Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramis Özgen; fabrikaların özelleştirilmesine karşı çıktıklarını, özelleştirilecekse de yetkinin Pancar Kooperatiflerine devredilmesi gerektiğini belirtti. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) 14 şeker fabrikasıyla ilgili aldığı karara yönelik Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramis Özgen ile görüştük. Özgen, Trakya’nın ilk ve tek şeker fabrikası olan Alpullu şeker fabrikasının ve diğer şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı olduğunu vurguladı. Özgen, özelleştirilen diğer farklı fabrikaların da zaman içerisinde kapandığını belirtti. Özgen, sektörün stratejik özelliği ve gıda güvenliği açısından özelleştirmenin yapılmaması, özelleştirilecekse de işletme hakkını Pancar Kooperatiflerine devredilmelisi gerektiğinin altını çizdi.
“HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI”Özgen, pancar üretiminin 18 bin tonlardan 130 bin tonlara yükseldiğini bu yıl ki rakamların 250 bin tona yükseleceğini beklerken özelleştirmenin üretici ve çiftçide hayal kırıklığına neden olduğunu vurguladı. Özgen; “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili T.C. Başbakanlık Özelleştirme Idaresi Başkanlığı tarafından, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.ye ait Alpullu Şeker Fabrikası ile birlikte toplam 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi kararı alınmıştır ve "Satış" yöntemi ile ayrı ayrı özelleştirilecektir. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle kurularak 1926'da üretime başlayan Alpullu Şeker Fabrikası'nın 4 yıl aradan sonra geçen yıl Trakya çiftçisine yeniden kapısını açması ve faaliyete geçmesi üreticiler tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Fabrikanın faaliyete geçmesi sonrasında Trakya Bölgesindeki pancar üretimi 18 bin tonlardan 130 bin tonlara kadar yükseldi. Bizler önümüzdeki sene bu rakamın 250 bin tona yükseleceğine inanırken, bu fabrikanın tekrar özelleştirme kapsamına alınması büyük bir hayal kırıklığı yaşanmasına neden olmuştur” dedi.
“SADECE ÇİFTÇİYİ DEĞİL, ESNAFLARI DA ETKİLEYECEKTİR”Özelleştirmeden kaynaklanacak olan sorunların sadece çiftçi ve üreticiyi değil aynı zamanda esnafları da etkileyeceğini belirterek; “Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamalarda şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili konuşmuş ‘Türk Telekom'u, Tüpraş'ı özeleştirebilirsiniz ama iş şeker fabrikalarının özelleştirilmesine geldi mi bu konuyu 40 kere düşünmemiz lazım’ demişti. Ancak gelinen noktada şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığı ve alınan kararın doğru olmadığı da anlaşılmıştır. 18 Nisan'a kadar 25 kamu şeker fabrikasının Alpullu Şeker Fabrikası da dahil olmak üzere 14'ü satılacaktır. Bu yapılan özelleştirmelerin ardından da birçok şeker fabrikası zamanla kapatılacaktır. Özelleştirme sonucunda ortaya çıkacak şeker üretim açığının ise nişasta bazlı şekerle kapatılacağı aşikârdır. Özelleştirme stratejik bir ürün olan pancar ve şeker üretiminin geleceğini doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle fabrikanın özelleştirme sonrası kapanması durumunda fabrikada fiilen çalışanların yanı sıra, fabrika hinterlandındaki on binlerce çiftçi ailesi ile bölge hayvancılığı ve nakliyeciler ile esnafı da olumsuz etkilenecektir. Şekerpancarı; üreticilerimizin tarımsal bilgi ve kültür düzeylerini yükselten, ailenin tüm fertlerine çalışma imkânı ve istihdam sağlayan, nüfusun kırsal kesimde tutulmasına, iç göçün yavaşlatılmasına ve bölgesel kalkınmışlık farklarının azaltılmasına en büyük katkıyı sağlayan ürünlerin başında gelmektedir. Özelleştirmeden doğrudan etkilenecek şeker sanayinin dışında bu özelleştirmenin asıl etki alanını tarım ve şeker pancarı tarımını yapan üreticiler oluşturmaktadır” şeklinde konuştu. “YILDA YAKLAŞIK 25-30 MİLYON TON İŞ HACMİ YARATMAKTADIR”Pancar üretiminin diğer bağlantılı sektörlerle birlikte yılda 25-30 milyon tonluk iş hacmi sağladığını belirterek; “Bugün 1,5 milyon üretici pancar kooperatiflerinin ortağıdır. Yani bu özelleştirme aileleriyle birlikte yaklaşık 10 milyon insanımızı ilgilendirmektedir. Şeker pancarı, istihdam sorununa çözüm olabilecek en önemli üründür. Çapa ve hasat dönemlerinde 250 bin tarım işçisi ve az topraklı çiftçiler ile işsizlere 100 gün süreyle iş imkânı sağlar. Aynı zamanda bir dekar şeker pancarı tarımı, tarımda 80, sanayide 13 saat olmak üzere toplam 93 saat istihdam sağlamaktadır. Şeker pancarı, yüksek oranda tarımsal girdi (gübre, zirai ilaç, mekanizasyon v.b.) kullanımı gerektiren bir bitkidir. Bu nedenle yan sektörlerin gelişmesine en fazla destek sağlayan, en önemli sanayi bitkisidir. Şeker pancarı tarımı ve Şeker sanayi kendi sektörü dışında taşıma sektörüne de yılda yaklaşık 25-30 milyon ton iş hacmi yaratmaktadır. Bu yönüyle şeker pancarı, tarım ve endüstri kesiminde yarattığı geniş istihdam alanı ile etkin bir sosyal boyut kazanmaktadır. Pancar, dünyada olduğu gibi ülkemiz şartlarında da katma değeri en yüksek üründür. Yetiştirildiği alanlarda diğer ürünlere göre dört kat daha fazla katma değer sağlamakta, şeker pancarı ve pancar şekeri sanayi ülkemizde yılda yaklaşık 3 milyar dolar katma değer yaratmaktadır. Pancar tarımı ve pancar şekeri sektörü; istihdam yaratıcı, tarımı ve hayvancılığı geliştirici, yan sektörleri destekleyici etkileri, çevre dostu, en fazla katma değer yaratan sektörlerden biri olması, özellikle de sağladığı sosyal faydanın büyüklüğü nedeniyle, tüm dünyada korunan ve desteklenen sektör durumundadır” ifadelerini kullanıldı. “İŞLETME HAKKI PANCAR KOOPERATİFLERİNE DEVREDİLMELİDİR”Özgen, Sektörün stratejik özelliği ve gıda güvenliği açısından özelleştirmenin yapılmaması, özelleştirilecekse de işletme hakkının Pancar Kooperatiflerine devredilmesi gerektiğini belirtti. Özgen; “Bu özellikleriyle de ülkemizde bir tarımsal kalkınma aracı olarak kullanılan şeker pancarı tarımı ve şeker sanayi sektörü ekonomik gerekçeler dışında sosyal gerekçeler ve güvenlik stratejileri açısından da önemli bir işlev görmüştür. O nedenle bölgede özelleştirme sonrası şart koşulan üretim yapma zorunluluğu süresinin sona ermesi ile birlikte Alpullu Şeker Fabrikası'nın kapanması ya da şeker üretim kotasının verimli bölgelere (özellikle İç Anadolu) kaydırılması söz konusu olabilecektir. Bu durumda fabrikalarda çalışan işçilerin yanı sıra bölgedeki üreticiler ile yan sektörler olan hayvancılık ve nakliye ile girdi temin eden esnaf ve işletmelerde bu gelişmelerden etkilenecektir. Nitekim daha önce yaşanan tarımsal kitlerin özelleştirmesinde de benzer sorunlar yaşanmıştır. Şeker fabrikalarının bilinçsiz bir şekilde özelleştirilmesinden ülke tarımı ve ekonomisi büyük bir darbe alacaktır. Avrupa'da şeker pancarı üretiminde söz sahibi olan Türkiye, özelleştirmelerin ardından bu üstünlüğünü kaybederek, şekerde de ithalatçı duruma gelecektir. Şeker piyasası tamamen Cargill'in kontrolüne girecektir. Tüm bu nedenlerle Şeker fabrikalarını özelleştirme kararının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Sektörün stratejik özelliği ve gıda güvenliği açısından özelleştirmenin yapılmaması, mutlaka özelleştirilecekse de ehil ellere, yani ABD ve AB örneklerinde olduğu gibi işletme hakkı Pancar Kooperatiflerine devredilmelidir. Kısacası bu şartlar altında gerekli altyapı oluşturulmadan sadece hazineye gelir sağlama amaçlı yapılacak bir özelleştirme sektörün sonunu getirecektir ve siyasilerin de aldıkları bu kararın sonuçlarını iyi değerlendirmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.
“SADECE ÇİFTÇİYİ DEĞİL, ESNAFLARI DA ETKİLEYECEKTİR”Özelleştirmeden kaynaklanacak olan sorunların sadece çiftçi ve üreticiyi değil aynı zamanda esnafları da etkileyeceğini belirterek; “Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamalarda şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili konuşmuş ‘Türk Telekom'u, Tüpraş'ı özeleştirebilirsiniz ama iş şeker fabrikalarının özelleştirilmesine geldi mi bu konuyu 40 kere düşünmemiz lazım’ demişti. Ancak gelinen noktada şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığı ve alınan kararın doğru olmadığı da anlaşılmıştır. 18 Nisan'a kadar 25 kamu şeker fabrikasının Alpullu Şeker Fabrikası da dahil olmak üzere 14'ü satılacaktır. Bu yapılan özelleştirmelerin ardından da birçok şeker fabrikası zamanla kapatılacaktır. Özelleştirme sonucunda ortaya çıkacak şeker üretim açığının ise nişasta bazlı şekerle kapatılacağı aşikârdır. Özelleştirme stratejik bir ürün olan pancar ve şeker üretiminin geleceğini doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle fabrikanın özelleştirme sonrası kapanması durumunda fabrikada fiilen çalışanların yanı sıra, fabrika hinterlandındaki on binlerce çiftçi ailesi ile bölge hayvancılığı ve nakliyeciler ile esnafı da olumsuz etkilenecektir. Şekerpancarı; üreticilerimizin tarımsal bilgi ve kültür düzeylerini yükselten, ailenin tüm fertlerine çalışma imkânı ve istihdam sağlayan, nüfusun kırsal kesimde tutulmasına, iç göçün yavaşlatılmasına ve bölgesel kalkınmışlık farklarının azaltılmasına en büyük katkıyı sağlayan ürünlerin başında gelmektedir. Özelleştirmeden doğrudan etkilenecek şeker sanayinin dışında bu özelleştirmenin asıl etki alanını tarım ve şeker pancarı tarımını yapan üreticiler oluşturmaktadır” şeklinde konuştu. “YILDA YAKLAŞIK 25-30 MİLYON TON İŞ HACMİ YARATMAKTADIR”Pancar üretiminin diğer bağlantılı sektörlerle birlikte yılda 25-30 milyon tonluk iş hacmi sağladığını belirterek; “Bugün 1,5 milyon üretici pancar kooperatiflerinin ortağıdır. Yani bu özelleştirme aileleriyle birlikte yaklaşık 10 milyon insanımızı ilgilendirmektedir. Şeker pancarı, istihdam sorununa çözüm olabilecek en önemli üründür. Çapa ve hasat dönemlerinde 250 bin tarım işçisi ve az topraklı çiftçiler ile işsizlere 100 gün süreyle iş imkânı sağlar. Aynı zamanda bir dekar şeker pancarı tarımı, tarımda 80, sanayide 13 saat olmak üzere toplam 93 saat istihdam sağlamaktadır. Şeker pancarı, yüksek oranda tarımsal girdi (gübre, zirai ilaç, mekanizasyon v.b.) kullanımı gerektiren bir bitkidir. Bu nedenle yan sektörlerin gelişmesine en fazla destek sağlayan, en önemli sanayi bitkisidir. Şeker pancarı tarımı ve Şeker sanayi kendi sektörü dışında taşıma sektörüne de yılda yaklaşık 25-30 milyon ton iş hacmi yaratmaktadır. Bu yönüyle şeker pancarı, tarım ve endüstri kesiminde yarattığı geniş istihdam alanı ile etkin bir sosyal boyut kazanmaktadır. Pancar, dünyada olduğu gibi ülkemiz şartlarında da katma değeri en yüksek üründür. Yetiştirildiği alanlarda diğer ürünlere göre dört kat daha fazla katma değer sağlamakta, şeker pancarı ve pancar şekeri sanayi ülkemizde yılda yaklaşık 3 milyar dolar katma değer yaratmaktadır. Pancar tarımı ve pancar şekeri sektörü; istihdam yaratıcı, tarımı ve hayvancılığı geliştirici, yan sektörleri destekleyici etkileri, çevre dostu, en fazla katma değer yaratan sektörlerden biri olması, özellikle de sağladığı sosyal faydanın büyüklüğü nedeniyle, tüm dünyada korunan ve desteklenen sektör durumundadır” ifadelerini kullanıldı. “İŞLETME HAKKI PANCAR KOOPERATİFLERİNE DEVREDİLMELİDİR”Özgen, Sektörün stratejik özelliği ve gıda güvenliği açısından özelleştirmenin yapılmaması, özelleştirilecekse de işletme hakkının Pancar Kooperatiflerine devredilmesi gerektiğini belirtti. Özgen; “Bu özellikleriyle de ülkemizde bir tarımsal kalkınma aracı olarak kullanılan şeker pancarı tarımı ve şeker sanayi sektörü ekonomik gerekçeler dışında sosyal gerekçeler ve güvenlik stratejileri açısından da önemli bir işlev görmüştür. O nedenle bölgede özelleştirme sonrası şart koşulan üretim yapma zorunluluğu süresinin sona ermesi ile birlikte Alpullu Şeker Fabrikası'nın kapanması ya da şeker üretim kotasının verimli bölgelere (özellikle İç Anadolu) kaydırılması söz konusu olabilecektir. Bu durumda fabrikalarda çalışan işçilerin yanı sıra bölgedeki üreticiler ile yan sektörler olan hayvancılık ve nakliye ile girdi temin eden esnaf ve işletmelerde bu gelişmelerden etkilenecektir. Nitekim daha önce yaşanan tarımsal kitlerin özelleştirmesinde de benzer sorunlar yaşanmıştır. Şeker fabrikalarının bilinçsiz bir şekilde özelleştirilmesinden ülke tarımı ve ekonomisi büyük bir darbe alacaktır. Avrupa'da şeker pancarı üretiminde söz sahibi olan Türkiye, özelleştirmelerin ardından bu üstünlüğünü kaybederek, şekerde de ithalatçı duruma gelecektir. Şeker piyasası tamamen Cargill'in kontrolüne girecektir. Tüm bu nedenlerle Şeker fabrikalarını özelleştirme kararının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Sektörün stratejik özelliği ve gıda güvenliği açısından özelleştirmenin yapılmaması, mutlaka özelleştirilecekse de ehil ellere, yani ABD ve AB örneklerinde olduğu gibi işletme hakkı Pancar Kooperatiflerine devredilmelidir. Kısacası bu şartlar altında gerekli altyapı oluşturulmadan sadece hazineye gelir sağlama amaçlı yapılacak bir özelleştirme sektörün sonunu getirecektir ve siyasilerin de aldıkları bu kararın sonuçlarını iyi değerlendirmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu. 




