"12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü" dolayısı ile Eğitim-İş Edirne Şubesi Özlük-Hukuk Sekreteri ve Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Erkıran yaptığı basın açıklamasında ; Okulda olması gereken çocukları işverenlere teslim eden MEB, adeta “çocuk işçi bulma kurumu”na dönüşmüştür. Bir yandan çocuklara bir öğün yemek dahi çok görülürken, diğer yandan kamu kaynakları çocukların değil, patronların çıkarları doğrultusunda kullanılmaktadır” diye ifade etti.
Eğitim-İş Edirne Şubesi Özlük-Hukuk Sekreteri ve Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Erkıran, çocuk emeği sömürüsüne dikkat çeken bir açıklama yaptı:
2002 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 12 Haziran’ı "Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü" ilan etti. Bu gün, dünya genelinde milyonlarca çocuğun tehlikeli ve insanlık dışı koşullarda çalıştırılmasına karşı toplumsal duyarlılığı artırmak için her yıl çeşitli etkinliklerle anılmaktadır.
Anayasal Güvenceye Rağmen İhlaller Sürüyor
Anayasa’nın 41. maddesi: “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”
50. maddesi: “Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.”
Ancak ne yazık ki bugün, çocuklarımız ekonomik ve ideolojik çıkarlar uğruna sistematik olarak sömürülmektedir. AKP iktidarı, tarikat ve cemaatlerle iş birliği içinde çocukları karanlığa mahkûm ederken, sermaye ile kurduğu çıkar ilişkileri sayesinde çocuk emeğini ucuz iş gücü olarak kullanmanın yolunu açmaktadır.
MESEM’ler: Sömürü Sistemi
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması, çocuk işçiliğini meşrulaştıran bir yapıya dönüşmüştür. Bu merkezlerde çocuklar örgün eğitimden koparılmakta ve iş yerlerinde düşük ücretle, ağır koşullarda çalıştırılmaktadır. Uygulama, çocukların eğitim hakkını, sağlığını ve güvenliğini hiçe saymakta; yalnızca sermayeye ucuz iş gücü sağlamaya hizmet etmektedir.
Çarpıcı Veriler: MESEM kapsamında çalışan çocuk sayısı: 505 bin. Bu çocuklardan hayatını kaybeden: 14 çocuk. Yaralanan: Yüzlerce çocuk. Eğitim dışındaki çocuk sayısı: 1 milyon 584 bin. TÜİK’e göre 2024'te kayıtlı çocuk işçi sayısı: 869 bin. Gerçek sayı (kayıtsız çocuklar dahil): En az 2 milyon. Milli Eğitim Bakanlığı, çocuklara bir öğün yemek dahi vermezken, kamu kaynaklarını patronların çıkarları için kullanmakta; çocukları işverenlerin insafına terk etmektedir. Bakanlık adeta “çocuk işçi bulma kurumu” gibi çalışmaktadır.
Taleplerimiz Açık ve Nettir: MESEM uygulaması derhal sona erdirilmeli, çocukların eğitim hakkını ve güvenliğini esas alan politikalar hayata geçirilmelidir. Çocuk işçiliği ile mücadelede bağımsız ve etkili denetimler yapılmalıdır. İhmali ve sorumluluğu bulunan kamu görevlileri ve işverenler yargı önüne çıkarılmalıdır. Çocukların sadece okullarda, güvenli ve destekleyici ortamlarda gelişimini sürdüreceği sosyal politikalar uygulanmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın önceliği, çocukların eğitimi ve geleceği olmalıdır; sermayenin çıkarı değil.
Unutulmamalıdır ki: Her çocuk, eşit, parasız, bilimsel ve laik bir eğitim alma hakkına sahiptir. MESEM gibi uygulamalar bu hakkı gasp etmektedir. Çocuk emeği sömürüsüne dayalı bu düzene karşı durmak, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için verilmesi gereken en temel mücadeledir. Çocuklarımızı sömüren bu düzene sessiz kalmayacağız!” HABER MERKEZİ





