20 Temmuz 1974 Kuzey Kıbrıs Barış Harekatı öncesinde Kıbrıs adasında askerlik yapan İbrahim Aksal, o günlerde yaşananları anlattı. 43. yıldönümü olan Kuzey Kıbrıs Barış Harekatı’nda olanlar Türkiye ve Kıbrıs tarihinde büyük bir yere sahip. Tarih kitaplarında o dönemleri şu şekilde anlatılıyor; 12 Mart Muhtırasının getirdiği askeri ortamdan yeni çıkılmış ve 1973 Ekim'inde yapılan seçimler sonucu sandıktan ilk defa sol parti çıkmıştı. Halk, 73 seçiminde Bülent Ecevit'i seçmişti, fakat milletvekili sayısı tek başına iktidar olmaya yetmiyordu. Süleyman Demirel'in Adalet Partisi 2. olmuştu, fakat CHP ile bir koalisyon yapılması imkansızdı. Zira iki parti birbirine tamamen karşı düşüncelere sahipti. En sonunda Ecevit, Milli Selamet Partisi'nin lideri Necmettin Erbakan ile görüştü, koalisyon kurulmuştu. Yunanistan desteğiyle Rumlar, Kıbrıs'ta III. Makarios'u devirmişlerdi. Enosis, yani Kıbrıs'ın Yunanistan'a katılmasının ilk adımları atıldı. Başbakan Bülent Ecevit, derhal konuyu görüşmek için İngiltere'ye gitti. Ecevit'in talimatıyla Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, çoktan Milli Güvenlik Kurulunu toplamıştı ve yapılacak harekatın detayları görüşülüyordu. 20 Temmuz sabahı saatler 06.05'i gösterdiğinde gökyüzü Türk paraşütçüleriyle dolmuştu. Paraşütçüler Lefkoşa yakınlarına inecekler ve Girne'ye çıkartma yapan birliklerle buluşacaklardı. Kıbrıs'taki Türk halkı askerleri sevinç ve coşkuyla karşıladı. Halk artık Rum çetelerinin tacizinden kurtulacaktı. Fakat ilerleyen saatlerde harekatın hiç de kolay olamayacağı ortaya çıktı. “AYŞE TATİLE ÇIKABİLİR”Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere çatışmanın masada bitirilmesini istiyordu. Türk ve Yunan tarafları Cenevre’ye davet edildi. Türkiye, Kıbrıs üzerindeki bütün Türklerin güvenliğini sağlamak istiyordu. Ateşkesin şartları büyük ölçüde kabul edilmiş gibi görünse de, Rumların asıl hedefi Türk askerini Kıbrıs'tan çıkartmaktı. Cenevre'deki görüşmeler sürerken adadaki Türk köyleri tehdit altındaydı. Her geçen dakika çok önemliydi, ya harekat devam edecek veya bir antlaşma sağlanacak. Görüşmelerden bir sonuç çıkamayacağını anlayan Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Ankara'yı arayarak; “Ayşe tatile çıkabilir” dedi. Ayşe, Turan Güneş'in kızının ismiydi ve II. Harekatın parolası olarak “Ayşe tatile çıkabilir” seçilmişti. “TÜRKİYE BİR DAHA ÖRNEĞİ GÖRÜLMEYECEK BİR BİÇİMDE BİRBİRİNE KENETLENDİ”Harekat kısa sürede başarıya ulaştı. Adanın yüzde 35'i ele geçirilmiş ve bölgede yaşayan Türk halkı güvene kavuşturulmuştu. Bu zafer sonucunda Türkiye bir daha örneği görülmeyecek bir biçimde birbirine kenetlendi. Farklı eğitimden, farklı siyasi görüşten ve farklı hayat bakışına sahip insanların hepsi bir aradaydı. Fakat bu mutluluk uzun sürmeyecekti, batı ülkeleri bu harekatın sonucundan hiç de memnun değillerdi. Netice itibarıyla Kıbrıs Barış Harekatı sonucunda, adada yaşayan Türk unsurları diğer ülkeler tarafından tanınmıştı. Günümüzdeki sınırlar çizildi ve 1975 yılında Rauf Denktaş, K.K.T.C’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. “KIBRIS’TA BİR TRAKYALI: İBRAHİM AKSAL”Edirne’de Kıbrıs Barış Harekatı öncesi Kıbrıs’ta askerlik yapan İbrahim Aksal, 20 Temmuz 1974 günü ve sonrasında yaşananları gazetemiz Muhabiri ve Yazarı Bekir Tüccar’a anlattı. Aksal, yaşananları “adeta cehennem günü gibiydi” şeklinde özetliyor. Aksal, “çoğu arkadaşım yanımda şehit oldu. Orada olmak, orada yaşananları tarif edemeyecek kadar çok şey var” derken gözleri doluyor. “20 YAŞINDAKİ BİR İNSANIN GÖREMEYECEĞİ ŞEYLERİ GÖRDÜK”Aksal, Kıbrıs Barış Harekatı öncesi için; “20 Yaşındaydık. Çok gençtik. Vatani görevimizi yapmak için devam oraya gittik. Ancak orada bulunan insanlar Türkleri adeta barbar olarak görüyorlardı. Halbuki esas barbarlığı onlar yapıyorlardı. Öyle şeyler şahit oldum ki anlatmak beni de okuyanları da üzer. Hamile kadınların öldürüldüğünü gördük ve şahit olduk. Biz oraya gittiğimizde her hangi bir sorunla karşılaşmıyorduk ancak onlar bizim tarafımıza geldiği zaman Barış gücünün askerleriyle birlikte geliyorlardı. Bize bir cani ve barbar gibi davranıyorlardı. Zulüm edip iftira atıyorlardı ama Allah razı olsun Türkiye Cumhuriyeti orada yaşayan Türk kardeşlerimizi kurtardı” şeklinde anlatıyor. “CEHENNEM GÜNÜ GİBİYDİ”Aksal, o günleri adeta cehennem günü gibiydi şeklinde tanımlıyor. Aksal; “8 ay eğitim gördük ve ardından Kıbrıs’a gönderildik. Kıbrıs’da o zamanlar Yunanlılar kendi aralarında bir çatışma vardı. 15 Temmuz 1974’de, Yunan hükümeti tarafından desteklenen, Yunanlı subayların yönetimindeki Rum Milli Muhafız Ordusu ile EOKA Kıbrıs’ta darbe yaptı. Bundan tabi orada yaşayan Türkler de etkilendi. Yunanlıların aralarında yaşadığı bu çatışma bize de etkiliyordu. Havan mermileri top mermileri bize düşmeye başladı. Orada yaşayan Türkleri de katletmeye başladılar. Gerilim çok yüksekti. Yaşananlar korkunçtu. Alay’da 550 kişiden 15 kişi kaldık. 20 kişilik takımlar halinde vazife başındaydık. 20 Temmuz gününü nasıl anlatsam bilemiyorum. Adeta cehennem günü gibiydi. Hamile kadınları boğazladıklarını, çukura atılan bebekleri, arkadaşlarımın teskere aldığını düşünüyordum. Halbuki şehit olmuşlar haberim yok. Her gün 5-10 asker şehit oluyordu” dedi. “YİNE ÇAĞIRSINLAR YİNE GİDERİM”Yaşanılanları anlatırken gözleri dolan Aksal; “İstesek orayı tamamen işgal etmesini de bilirdi Türk Silahlı Kuvvetleri ama bizim amacımız oradaki barışı sağlamaktı. Bize yapılan zulme karşılık sivil insanları öldürmedik. Ben kendim hamile ve kucağında çocuğu olan bir Yunanlı kadını buldum ve arabasına bindirip saçının tek teline bile zarar vermeden yurduna geri gönderdim. Bebek, kadın, sivil insanlar öldürülür mü hiç? Öldürülmez ancak onlar öldürüyorlardı. Ancak Türkiye Cumhuriyetinden, şehit ve gazi arkadaşlarımızdan Allah razı olsun. Belki de hiç görmeyecekleri insanlar için canlarını hiçe sayıp vatanlarını korudular. O günlerde orada olmak ve yaşamak ayrı ancak vatanım için canı vermeye şu anda da hazırım. Yine çağırsınlar yine giderim. Bir saniye bile düşünmem. Türk milleti vatanını, milletini, insanlarını, topraklarını her zaman korur. Zalime müsaade etmez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM
Yayınlanma: 22 Temmuz 2017 - 16:56
Kıbrıs'ta bir Trakyalı
GÜNDEM
22 Temmuz 2017 - 16:56





