13 Eğitim Sendikasına bağlı öğretmenler, eğitimdeki sorunlara ve öğretmenler için yapılacak olan sınavla ilgili yarın, Türkiye genelinde olduğu gibi Edirne’de de 1 günlük iş bırakma eyleme yapacak.
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Edirne Şube Temsilcisi Özer Demir ; “Eğitim çalışanlarından ve kamuoyundan gelen tüm haklı tepkilere rağmen. Mesleğimize hakaret niteliğinde Öğretmenlik Meslek kanunundan geri adım atılmaması üzerine 13 eğitim sendikası harekete geçmiştir. Bu sendikalarımızın 14 ekimde yaptığı toplantıda öğretmenlik meslek kanunun geri çekilmemiş eğitimin bazı kronikleşen sorunlarına hala çözüm getirilememiş olmasına karşı ,sesiz kalınamayacağı konusunda ortaklaşılmıştır.Buradan hareketle; bu sendikaların üye ve yöneticileri olarak mesleki haklarımıza ve itibarımıza büyük bir tehdit unsuru olan öğretmenlik Meslek Kanunu'na karşı birlikte harekete geçiyoruz.
Hepinizin bildiği gibi teslim edilmesi gereken haklarımızı yeni ve keyfi şartlara bağlayan ezbere dayalı bir sınav sonucunda ücretli sözleşmeli kadrolu olarak ayrıştırılmış olan bizi yeni sıfatlarla bir kez daha ayrıştıracak olan,okullarda çalışma barışını bozacak ve öğretmenin mesai saat dışındaki vaktini de gasp etmeye niyetli hu kanun, sadece eğitim çalışanları açısından değil, tüm eğitim sistemi açısından büyük bir tehtitdir. Bizler birer öğretmen sorumluluğu ile sadece bu kanuna karşı değil, eğitimin ve eğitim çalışanlarının kronikleşen sorunlarına karşı sesimizi yükseltiyor irade gösteriyoruz.
Taleplerimiz çok açıktır: Atılması gereken en acil adım. 19 Kasım'da yapılacak olan kariyer sınavının iptal edilmesidir. Sonrasında ise bizlere hiç danışılmadan hazırlanan ve içeriği sırtımızdaki yükü daha da artıracak olan Öğretmenlik Meslek Kanunu geri çekilmeli ve eğitim sendikaları ile tüm eğitim çalışanlarının görüşlerinin de yansıyacağı şekilde yeniden düzenlenmelidir. Ülkedeki gerçek enflasyonda eğitim çalışanlarının alım gücünün ne kadar düştüğü de açıktır. Oysa insanlık onuruna yaraşır ücretler alarak çalışmak bir haktır. Ve ay sonunu getiremeyen faturalarını ödeyemeyen, faturalarını ödemekte zorlanan bir eğitim çalışanın mesleğini sağlıklı şekilde yapabilmesi mümkün değildir. Tüm eğitim çalışanlarını yoksulluk sınırının üzerine bir ücret artışına ilişkin düzenlemeler yapılmalı ve 1. dereceye gelmiş tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmelidir. Ayrıcan eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneği ayrım gözetmeksizin tüm eğitim çalışanlarına bir maaş tutarında ödenmelidir. Sosyal devlet ilkesi gereği, tüm eğitim çalışanlarına giyim, ulaşım, barınma beslenme, yakıt, kira yardımı yapılmalı ve aile çocuk yardımı tutarları iyileştirilmeli. Vergi dilimi adaletsizliğine son verilmelidir. Öğrencilerimize öğretebileceğimiz en büyük değerlerden biri adalet iken eğitimin bu değerden yoksun hale gelmesi kabul edilemez. Mülakatın olduğu yerde liyakat olmaz. Kamuda mülakat uygulamasına derhal son verilmeli. Her kadro hak edilerek alınmalıdır” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Eğitim çalışanlarının özlük hakları için herkesi eyleme destek olmaya çağıran Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, “Öğretmen ve eğitim çalışanlarının özlük haklarını öğretmenlerin meslek kanuna olan tepkilerini bir kez daha alandan haykıracağız. Şimdiye kadar bu meslek kanunuyla ilgili hem yerellerde hem de Ankara’da bir çok defa basın açıklamaları yapıldı. Bakanlık önünde basın açıklaması yapıldı. Anıtkabir’e yürüyüşler yapıldı. Mecliste soru önergeleri verildi. Bu konuda girişimlerde bulunuldu ama maalesef öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının maalesef taleplerine kulak tıkandı. Ve ne son çare olarak ‘Söz bitti artık eylem zamanı’ diyerek bu haklı taleplerimizi iş bırakarak bir kez daha haykıracağız. Bununla ilgili bize destek olmak isteyen tüm sendikaları ayrıca velilerimizi de bize bu konuda destek olmaya davet ediyoruz.
Açlık sınırı 7 bin 468 lira. Öğretmenlerde bu açlık sınırının çok az üstünde. Yaklaşık 9-10 bin lira civarında maaş alıyorlar. Özellikle büyük şehirlerde tek maaşlı çalışan bir öğretmen ev kirasını dahi neredeyse ödeyemeyecek duruma geldi. Bununla ilgili aileler bile eskiden öğrencilikte olduğu ortak ev tutma konumuna gelmiş durumda. Bu tarz haberleri alıyoruz. İnsanoğluna yakışır gerçekten ailesiyle birlikte daha makul şartlarda yaşayabilecek ücretleri talep ediyoruz”dedi.
Mülakatın olduğu yerde liyakat olmayacağına dikkat çeken Eğim Sen Edirne Şube Temsilcisi Özer Demir, “Bugüne kadar bir çok sendika ayrı ayrı eylemlilikler yaptı. Bu eylem 2 Kasım’da 13 sendika bir arada iş bırakma eylemini gerçekleştiriyor. Bu açıdan da önemli. Bu yasa, öğretmenleri bir birlerinden ayrıştıracak, öğretmenler odalarını bölecek, huzursuzluk yaratacağına tüm eğitim çalışanları hem fikir. Hiçbir akılla, mantıkla açıklanabilir bir yasa değil. Tekrar tekrar ifade ettiğimiz gibi 4 arkadaşımız var. 4 ayrı şubeye giriyor. Derslere giriyor. Ama birisine baş öğretmen birisine uzman öğretmen birisine öğretmen birisine sözleşmeli öğretmen gibi maalesef ayrıştıran ifadeler kullanılması huzursuzluğu artıracak.
Mülakatın olduğu yerde liyakat olmaz. Kamuda mülakat uygulamasına derhal son verilmeli. Her kadro hak edilerek alınmalıdır. Eğitim anayasal bir hakken bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan barınma, beslenme ve ulaşım konusunda, sosyal devletin varlık göstermemesi kabul edilemez. Öğrencilerimizin tüm bu hakları devlet güvencesine alınmalı ve kamusal eğitim sağlanmalıdır. Bu taleplerimizin yerine getirilmesi için üretimden gelen gücümüzü kullanarak uyarı niteliğinde bir eyleme imza atıyoruz. Ve iki Kasım’da bir gün süreyle iş bırakıyoruz. Tüm eğitim sistemi ve dolayısıyla ülkenin geleceği için sıraladığımız bu haklı taleplerin cevap bulmaması halinde eylemliliğimize arttırarak sürdüreceğimizi ilan ediyoruz”diye ifade etti.
Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Edirne Şube Temsilcisi Özer Demir ; “Eğitim çalışanlarından ve kamuoyundan gelen tüm haklı tepkilere rağmen. Mesleğimize hakaret niteliğinde Öğretmenlik Meslek kanunundan geri adım atılmaması üzerine 13 eğitim sendikası harekete geçmiştir. Bu sendikalarımızın 14 ekimde yaptığı toplantıda öğretmenlik meslek kanunun geri çekilmemiş eğitimin bazı kronikleşen sorunlarına hala çözüm getirilememiş olmasına karşı ,sesiz kalınamayacağı konusunda ortaklaşılmıştır.Buradan hareketle; bu sendikaların üye ve yöneticileri olarak mesleki haklarımıza ve itibarımıza büyük bir tehdit unsuru olan öğretmenlik Meslek Kanunu'na karşı birlikte harekete geçiyoruz.
Hepinizin bildiği gibi teslim edilmesi gereken haklarımızı yeni ve keyfi şartlara bağlayan ezbere dayalı bir sınav sonucunda ücretli sözleşmeli kadrolu olarak ayrıştırılmış olan bizi yeni sıfatlarla bir kez daha ayrıştıracak olan,okullarda çalışma barışını bozacak ve öğretmenin mesai saat dışındaki vaktini de gasp etmeye niyetli hu kanun, sadece eğitim çalışanları açısından değil, tüm eğitim sistemi açısından büyük bir tehtitdir. Bizler birer öğretmen sorumluluğu ile sadece bu kanuna karşı değil, eğitimin ve eğitim çalışanlarının kronikleşen sorunlarına karşı sesimizi yükseltiyor irade gösteriyoruz.
Taleplerimiz çok açıktır: Atılması gereken en acil adım. 19 Kasım'da yapılacak olan kariyer sınavının iptal edilmesidir. Sonrasında ise bizlere hiç danışılmadan hazırlanan ve içeriği sırtımızdaki yükü daha da artıracak olan Öğretmenlik Meslek Kanunu geri çekilmeli ve eğitim sendikaları ile tüm eğitim çalışanlarının görüşlerinin de yansıyacağı şekilde yeniden düzenlenmelidir. Ülkedeki gerçek enflasyonda eğitim çalışanlarının alım gücünün ne kadar düştüğü de açıktır. Oysa insanlık onuruna yaraşır ücretler alarak çalışmak bir haktır. Ve ay sonunu getiremeyen faturalarını ödeyemeyen, faturalarını ödemekte zorlanan bir eğitim çalışanın mesleğini sağlıklı şekilde yapabilmesi mümkün değildir. Tüm eğitim çalışanlarını yoksulluk sınırının üzerine bir ücret artışına ilişkin düzenlemeler yapılmalı ve 1. dereceye gelmiş tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmelidir. Ayrıcan eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneği ayrım gözetmeksizin tüm eğitim çalışanlarına bir maaş tutarında ödenmelidir. Sosyal devlet ilkesi gereği, tüm eğitim çalışanlarına giyim, ulaşım, barınma beslenme, yakıt, kira yardımı yapılmalı ve aile çocuk yardımı tutarları iyileştirilmeli. Vergi dilimi adaletsizliğine son verilmelidir. Öğrencilerimize öğretebileceğimiz en büyük değerlerden biri adalet iken eğitimin bu değerden yoksun hale gelmesi kabul edilemez. Mülakatın olduğu yerde liyakat olmaz. Kamuda mülakat uygulamasına derhal son verilmeli. Her kadro hak edilerek alınmalıdır” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Eğitim çalışanlarının özlük hakları için herkesi eyleme destek olmaya çağıran Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, “Öğretmen ve eğitim çalışanlarının özlük haklarını öğretmenlerin meslek kanuna olan tepkilerini bir kez daha alandan haykıracağız. Şimdiye kadar bu meslek kanunuyla ilgili hem yerellerde hem de Ankara’da bir çok defa basın açıklamaları yapıldı. Bakanlık önünde basın açıklaması yapıldı. Anıtkabir’e yürüyüşler yapıldı. Mecliste soru önergeleri verildi. Bu konuda girişimlerde bulunuldu ama maalesef öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının maalesef taleplerine kulak tıkandı. Ve ne son çare olarak ‘Söz bitti artık eylem zamanı’ diyerek bu haklı taleplerimizi iş bırakarak bir kez daha haykıracağız. Bununla ilgili bize destek olmak isteyen tüm sendikaları ayrıca velilerimizi de bize bu konuda destek olmaya davet ediyoruz.
Açlık sınırı 7 bin 468 lira. Öğretmenlerde bu açlık sınırının çok az üstünde. Yaklaşık 9-10 bin lira civarında maaş alıyorlar. Özellikle büyük şehirlerde tek maaşlı çalışan bir öğretmen ev kirasını dahi neredeyse ödeyemeyecek duruma geldi. Bununla ilgili aileler bile eskiden öğrencilikte olduğu ortak ev tutma konumuna gelmiş durumda. Bu tarz haberleri alıyoruz. İnsanoğluna yakışır gerçekten ailesiyle birlikte daha makul şartlarda yaşayabilecek ücretleri talep ediyoruz”dedi.
Mülakatın olduğu yerde liyakat olmayacağına dikkat çeken Eğim Sen Edirne Şube Temsilcisi Özer Demir, “Bugüne kadar bir çok sendika ayrı ayrı eylemlilikler yaptı. Bu eylem 2 Kasım’da 13 sendika bir arada iş bırakma eylemini gerçekleştiriyor. Bu açıdan da önemli. Bu yasa, öğretmenleri bir birlerinden ayrıştıracak, öğretmenler odalarını bölecek, huzursuzluk yaratacağına tüm eğitim çalışanları hem fikir. Hiçbir akılla, mantıkla açıklanabilir bir yasa değil. Tekrar tekrar ifade ettiğimiz gibi 4 arkadaşımız var. 4 ayrı şubeye giriyor. Derslere giriyor. Ama birisine baş öğretmen birisine uzman öğretmen birisine öğretmen birisine sözleşmeli öğretmen gibi maalesef ayrıştıran ifadeler kullanılması huzursuzluğu artıracak.
Mülakatın olduğu yerde liyakat olmaz. Kamuda mülakat uygulamasına derhal son verilmeli. Her kadro hak edilerek alınmalıdır. Eğitim anayasal bir hakken bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan barınma, beslenme ve ulaşım konusunda, sosyal devletin varlık göstermemesi kabul edilemez. Öğrencilerimizin tüm bu hakları devlet güvencesine alınmalı ve kamusal eğitim sağlanmalıdır. Bu taleplerimizin yerine getirilmesi için üretimden gelen gücümüzü kullanarak uyarı niteliğinde bir eyleme imza atıyoruz. Ve iki Kasım’da bir gün süreyle iş bırakıyoruz. Tüm eğitim sistemi ve dolayısıyla ülkenin geleceği için sıraladığımız bu haklı taleplerin cevap bulmaması halinde eylemliliğimize arttırarak sürdüreceğimizi ilan ediyoruz”diye ifade etti.





