• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • İLÇE HABERLERİ
  • SON DAKİKA
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SİYASET
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • TEKNOLOJİ BÖLGE HABERLERİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA SAĞLIK
  • Ara
SON DAKİKA:
16:16
Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası Edirne’de Sahne Alacak
16:14
Edirneli Genç Tenisçiler Avrupa Arenasında Ana Tabloda
16:10
Dervişoğlu Edirne’ye Geliyor
16:00
Deveci Han Kültür Merkezi’nde Kültürel Üretime Ziyaret
15:35
Sirello Takı Yeni Konseptiyle Hizmete Devam Ediyor
15:22
Sarıca'dan Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ziyaret
15:12
Otobüs Terminali’nde Kapsamlı Temizlik Çalışması
15:08
İkramiye Aynı Kaldı
15:02
Öğrenciler tasarladıkları model uçaklarla yarışıyor
14:51
Yeşilçam emekçisi "Zagor"a plaket
14:14
Enez Sahilinde Büyük Değişim Başlıyor
14:10
Edirne’de Parklar Yaz Öncesi İlaçlanıyor
12:23
Edirne’de Sarı Bahar
11:04
Üç Ülke Turu İçin Hazırlıklar Başladı
11:03
Yaban hayatı görüntülendi
09:39
Paramotorla kanola tarlası üzerinde uçuş yapıldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. " Katliam yasa tasarısını istemiyoruz"
GÜNDEM
Yayınlanma: 03 Temmuz 2017 - 07:39

" Katliam yasa tasarısını istemiyoruz"

GÜNDEM
03 Temmuz 2017 - 07:39
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
“ Katliam yasa tasarısını istemiyoruz”
~~Edirne Doğayı Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılması beklenen değişikliklere karşı basın açıklaması yaptı.
Edirne Doğayı Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği, tarafından dün saat 13.00’da Saraçlar Caddesinde yapılan basın açıklamasına dernek üyeleri ve hayvan severler katıldı. Hayvan hakları savunucuları adına basın açıklaması yapan Edirne Doğayı Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Islattı, “ Katliam yasa tasarısını istemiyoruz” dedi.
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda değişiklik yapılması için Orman Su İşleri Bakanlığınca hazırlanan, özellikle sokak hayvanları için Sürgün ve Ölüm içeren yasa tasarısı katliamlara sebep olmadan çekilmeli ve yeniden hazırlanmalıdır diyen Islattı, “ Talebimiz, bu tasarının STK lar, akademisyenler, Veteriner Hekimler Odaları ve BARO Hayvan Hakları Komisyonlarının da katılımı ile tekrar görüşülüp, çözüm odaklı olarak ve sokağın gerçeklerine, eko dengeye, vicdani ve insani koşullara uygun olarak yeniden hazırlanmasıdır. Bu tasarı katliam maddeleri içermektedir:
1. Mevcut yasada tüm belediyelerin kısırlaştırma ve bakım merkezi kurması hükmü varken, değişiklik tasarısının 8. maddesinde, nüfusu 100 binden az olan 970 ilçe belediyesinde kısırlaştırma merkezi kurulması gerek görülmemiştir. Bu durumda, kısırlaştırma merkezi olmayan belediyelerce, kısırlaştırılmadan şehir çevrelerine, çöplüklere ve yaban hayatına atılan sahipsiz hayvanlar oralarda yazın susuzluktan kışın da korunaksız olarak soğuk ve kara mahkum olarak acı içinde can verecekler. Bunun yanında, yaban hayatında yoğun olan kuduz hastalığının, evcil olan kedi ve köpeklere geçip, hastalığın bir şekilde insan oturumlu olan şehirlere gelmesine sebep olacaktır. Sayıları da kontrol edilemez biçimde artacağı için, hayvanlar zehirlenip vurularak öldürülecek yasa tasarısının bu maddesi ile katliamlara sebep olacaktır.
2. Bu tasarının uygulamada getireceği bir diğer sakınca, şu anda bile yasal engel olmasına rağmen, birbirlerine gizlice kedi ve köpek atan belediyeler, tasarının verdiği imkan ile ilçe dışına ve başka şehirlere hayvanları atmayı daha da hızlandıracaklardır. İstanbul gibi bir metropolde bile bu gün yaşanan en büyük sorunlardan birisi, ilçelerin birbirlerine köpekleri atmalarıdır.
3. Tasarının 3. Maddesinde, "bakım evlerindeki sahiplendirilemeyen hayvanlar, okul, hastane, ibadethane, çocuk oyun alanı gibi toplumun yoğun olarak İle kullandığı yerler hariç alındığı ortama bırakılır" hükmü ile hayvanlar dar gelirli ve fakir insanların oturduğu kenar mahallelere ve şehir dışlarına atılacak, oralarda hayvan sayısı artınca, vatandaş ve zaten öldürmeye hazır olan belediyeler tarafından zehirleme ve katliamlar başlayacaktır.
4-.Tasarı madde 5 ile Kanunun 10 uncu maddesi *Ev hayvanı satış yerlerinde ev hayvanı bulundurulamaz, ancak bu yerlerde hayvan üretim çiftlikleri ve bakım evlerindeki hayvanların satışı yapılabilir." şeklinde değiştirilmiştir. Petshoplarda ev hayvanı bulundurulamaz derken, üretim çiftlikleri ve belediye bakımevlerinde bulunan sahipsiz hayvanların katalogdan satışı yapılabilir hükmü getirilmiştir. Sahipsiz hayvanlar üzerinde deney yapılamayacağı için, barınaklardaki sahipsiz hayvanların satış adı altında sahipti konuma getirilip, işkenceli deneylere yollanmasının önü açılmıştır.
5. Bu gün yurdumuzda, sahipsiz hayvanlara karşı asıl kötü muamele ve eziyet, büyük ölçüde belediyeler tarafından yapılmaktadır. Tasarıda, öldüren, zehirleyen, ormana dağa kırsala atan, bakımevlerinde aç susuz pislik ve hastalıkla gelen ölümlere mahkum eden belediyeler için bir yasal yaptırım getirilmemiştir. Kanun Türk Ceza Kanunu kapsamına alınırken, belediyelerin uygulamaları da mutlaka bu kapsamda yer almalıdır. Şahıslardan hayvanlara zulüm ve işkencede verilen cezalar ise zaten yeterli biçimde caydırıcı değildir. 

6. Ev hayvanlarının sayısı ve durumu ise, tepkiyi önleme açısından çıkacak yönetmelikte belirlenerek, 24. Dönem TBMM Çevre Komisyonunda konuşulduğu gibi bakılan hayvan sayısına mekân ve sayı sınırlaması getirilmesi hedeflenmektedir. Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığının ev hayvanlarının kimliklendirilmesi yönetmeliği de buna hizmet etmektedir. Bu durum, hayvanların felaketi olacağı gibi, sokak hayvanı sayısını hızla artıracaktır. Hayvanını vermek istemeyen insanlar ile kurumlar arasında ciddi sorunlar yaşanacaktır. Hayvan haklarının yanında insan hakları da ihlal edilmiş olacaktır. Bu nedenle, evlerdeki sahipli hayvanların durumu kanunla güvence altına alınmalı, yönetmeliklere bırakılmamalıdır.
7. Ayrıca tasarının diğer maddeleri de aynı şekilde çelişkiler ve vahim yanlışlar içermekte; üretim, satış, yasa dışı ithalat, hayvanat bahçeleri, deney, sirkler, av, yunus parkları, yük ve binek hayvanları vb. gibi temel konularda hayvanları koruma kanunuyla yasaklanması gereken hususlar da bu tasarıda daha da geliştirilmiş olarak yer almaktadır. 21. yüzyıl gibi etiğin hızla geliştiği bir çağda, hayvanların hâlâ eğlence unsuru olarak kullanılması ve topluma bu şekilde tanıtılması ahlaken kabul edilebilir bir durum değildir. Hayvanların esaret koşullarında tutulduğu tesislerin ilgili kurum ve kuruluşlarla eşgüdüm sağlanarak kademeli olarak kapatılması ve bu tesislere kapatılmış tüm hayvanların özgürce yaşam hakları garanti altına alınarak tüm yaşamsal ihtiyaçları karşılanılarak yaşatılması esas alınmalıdır.
8.Yeni tasarı mevcut yasadan da çıkarılmasını istediğimiz, tıbben ve uygulamada hayvanlar için vahşete varan sonuçlara sebep olan Mobil Kısırlaştırma Ünitelerini çözüm olarak sunmaktadır. Gerek Gıda ve Tarım Bakanlığı ve gerekse Veteriner Hekimler Odalarının tamamen karşı çıktıkları Mobil Kısırlaştırma tamamen yasaklanmalıdır. Mobil Kısırlaştırma, tıbbi uygulamalara aykırı olmasının yanında, hastalıkların bölgeden bölgeye taşınmasına neden olmaktadır. Gıda Tarım Bakanlığı veteriner hizmetleri yönetmeliklerine de aykırıdır. Operasyon öncesi kuduz müşahedesi için 10 gün karantinada tutulması gereken ve ameliyat sonrası da 7 gün iyileşme süreci olması gereken hayvanlar, alındıkları gün ameliyat ediliyor ve ertesi günü de dışarıya bırakılıyor, enfeksiyondan can veriyor. Tıbba, bilme ve insanlığa aykırı bu mobil klinik uygulamasının tamamen iptal edilmesi gereklidir.
Kısaca insanla iç içe yaşayan hayvanların artık varlığını insansız sürdürmesi düşünülemez. Sahipsiz sokak hayvanı yoktur. O hayvanlarından sahibi devlettir. Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesine göre bütün hayvanların insanca bakılma gözetilme ve koruma hakkı vardır. Bütün hayvanlara fiziki ve psikolojik acı verecek tıbbi ticari bilimsel deney yapılamaz. Hayvan hak sahibi olan bir varlıktır. 2 Ekim 1997’de Üye Devletlerce imzalanarak 4 Mayıs 1999’da yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması ile hayvanların duygulu varlıklar olduğu benimsenmiştir. Hiçbir hayvan kaderine terk edilemez. Yaşam hakkı tüm hakların üzerinde korunması gereken en kutsal haktır” ifadelerine yer verdi.
Grup basın açıklamasının ardından dağıldı.

7184028.jpg
6246300.jpg
5014167.jpg
7638517.jpg
6102087.jpg
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası Edirne’de Sahne Alacak
Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası Edirne’de Sahne Alacak
Edirneli Genç Tenisçiler Avrupa Arenasında Ana Tabloda
Edirneli Genç Tenisçiler Avrupa Arenasında Ana Tabloda
Dervişoğlu Edirne’ye Geliyor
Dervişoğlu Edirne’ye Geliyor
Deveci Han Kültür Merkezi’nde Kültürel Üretime Ziyaret
Deveci Han Kültür Merkezi’nde Kültürel Üretime Ziyaret
ilan.gov.tr
Son Haberler
Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası Edirne’de Sahne Alacak
Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası Edirne’de Sahne Alacak
Edirneli Genç Tenisçiler Avrupa Arenasında Ana Tabloda
Edirneli Genç Tenisçiler Avrupa Arenasında Ana Tabloda
Dervişoğlu Edirne’ye Geliyor
Dervişoğlu Edirne’ye Geliyor
Deveci Han Kültür Merkezi’nde Kültürel Üretime Ziyaret
Deveci Han Kültür Merkezi’nde Kültürel Üretime Ziyaret
Sirello Takı Yeni Konseptiyle Hizmete Devam Ediyor
Sirello Takı Yeni Konseptiyle Hizmete Devam Ediyor
Yağlı Güreş Birliği toplandı
Yağlı Güreş Birliği toplandı

Ana Sayfa
İLÇE HABERLERİ
SON DAKİKA
EĞİTİM
YAŞAM
MAGAZİN
SPOR
SİYASET
DÜNYA
EKONOMİ
GÜNDEM
TEKNOLOJİ
BÖLGE HABERLERİ
KÜLTÜR-SANAT
MEDYA
SAĞLIK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Gazete Arşivi
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • KÜLTÜR-SANAT
  • MEDYA
  • SİYASET
  • SON DAKİKA
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.