Müftü Üzüm, Edirne İl Müftülüğü'nde düzenlediği basın toplantısında, yılbaşı kutlamaları ve yeni yılla ilgili düşüncelerini kamuoyuyla paylaştı. 2017 yılının insanlığa barış ve huzur getirmesini dileyen Üzüm, yeni yıl eğlencesinin Müslüman milletlerin örf, gelenek, kültür ve en önemlisi dinine uygun olmayan davranışlar olduğuna dikkat çekti.
“YILBAŞINDA, NOEL, ÇAM AĞACI, KUMAR, İÇKİ TOPLUMU YOZLAŞTIRIR”
Hele hele noel, çam ağacı, kumar, içki, spor toto, loto, piyango gibi insanı kendisinden ve rabbinden uzaklaştıracak davranışlarla birleştirileceğini kaydeden Müftü Üzüm, “Toplumun yozlaşmasına izin veren bir geleneğin oluşmasına sebebiyet vermesi, yeni bir yozlaşmaya yol açması son derece tehlikeli bir durumdur. Pagan kültürü, tüketim kültürü, haz ve eğlence kültürüyle birleşerek gençlerimiz üzerinde bir yozlaşma kültürü meydana getirmesinin doğru olmadığı çok açıktır. Noel ağacı ve noel baba figürü hiçbir gönül bağımız yoktur” dedi.
“ATATÜRK YAŞASAYDI, KURAN VE SÜNNET ZORUNLU DERS OLURDU”
Ayrıca, Atatürk'ün Kur'an ve sünnetin Türkçe tesfirlerini, tercümelerini yaptırarak millet için önemli bir çalışma gerçekleştirdiğini belirten Müftü Üzüm, "Türklerin Osmanlı ve Selçuklu Devletleriyle çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıktı ve Atatürk bu hedefi gösterdi. Atatürk bize yeniden o hedefi gösteriyor. Diyor ki, Kuran ve sünnetin gösterdiği değerler ele alınırsa ve o yolda ilerlenirse çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkılır. Buna kendisi inanıyordu ve bunun uygulamalarını kendi hayatında uyguluyordu. İslam’ın bu hakikatlerinin Atatürk’ün de dediği gibi tüm dünyaya ne kadar uygun olduğu ortaya çıkacak. İnşallah bu çok yakında olacak. Bu değerlere ülkemiz sahip çıktığı zaman, o örnek medeniyet seviyesini yakalayacağız. Bizim kendi öz değerlerimiz ve manevi değerlerimiz var bunlara sahip çıkmalıyız. Yeter ki Atatürk'ün bıraktığı bu miras, kuran ve sünnet sahiplenilsin. Eğer Atatürk yaşasaydı Kuran ve sünnetin ders olarak okutulmasını isterdi. Şu anda seçmeli olarak bu dersler okutuluyor. İnşallah daha da yaygınlaşacak’’ diye konuştu.
Her yılın ilk gecesinde insanların anlamsız gayretler içerisinde olmaması gerektiğini söyleyen Üzüm; “Bu gibi geceler yeni bir yıla daha kavuşturduğu için Cenab-ı Hakk'a kulluğumuzun şuurunda olma vaktidir. Günün beş vaktini secdeyle anlamlandırmaktır. Yeni bir yıla girerken etrafımızda olup bitenlere dikkat etmeliyiz. Yılbaşı adıyla yapılacak kutlamalar bize yabancıdır. Onlarla hiçbir gönül bağımız yoktur. Bizim çok daha güzel, mutluluk veren kültürümüz, inancımız, tarihimiz, milli ve manevi değerlerimiz vardır” ifadelerini kullandı.





