Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAMEDER) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı.
Saraçlar Caddesi’nde gerçekleşen basın açıklamasını Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAMEDER)Dernek Başkanı Şahide Ağaoğlu yaptı. Ağaoğlu ; “Dominik Cumhuriyeti’nde, cezaevindeki eşlerini ziyaretten dönerken, diktatörün emriyle askerlerin tecavüzüne uğrayarak, vahşice öldürülen Mirabal kız kardeşlerin hayattan koparılması, İran’da Mahsa Amini’nin saçının birkaç teli görünecek şekilde örtünüyor diye “ahlak polisi” tarafından katledilmesi ve Türkiye’de evindeki şiddetten kurtulmak için boşanmak isteyen yüzlerce kadının, cebinde koruma kararı da varken öldürülmesi aynı sistemsel eril tahakküm zihniyet nedeniyledir. İşte bu nedenle, “kadın cinayetleri politiktir” demeye devam ediyor, kadına karşı şiddetin erkeğin “fiziksel üstünlüğünden” değil ekonomik, politik toplumsal eşitsizliklerden, cinsiyetçi, ayrımcı eril düşünce ve kültürel pratiklerden kaynaklandığını hatırlatıyoruz.
Şiddetin ardındaki bu gerçekliği görmezden gelerek şiddete karşı olduğunu iddia edenlerin aynı tahakküm sistemini beslediklerinin altını çiziyoruz. Her güne, en az üç kadının katledildiği, bir o kadarın da şüpheli şekilde “öldüğü” haberiyle başlamaya alışmayacağız, bunu kanıksamayacağız. Kadına karşı savaş ve cinskırım boyutlarına gelen kadın cinayetlerinin, ülke dışında yürütülen savaşlarla aynı yıkıcı, yok edici eril zihniyetten beslendiğinin farkında olarak, her tür savaşa karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Kadınların salt kadın oldukları için yaşamdan koparılması karşısında sesini çıkarmayan, görevini yapmayan herkes bu büyük savaşın bir parçasıdır. Her bir kadın cinayeti haberinin ardından evinde şiddet riski olan kaç milyon kadın ve çocuğun delik deşik uykularla yaşadığını, şiddetin hayatı nasıl cehenneme çevirdiğini asla unutturmayacağız. Kadına karşı şiddetin düştüğü, kadın cinayetlerinin azaldığını iddia ederek sorumluluktan kaçmaya, kadınların hayatlarını ucuz siyaset malzemesi yapmaya çalışanları açığa çıkarmaya devam edeceğiz.
25 Kasım 2022’yi kadınların yüzyıllardır vermiş oldukları mücadelelerle, canlarıyla kazandıkları hakların bir bütün olarak tehlike altında olduğu koşullarda karşılıyoruz. Haklarımızdan ve hayallerimizden vazgeçmemek üzere mücadele yürütürken, Anayasa’yı uygulamayanlar ve hatta tamamen Anayasa’ya aykırı bir şekilde kadınların haklarını güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede tek adamın imzası ile çekilenler önümüze Anayasa değişikliğini dayatsalar da, temel hak ve özgürlüklerimizin referandum ve siyaset malzemesi yapılmasını kabul etmeyeceğiz. Dilimizden silinmesine çalışılan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”ni garanti altına alan yasalara; Anayasa, Medeni Kanun, 6284, İstanbul Sözleşmesi ve diğer temel haklarla ilgili sözleşmelere dokunma, uygula demeye devam edeceğiz. Demokratik, laik, barışın sağlandığı bir ülke için çalışmaktan yorulmayacağız, vazgeçmeyeceğiz.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına basın açıklaması yapan Belce Özçep; “Kadın Meclisleri olarak, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için bir çok ilde meydanlardayız. 25 Kasımlar yalnızca Mirabel Kardeşleri andığımız bir gün değil. Tıpkı Mirabel Kardeşler gibi, dünyanın her bir yerinde yıllardır eşitlik ve özgürlük mücadelesi veriyoruz. Mirabel kardeşlere bir 25 Kasımda daha meydanlardan söz veriyoruz: Eşitliği kazanacağız, özgür yaşayacağız, kadın cinayetlerini durduracağız”dedi.
Saraçlar Caddesi’nde gerçekleşen basın açıklamasını Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAMEDER)Dernek Başkanı Şahide Ağaoğlu yaptı. Ağaoğlu ; “Dominik Cumhuriyeti’nde, cezaevindeki eşlerini ziyaretten dönerken, diktatörün emriyle askerlerin tecavüzüne uğrayarak, vahşice öldürülen Mirabal kız kardeşlerin hayattan koparılması, İran’da Mahsa Amini’nin saçının birkaç teli görünecek şekilde örtünüyor diye “ahlak polisi” tarafından katledilmesi ve Türkiye’de evindeki şiddetten kurtulmak için boşanmak isteyen yüzlerce kadının, cebinde koruma kararı da varken öldürülmesi aynı sistemsel eril tahakküm zihniyet nedeniyledir. İşte bu nedenle, “kadın cinayetleri politiktir” demeye devam ediyor, kadına karşı şiddetin erkeğin “fiziksel üstünlüğünden” değil ekonomik, politik toplumsal eşitsizliklerden, cinsiyetçi, ayrımcı eril düşünce ve kültürel pratiklerden kaynaklandığını hatırlatıyoruz.
Şiddetin ardındaki bu gerçekliği görmezden gelerek şiddete karşı olduğunu iddia edenlerin aynı tahakküm sistemini beslediklerinin altını çiziyoruz. Her güne, en az üç kadının katledildiği, bir o kadarın da şüpheli şekilde “öldüğü” haberiyle başlamaya alışmayacağız, bunu kanıksamayacağız. Kadına karşı savaş ve cinskırım boyutlarına gelen kadın cinayetlerinin, ülke dışında yürütülen savaşlarla aynı yıkıcı, yok edici eril zihniyetten beslendiğinin farkında olarak, her tür savaşa karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Kadınların salt kadın oldukları için yaşamdan koparılması karşısında sesini çıkarmayan, görevini yapmayan herkes bu büyük savaşın bir parçasıdır. Her bir kadın cinayeti haberinin ardından evinde şiddet riski olan kaç milyon kadın ve çocuğun delik deşik uykularla yaşadığını, şiddetin hayatı nasıl cehenneme çevirdiğini asla unutturmayacağız. Kadına karşı şiddetin düştüğü, kadın cinayetlerinin azaldığını iddia ederek sorumluluktan kaçmaya, kadınların hayatlarını ucuz siyaset malzemesi yapmaya çalışanları açığa çıkarmaya devam edeceğiz.
25 Kasım 2022’yi kadınların yüzyıllardır vermiş oldukları mücadelelerle, canlarıyla kazandıkları hakların bir bütün olarak tehlike altında olduğu koşullarda karşılıyoruz. Haklarımızdan ve hayallerimizden vazgeçmemek üzere mücadele yürütürken, Anayasa’yı uygulamayanlar ve hatta tamamen Anayasa’ya aykırı bir şekilde kadınların haklarını güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede tek adamın imzası ile çekilenler önümüze Anayasa değişikliğini dayatsalar da, temel hak ve özgürlüklerimizin referandum ve siyaset malzemesi yapılmasını kabul etmeyeceğiz. Dilimizden silinmesine çalışılan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”ni garanti altına alan yasalara; Anayasa, Medeni Kanun, 6284, İstanbul Sözleşmesi ve diğer temel haklarla ilgili sözleşmelere dokunma, uygula demeye devam edeceğiz. Demokratik, laik, barışın sağlandığı bir ülke için çalışmaktan yorulmayacağız, vazgeçmeyeceğiz.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına basın açıklaması yapan Belce Özçep; “Kadın Meclisleri olarak, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için bir çok ilde meydanlardayız. 25 Kasımlar yalnızca Mirabel Kardeşleri andığımız bir gün değil. Tıpkı Mirabel Kardeşler gibi, dünyanın her bir yerinde yıllardır eşitlik ve özgürlük mücadelesi veriyoruz. Mirabel kardeşlere bir 25 Kasımda daha meydanlardan söz veriyoruz: Eşitliği kazanacağız, özgür yaşayacağız, kadın cinayetlerini durduracağız”dedi.





