Obezite ile mücadelede, sağlıklı beslenme, spor ve hareketli yaşam tarzının anlatıldığı etkinlik Edirne Beykent Kolejinde gerçekleşti. Etkinlikte konuşan Türk Böbrek Vakfı Tekirdağ Diyaliz Merkezleri Koordinatörü Ali Arda, “ Milli Eğitim Müdürlükleri ile yapılmış olan protokolle istinaden ilkokullarda beslenme alışkanlıkları seminerlerine Edirne’de 4 Nisan tarihinde başladık. Son seminerimizi de Edirne Beykent Kolejinde gerçekleştirdik. Beykent kolejiyle birlikte 21 okulda toplam 2 bin 600 öğrenciye ulaşmanın mutluluğunu duyuyoruz. Bundan sonrada çalışmalarımız devam edecek. Bu eğitimlerimizi sürdüreceğiz. Çalışmalarımız 10 kişilik bir ekip tarafından gerçekleşmektedir. Eğitim ekibimizle birlikte tüm Türkiye’yi dolaşıyoruz ve Türkiye’nin her yerinde beslenme alışkanlıkları kapsamında seminerler veriyoruz. Bunun iki sebebi vardır. Bunlardan biri Türkiye’de çocuk obezitesinin sayısının çok yüksek olmasıdır” dedi.80 milyon Türkiye nüfusu içerisinde 3 milyon obez olduğuna önemle vurgu yapan Koordinatör Arda, “ Bu rakamın içerisinde 1 milyon 800 bini 18 yaşın altında yani obez var. Bu rakamın içerisinde ise 1 milyon 800 bini 18 yaşın altında yani obeziteyle ilgili Türkiye rakamları çok ciddi boyutlarda. Çocukluk çağındaki obezite her sene artış gösteriyor, acilen mücadeleyi arttırmalıyız. Onun için çocuklarımıza yanlış beslenmeyle ilgili konuları aktarmalıyız ki evlerine gittiklerinde ailelerini yanlış davranışlara karşı uyarabilsinler, biz buna tersine eğitim diyoruz.Her şeyin doğalını ve tazesini zamanında tüketmeliyiz. Birçok yiyecek için böyle. Tuz ve şeker tüketiminde büyük özen göstermeliyiz ayrıca gazlı içecekler konusunu her zaman vurguluyoruz. Bu konu çocuk büyük herkes için geçerli gazlı içecek yerine ayran ve sütü tercih etmeliyiz” dedi.Türk Böbrek Vakfı Eğitmeni Ayşe Cebeci, “Aşırı tuz ve şeker tüketmeyeceksiniz. Yasaklar var ama tam istediğimiz yasaklar yok. Çikolata ve gofret yok ama yerine içinde şeker olan farklı ürünler var. Onların da yasaklanması lazım esasında gazlı içecekleri de tüketmeyecekseniz. Gazlı içeceklerin içinde yüksek oranda şeker var. Onların yerine ayran veya süt içeceksiniz. Sebzeyi ve meyveyi zamanında yiyeceğiz. Eğer sizler kendinize bakmazsanız her sene 1 milyon 800 bin civarında olan obez çocuk sayısı yüzde 10 artış yapıyor. Bu çok kötü bir gelişme buna dur demek için buradayız. Bütün Trakya’yı geziyoruz. Elimizden geldiği kadar Trakya’yı bir rol model olarak görüyoruz. Çocuk obezitesini azaltmayı hedefliyoruz ”şeklinde konuştu.“OBEZİTENİN TEDAVİSİ”Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Obezite, Diyabet ve Metabolik Hastalıklar Daire Başkanlığı obezitenin tedavisi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidr. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir. Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır.“1.TIBBİ BESLENME (DİYET) TEDAVİSİ”Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile: Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir. Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir. Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.“2.EGZERSİZ TEDAVİSİ”Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır. Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.“3.DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ TEDAVİSİ”Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:Kendi kendini gözlemlemeUyaran kontrolüAlternatif davranış geliştirmePekiştirme, kendi kendini ödüllendirmeBilişsel yeniden yapılandırmaSosyal destek“4.FARMAKOLOJİK TEDAVİ”Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır. Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.“5.CERRAHİ TEDAVİ”Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon vb. yöntemleri kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi estetik ağırlıklıdır ve eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir” ifadelerine yer verildi.
SAĞLIK
Yayınlanma: 05 Mayıs 2017 - 23:59
Obezite savaşçısı Beykent'te
Türk Böbrek Vakfı, çocukluk çağı obezitesi ile mücadele faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Türkiye’de sayıları giderek artan çocukluk dönemi obezitesi için il il dolaşıp, eğitimler veren Türk Böbrek Vakfı, Edirne’de 1 ay süren eğitim seminerlerinin son etkinliğini Beykent Koleji’nde gerçekleştirdi.
SAĞLIK
05 Mayıs 2017 - 23:59









