, çünkü uygun teknoloji ve koşullarda üretiliyorlar. Ancak benim düşüncem, çocukların ve insanların %3 ve üzeri yağlı süt tüketmesi gerektiğidir. Marketlerde sıkça karşılaşılan yarım yağlı, %1 yağlı ve yağsız sütler, insanların aklında ‘acaba bu sütlerin bir kısmında su mu var?’ sorusunu doğuruyor. Bu nedenle, süt üreticilerinin desteklenmesi ve kaliteli sütlerin uygun yasal düzenlemelerle doğrudan içilebilen sütler ve sütlü ürünler olarak satışa sunulması elzemdir” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





