Jeoloji Mühendisleri Odası Edirne temsilcisi ve jeoloji mühendisi Can Yılmaz, olası İstanbul depreminin Edirne’yi ciddi etkileyeceğini belirtti. Saros Körfezi’nin tehlike durumunun en büyük olduğu yerlerden biri olduğunu açıklayan Yılmaz, olası İstanbul depreminin Edirne’ye etkileri hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu.
Olası İstanbul depreminin Silivri açıklarında, Marmara Denizi içerisinde ve 7 büyüklüğünün üzerinde gerçekleşmesinin değerlendirildiğini belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Edirne temsilcisi ve jeoloji mühendisi Can Yılmaz, olası depreme Edirne merkezinin 180 kilometre, il sınırının ise 110 kilometre olduğunu ifade etti. Kahramanmaraş depreminin 300 kilometre uzaklıktaki şehirde bile yıkımlara neden olduğunu anlatan jeoloji mühendisi Can Yılmaz, “Bunu göz önünde bulundurarak, İstanbul depreminde Edirne’nin de etki alanında kalacağı bellidir.” açıklamasında bulundu.
Marmara Denizi’nin içerisinden devam eden, Şarköy’den geçen, Saros Körfezi’nin içerisine devam eden fay hattının, Kuzey Anadolu Fay hattının devamı niteliğinde olduğunu vurgulayan jeoloji mühendisi Can Yılmaz, “Bu hattın Edirne genelinde en yakın yeri Saros Körfezi sahil şeridinin 5 kilometre uzağında olduğu görülmektedir. Enez ilçemiz de bu hatta 25-30 kilometre yakınlıkta yer almaktadır.” dedi.
Edirne merkezde alüvyon alanların bulunduğuna dikkat çeken jeoloji mühendisi Can Yılmaz, ‘önlemli alan’ olarak nitelendirilen alanlarda inşaatların önlemler alınarak yapılması gerektiğini ve mümkünse yüksek katlı yapılardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Can Yılmaz, alüvyon alanlarda bulunan yapılarda da zemin iyileştirme çalışmalarının ivedilikle gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu.
Yerleşime uygunluk haritaları hazırlanırken alüvyon düzlüklerden uzaklaşılması gerektiğini ifade eden jeoloji mühendisi Can Yılmaz, “Alüvyon bölgelerde yapılacak yapılarda, özellikle yeraltı sularının yüksek ve gevşek nitelikli alanlarda çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığımızı defalarca yaşadık. Bu alanlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerekir. Hatay’da da görüldüğü üzere alüvyon düzlüklerde yıkımların daha fazla olduğu, yamaç ve yamacın üzerindeki yerlerde yıkımların görülmediği tespit ettiğimiz durumlardan bir tanesi. Daha sağlam daha sıkı zeminlerin olduğu bölgelerde yapılaşmalara yönelmeli.” açıklamasında bulundu.HABER:ŞENER URFA





