TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu adına konuşan Erdoğan Yanılmaz, “Kent Ormanı ve Millet Bahçesi projesi hakkında Edirne halkının sesine kulaklarını tıkayan anlayışa karşı çıkmak ve görüşümüzü kamuoyuna duyurma ihtiyacı hasıl olmuştur. Çünkü projeye başlanması “Söğütlüğe Elveda” demektir.
Söğütlüğe Millet Bahçesi projesini Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği Edirne İl Koordinasyon Kurulu Bileşenleri Olarak Kurduğumuz “Teknik Kurul”da inceledik. Sonuçlarını da siz değerli Edirne kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bilimsel veriler-bilgiler ve tabi olunan mevzuatlar açısından proje incelendiğinde proje orman mevzuatına aykırıdır” dedi.
PROJE ORMAN MEVZUATINA AYKIRIDIR
Erdoğan Yanılmaz, “ Edirne İli, Merkez İlçesi, Karaağaç Mahallesi, 818 Ada, 1 parsel, 672.501,00 m2 alana sahip olan İzzet Arseven Kent Ormanı (Söğütlük) sınırları içinde yaklaşık 320.000 m2lik, yıllardır zaten doğal hali ile Orman ve Mesire alanı olarak kullanılan arazide TOKİ tarafından “Edirne Millet Bahçesi Projesi” yapılması işine, ihaleyi alan firma tarafından Edirne Kent Konseyi’nin başlatmış olduğu dava sürecine rağmen başlanmıştır. Söz konusu durumda Edirne halkının sesine kulaklarını tıkayan anlayışa karşı çıkmak ve görüşümüzü kamuoyuna duyurma ihtiyacı hasıl olmuştur. Çünkü projeye başlanması “Söğütlüğe Elveda” demektir.
Edirne şehir merkezi sanılanın aksine, çok az orman alanına sahiptir. Bunlardan biri “Söğütlük Ormanı”, diğeri de “Tavuk Ormanı” olarak bilinen alandır. Tavuk Ormanında olduğu gibi Söğütlük Ormanında da günümüze kadar yapılan yanlışlar nedeniyle bu alanlar “orman” vasfını maalesef kaybetmek üzeredir. Doğal yapısı ve özel bitkileri ile karaağaç bölgesi kendine ait toprağı ve mikro kliması ile özel bir bölgedir. Orman Kanunu 17. Maddede “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.” denir. Yani ormanda bina yapmak yasaktır. Tarım için de ormanların önemi büyüktür. Ormanların büyük bir ekosisteme dayalı canlı döngüsü direk olarak tarımı da olumlu yönde etkilemektedir. Bu yönüyle de Tarımsal üretimin de olumsuz etkileneceği açıktır” dedi.
BURASI RUHSATSIZ
Edirne İli, Merkez İlçesi, Karaağaç Kent Ormanı (Söğütlük) Doğal Sit Alanı, Bakanlık Makamının 26.06.2019 tarihli ve 147615 sayılı oluru ile “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescil edildiğini ifade eden Yanılmaz, “21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 16.maddesi “Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır.” der. Söz konusu projenin uygulanacağı alan ile ilgili Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden herhangi bir görüş yazısı veya ruhsat başvurusu da bulunmadığı ve istenmediği de bilinmektedir. Belediyede de herhangi bir ruhsat başvurusu yoktur” diye ifade etti.
3621 SAYILI KIYI YASASINA GÖRE YAPILAŞMA YASAĞINA GİRMEKTEDİR
3621 Sayılı Kıyı Kanununun Uygulanmasına dair yönetmelikte; Meriç Nehri, Ana kolunun topraklarımıza girdiği nokta ile Ege Denizi arasındaki kesimi olarak tanımlanmış ve Kıyı yasası hükümlerinin uygulanacağı akarsular içinde ilk sırada gösterildiğini dile getiren Yanılmaz, “Yasaya göre Meriç Nehrinin, topraklarımıza girdiği nokta ile Ege Denizi arasındaki kesiminde yer alan sahil şeridinde yapılaşma olanaksızdır! Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.Madde 12 ye göre kıyılarda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulama ve yapılaşmaya geçilemez.Proje alanında yapılaşmaya izin veren 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yoktur. Proje alanı mücavir saha içerisinde bulunduğundan İmar Planlanına onay verme yetkisi bulunan Edirne Belediyesi’nden görüş yazısı istenmemesi veya projenin belediye onayına sunulmaması da tamamen yasaya aykırıdır. Kısıtlayıcı herhangi bir imar planının olmayışı da gelecekte yapılabilecek proje değişiklikleriyle yeni yapıların eklenebileceği konusunda endişelerimizi artırmaktadır” dedi.
4373 SAYILI TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUMA KANUNA GÖRE AYKIRIDIR
4373 Sayılı “Taşkın Sulara ve Baskınlara Karşı Koruma Kanunu’na” istinaden, 20.11.1958 tarih ve 4/10992 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Resmi Gazetede yayınlanan “Meriç Nehri Taşkın Sahası” ilan edildiğini ifade Yanılmaz, “ 4373 Sayılı Kanun 3. Maddesinde aynen, “Birinci madde hükümleri ile tespit ve ilan edilmiş olan sınırlar içerisinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır.” Denilmektedir. Dolayısıyla yukarıda bahsi geçen mekânsal yapıların bu alana inşası yasaklanmış durumdadır. Kent Ormanı (Söğütlük) da bu taşkın sahası içerisindedir.Söz konusu proje bilimsel değerlendirme raporlarına tabi tutulmamıştır.Bu projenin zoraki uygulanması, kentte yaşayan halkın fikirlerinin alınmaması Anayasa’nın 63. Maddesine uymamaktadır. 63.maddede “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirler alır.” denmektedir.Yukarıdaki tespit ve öneriler çerçevesinde, siyasi yatırım olarak düşündüğümüz bu projeden vazgeçilerek Söğütlük Kent Ormanı’nın geri dönüşü olmayan bir şekilde yok olmasının önüne geçilmelidir. Millet bahçesinin kentin başka bir alanında yaşama geçirilmesini, Söğütlüğün doğal orman olarak bırakılmasını, ayrıca yasalara aykırı bir şekilde kamu kurumları ve kişilerce işgal edilmiş durumdaki Meriç ve Tunca Nehirlerinin kıyılarının kentte yaşayan her insanın faydalanmasına açılması için gereğinin yapılmasıdır” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





