Birleşik Haziran Hareketi üyeleri, “İğneada’da Nükleer, Trakya’da Termik Santrallere Hayır” demek için Saraçlar Caddesi’nde protesto gösterisi yaparak, AK Parti hükümetinin Nükleer Enerji Politikaları aleyhinde sloganlar attı.Birleşik Haziran Hareketi Edirne Meclisi “İğneada’da Nükleer, Trakya’da Termik Santrallere Hayır” diyerek Saraçlar Caddesi’nde eylem yaptı. Yaklaşık 30 kişinin toplandığı eylemde AK Parti hükümeti aleyhinde sloganlar atılarak, Nükleer Enerji politikası eleştirildi. “Trakya’da Nükleere Hayır” sloganı atan Birleşik Haziran Hareketi üyelerine Sokak tiyatrosu yapan bir ekipten de gösterili destek geldi. Devletin Nükleer Enerji politikasına göndermeler yapan kısa oyunun ardından ise grup basın bildirisini okudu. Bildiride sık sık AK Parti hükümetine yüklenen Birleşik Haziran Hareketi Edirne Meclisi üyeleri açıklamada şunlara yer verdi;“AKP’nin insan ve doğa düşmanı politikalarını, Trakya’nın termik-nükleer santrallerle bertaraf edilmesini durdurabiliriz. Bunun için yan yana gelmeye, birlikte olmaya, birlikte direnmeye ihtiyacımız var. Ancak bunu yapabilirsek doğamızı, geleceğimizi yok etmeye çalışanlara karşı başarabiliriz. Biz kararlıyız, izin vermeyeceğiz, yaptırmayacağız. Sinop ve Mersin’in ardından Kırklareli İğneada’da nükleer santral kurulması planlanıyor. Enerji ihtiyacı yalanıyla AKP, doğamızı ve sağlığımızı hiçe sayıyor. Trakya toprakları, çimento ‘imanıyla, taş ocaklarıyla, nükleer ve termik santrallerle yok edilmek isteniyor. Kurulacak nükleer santrallerle ülkemiz enerji alanında dışa bağımlı hale getiriliyor. AKP, bizlerin ve çocuklarımızın geleceğini, sağlığını, doğasını, tarım alanlarını rant ve sermayenin çıkarlarına tercih ediyor.” SAĞLIĞIMIZ GÜVENDE OLMAYACAK ! Saraçlar Caddesinde yapılan Basın açıklamasında; “Kurulması planlanan termik-nükleer santrallerin kanser ve genetik hastalık fabrikaları olduğu ve on yıllar boyunca etkilerinin sürdüğü tüm dünya tarafından biliniyor. Olası bir nükleer kaza ve atıklarından kaynaklanacak bir radyasyon sızıntısını görebilmemiz, duyabilmemiz, dokunabilmemiz mümkün değil. Bu sebeple anlayıp önlem almamızın çok zor olduğu nükleer santral kazalarında; doku ve organlarda yapısal bozukluklar, beyin tümörlerinde artış (özellikle çocuklarda), tiroid, kan ve meme kanserlerinde artış, kalp-damar hastalıkları sebebiyle erken: ölümler, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artış, yaşlanmanın hızlanması, bağışıklık sisteminde zayıflama, sinir ve ruh sağlığı bozuklukları gibi etkileri uzun yıllar boyunca yaşayabiliriz. Karadeniz’in tek doğal limanı olan İğneada, 6 adet göl ve birçok akarsuyu ile doğal yaşamın önemli merkezlerinden birisidir. İğneada’da ki iki tarafı sit alanı olan Longoz ormanları Amazon ve Kongo’dan sonra dünyadaki üçüncü Longoz ormanıdır. İşte kurulması planlanan nükleer santral tüm bu güzelliklerin üstüne karabasan gibi çökecektir. Kaza veya radyasyon sızıntısından da öte santraller kurulmaya başladığı andan itibaren tüm doğal güzelliği bitirmeye başlayacak, ekosisteme müthiş zararlar verecektir. Olası bir kaza durumunda ise sadece İğneada değil, Trakya’nın tamamı, İstanbul, Kuzey Ege ve Kıyı Akdeniz de etkilenecektir.” ÇERNOBİL VE FUKUŞİMA’YI UNUTMAYALIM Açıklamada ayrıca dünyada yaşanan nükleer patlamalara dikkat çekilerek,“26 Nisan 1986’da Ukrayna’nın Çernobil Nükleer Santralindeki patlama ile Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının yaydığı radyasyonun 200 katı havaya, suya ve toprağa karışmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 4 bin, diğer bağımsız kuruluşların verilerine göre ise 200 bin kişi yaşamını kaybetmiştir. Çernobil Türkiye’yi, Trakya’yı etkilemiş, kanser oranlarında artışa neden olmuştur.Japonya’da ise 11 Mart 2011’de Fukuşima Nükleer Enerji Santrali’ndeki sızıntı sonucu santral etrafındaki 20 km yarıçapı alanda 100 binin üzerinde kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. On binlerce çocuktan yüzde 45’i radyasyona maruz kalmıştır. Etkileri uzun yıllar daha görülmeye devam edecektir. İnsana, doğaya, tarım topraklarına zararlara göz önüne alındığında hiçbir gerekçe nükleer santrallerin yapılmasına gerekçe olamaz. Nükleer enerjinin maliyetinin az olduğu ya da bölgede istihdam yaratacağı koca bir yalandan ibarettir. Enerji ihtiyacımız termik-nükleer santrallerle karşılanmak zorunda değildir. Ülkemiz halkın ve doğanın çıkarlarından yana bir şekilde doğal, aynı zamanda teknik ve ekonomik potansiyel bakımından rüzgar, güneş, biyokütle, biyoyakıt, biyogaz gibi çok daha bol, yeterli, ucuz, yerli, temiz ve yenilenebilir enerjisi kaynaklarına, yerli enerji üretme teknolojilerine ve büyük bir enerji tasarrufu potansiyeline sahiptir. AKP’nin insan ve doğa düşmanı politikalarını, Trakya’nın termik-nükleer santrallerle bertaraf edilmesini durdurabiliriz. Bunun için yan yana gelmeye, birlikte olmaya, birlikte direnmeye ihtiyacımız var. Ancak bunu yapabilirsek doğamızı, geleceğimizi yok etmeye çalışanlara karşı başarabiliriz. Biz kararlıyız, izin vermeyeceğiz, yaptırmayacağız.”
SİYASET
Yayınlanma: 21 Aralık 2015 - 00:00
"Kararlıyız, yaptırmayacağız, izin vermeyeceğiz"
Birleşik Haziran Hareketi üyeleri, “İğneada'da Nükleer, Trakya'da Termik Santrallere Hayır” demek için Saraçlar Caddesi’nde protesto gösterisi yaparak, AK Parti hükümetinin Nükleer Enerji Politikaları aleyhinde sloganlar ...
SİYASET
21 Aralık 2015 - 00:00









