Yağlı güreşlerin en önemli unsurlardan biri olan kispetin Türkiye’deki son 2 ustasından birisi olan Edirneli Adem Kayın, adeta kıspete şekil veriyor. Deri yapmanın zor olduğunu belirterek, “El emeği çok. Biz süsleme diyoruz ama aslında buradaki süslemede amaç deriyi sertleştirmek.” Dedi.
Yağlı güreşlerde kullanılan kispetin dışında yaptığı minyatür kispetler ve diğer el emeği göz nuru deri çantalarla çeşitli festivallere katılan Kayın, Edirne’nin tanıtımına da ciddi ölçüde katkıda bulunuyor.
Bigalı İrfan Şahin’in çırağı olan ve Türkiye’nin 2 kispet ustasından birisi olan Edirneli el sanatları öğretmeni Kayın, her yıl Kırkpınar’ın yaklaşmasıyla tatlı bir telaş yaşıyor. Kayın’ın işleri Kırkpınar yaklaştıkça artıyor. Eşiyle birlikte bir atölyede geleneksel yöntemlere bağlı kalarak çok güzel işler çıkaran Kayın, yaptığı minyatür kispetlerle de göz dolduruyor.
BEN GELENEKSEL KISMET YAPIYORUM
Yaklaşık 15 yıldır kispet işiyle uğraşıyorum. 2012 yılından beri yaşayan Somut Olmayan Kültür Mirasçıyım. Kispet ve deri işleri ustası olduğunu belirten Kayın, “ Kısmeti coğrafi işaret olarak Edirne’de yapıldığını aldık, o alanda da çalışmalar yapıyoruz. Sadece kısmet yapmak değil, kispeti bilimsel olarak araştırıp geliştirmek anlamında çalışmalar yapıyoruz. Eşim bu anlamda kitap yazdı. Kispetin kitabı çıktı. Daha önce de kispetle ilgili tez yazdık. Kispet yağlı güreşin bence ana teması. Olmazsa olmazı kispet pehlivanın yol arkadaşı. Kispetsiz pehlivan, pehlivansız kısmet olmaz. Kispet dünyada üretilen en sağlam kıyafet diyebiliriz çünkü 2 tane 100 kiloluk sporcunun kispet üzerinde oyunlar yaparak yenmeye çalıştığını düşünürsek kispet çok önemli bir öğe. Kispette ilk hedefimiz sağlam ve rahat olması. Kispetler bundan 50 yıl öncesinde yağlandığı zaman yaklaşık 16-17 kilo geliyormuş. O zamanlar manda derisi kullanılıyordu. Günümüzde bu hafifletilmek amacıyla gelişimini tamamlamış dana derisini kullanıyoruz. Dana derisinden yaptığımız kispetler yağlandığı zaman 4 kilo civarında oluyor. Aradaki fark çok büyük. Pehlivanlar için şu anki kispetler daha rahat. Kispet 3 aşamadan oluşuyor. Kasnak, hazne ve bacaklar. Kasnak sert oluyor, yaklaşık 6-7 kat deri üst üste yapıştırılarak yapıyoruz. Kispetin tamamı deriden yapılıyor. İçi ve dışı deri olmak zorunda. Bu deriler özel deri olmak zorunda, yarasız deri olmak zorunda. Ben geleneksel olarak kispeti yapıyorum. Benim ustam 1964-65’lerden bugüne kadar kispet yapmış. Onun ustasının da ona öğrettiği ve aktardıkları var. Yaklaşık 100 yıllık bir geleneği devam ettiriyoruz. Benim ustam Bigalı İrfan Şahin Usta. Allah uzun ömürler versin. 80 yaşlarında. Sağlık durumu iyi ama fiili olarak kispet yapmıyor. Yaşı gereği çok özel ve nadir kispet yapıyor. Bizlere devretti, bizler yapıyoruz. 664’ncüsü yapılacak olan Kırkpınar tarihinde adımız yer alıyor. Yer alacak inşallah. Ana hedefimiz de bu geçmişten bugüne geleceğe taşımak.” Diye ifade etti.
DERİ SERTLEŞİRSE RAKİBİN TUTMASI ZORLAŞIYOR
Türkiye’de fiili olarak bu mesleği yapan 2 kişi olduklarını ifade eden Kayın, “ Samsunlu Uğur abi ve ben. Kispet 12 ay boyunca para kazandırmayan bir meslek. Çok meşakkatli ve yapımı zor bir iş. Çok yapamazsın, otur 50 tane yap çok para kazan denilecek bir iş değil. Çok özenerek yaptığımız için 5 ay para kazanıyoruz. 7 ay bu işten para kazanmıyorsun. O yüzden çok gelişmiyor, öyle bir durum söz konusu. Benim mesela yeni bir çırağım var. Burak Güvenir diye bir kardeşim var, benim yanımda çalışıyor. Her anlamda elim ayağım oldu. Kendi yeğenlerime öğrettim onlar biliyorlar. İşler yoğun olduğu zaman atölyede yaklaşık 3-4 kişi oluyoruz. Yaklaşık 100 adet kispet yaptık, fazla yapamıyoruz. Çok emek ve zaman isteyen bir iş. Yapıştırıyorsun sonrasında kurumasını bekliyorsun. Süslemeleri var, el dikişi var. Yaklaşık 40-50 metre saraç dikişi yapıyorsun üstüne kapama dikişlerini yapıyorsun bayağı bir meşakkatli iş. Çok yaptım, çok para kazanacağım denilecek bir iş değil. El emeği çok. Biz süsleme diyoruz ama aslında buradaki süslemede amaç deriyi sertleştirmek. Deri sertleşirse rakibin tutması zorlaşıyor. Bizim onu süslediğimiz yerler aslında rakibinin tutmamasını istemediğimiz yerler. Koldan dirsek hizasına kadar süslemeler yapıyoruz üzerine. Bunları yapmak zorundayız çünkü deri sertleşiyor. Kasnakta yaklaşık 7 kat deri var. Bacak kısmındaki işlemelerde 3 kat deri var. O yüzden zor bir iş. Meşakkatli olduğu için çok fazla yapıp çok para kazanamıyorsun. Ben gönül için bu işi yapıyorum. Mesleği öğretmek, geleceğe taşımak. Edirneli olarak kispet ve yağlı güreş Edirne’de. Hediyelikler yapıyoruz. Diğer dönemlerde hediyelik yaptıklarımız da dükkânın giderlerini çıkarmaya çalışıyoruz. Eşimle beraber deri işleri farklı deri ürünler de yapıyoruz. O şekilde devam ediyoruz. Kış aylarında çok nadir kispet siparişi oluyor. Bunun yanında küçük hediyelikler, deri çanta ve cüzdan gibi işler yapıyoruz.” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





