Gökhan ATEŞEdirnespor yönetiminin samimiyetine inanmak istiyor insan…Geçmişte yapılan hataların, harcamaların önüne geçebilmek adına çırpındıklarını ve gelecek yıl şeytanın bacağını kırarak üçüncü lige çıkmak istediklerini ifade ediyorlar…Hedef gerçekçi…Hedef ulaşılabilir…Ancak hedefe olan adanmışlık, inanç, samimiyet ne seviyede?*Savaş Üner’in de dediği gibi bu yılı “yönetici amatörlüğüne” verelim gitsin…*Bir amaca ulaşmak için çok fazla transfer yapmaya, çok fazla paralar harcayıp oyuncular almaya ve hedefe ulaştıktan sonra bu oyuncularla yolları ayırıp yeni bir oluşuma gidilmesine karşıyım…*Ben takımın hemen bir yılda profesyonel lige çıkıp, oradan birkaç yıl sonra belediye el değiştirdiğinde koltuğa oturacak kişinin tavrına, önceliğine göre takımın kaderinin belirlenmesine de karşıyım…*Yöneticiler oturup bunu düşünmeli…Takımı kendi yağında kavrulacak duruma getirmeli…Kaynak oluşturmalı, kaynak yaratmalı…Aksi takdirde belediyeye göbek bağı ile bağlanması ilk etapta her ne kadar mecburi gibi görünse de birkaç yıl içinde aynı bağımlılığın devam etmesi açıkyönetici başarısızlığı olarak değerlendirilir…Onun için yönetimin gerçekçi olup,takımı üçüncü lige en iyi şekilde adapte etmesinin yanında çok önemli bir görevi daha var…Hatta bence daha önemli bir görev bu…O da nedir?Altyapı kurmak, altyapıyı beslemek, kulübe kaynak yaratacak atılımlar gerçekleştirmek, bu yatırımları sürekli hale getirip takımı kendi kaynaklarından besleyebilecek standarda ulaştırmak ve kurum kuruluşlara olan göbek bağını zamanla tamamen kopartmak… Gerçi yönetimdeki kişilerin kurum ve kuruluşların başındaki isimlerle ne kadar bağımsız ilişkiler içinde olduğu ile de doğrudan orantılı bir durum bu…Ancak biz yine de çözüm önerisini sunalım…İleri de “Herkes eleştirdi. Köstek oldu. Tek yapıcı çözüm önerisi olmadı” veryansını ile karşılaşınca yazımızı çıkarıp önlerine koyabilelim…Geleceğe not olsun bu yazı…*Tekrar söylüyorum; yönetim öncelikli hedefini profesyonel lige çıkmak olarak belirlemeli ancakbu hedefin gizli öznesi göbek bağlarından kurtulmanın yollarını bulup, o yolda kararlılıkla yürümek olmalı… *Bazı meslek büyüklerimiz katıldığı toplantılarda soracağı soru öncesinde yaptığı geniş değerlendirmede olayın içine orada bulunan tüm basın mensuplarını katmadan yorumda bulunursa kendi adıma çok mutlu olacağım…3-4 yıl önceki meseleyi yorumlarken birinci çoğul konuşup, kendi yorumlarınızı şahsımın da yorumuymuş gibi lanse etmeniz –belki gayri ihtiyari ama- beni rahatsız ediyor…Çünkü bu mesleğe bir buçuk yıl önce başladım ve uzun vadede yorumladığınız meselelerin çoğuna hakim değilim…Elbette fikirlerinize, görüşlerinize saygım var.Ama mevzunun özünü öğrendiğimde yorumum sizden farklı olabilir.Dolayısı ile kendi görüşünüzü, kendi görüşünüzmüş gibi söylerseniz, size katılan arkadaşlarımız da bu görüşünüzü destekler nitelikte tavır alır, desteklemeyenler daha farklı bir yönde tavır alır.Konuyla ilgili yorum yapacak donanıma, yaşanmışlığa sahip olmayanlar da olayı anlamaya çalışır.Mevzu bu kadar basit…Bu davranışı gayri ihtiyari olarak yaptığınıza inanmak istiyorum, ancak yorumda bulunurken herkesin bir fikri olabileceğini de hesaba katıp konuşursanız çok sevineceğim.Sonuçta basın toplantısına gidilirken “Abi sen bizim hepimiz adına yorumda bulunabilir, soru sorabilirsin” diye ortak bir karar alınmıyor…
SAĞLIK
Yayınlanma: 20 Nisan 2016 - 08:00
Önce profesyonel yönetici
Gökhan ATEŞ Edirnespor yönetiminin samimiyetine inanmak istiyor insan… Geçmişte yapılan hataların, harcamaların önüne geçebilmek adına çırpındıklarını ve gelecek yıl şeytanın bacağını kırarak üçüncü lige çıkmak istediklerini ifade ...
SAĞLIK
20 Nisan 2016 - 08:00









