Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu, hakkında ulusal basında yayınlanan haberler Edirne’de şok etkisi oluşturdu. Tabakoğlu, baldızının üniversite kadrosunda çalışmaya başladığı iddiasını doğrulayıp, “Allah' tan korkmayanlar için yaşasın cehennem.”sözüyle sitemin dolu paylaşım yaptı.
Ankara Kuşu adı altında Twitter hesabından paylaşımlarda bulunan admin, bu kez de Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu’nu hedef aldı. Paylaşımda ‘Hocam rektörü olduğunuz Trakya Üniversitesi’nde baldızınıza kadro açmışsınız. Özel değilse sebebini öğrenebilir miyiz?’ ifadelerine yer verdi. Bu paylaşımın altına Rektör Tabakoğlu’da cevap yazdı. Tabakoğlu, “Aile ve Sosyal politikalar bakanlığında kadrolu bilgi işlem memuru idi. Aday memurluğu bitince muvafakat istedi kurumu verdi. Bizim de bilgi işlemde ciddi ihtiyaç vardı kabul ettik. 3 yıldır çalışıyor. Evli çocuklu bir hanım. Allah' tan korkmayanlar için yaşasın cehennem.”paylaşımında bulundu.
HERKESİ ŞAŞKINA ÇEVİREN OLAY!
Bir diğer olay ise herkesi şaşkına çevirdi. İntihal raporları ile meslekten ihraç edildiğini ve Tabakoğlu’nun kendisini mağdur ettiğini belirten Doç. Dr. Ahmet Deniz, İstanbul’da taksi şoförlüğü yaparak geçimini sağlamaya çalıştığını anlattı. Rektör Erhan Tabakoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim zaferini kutlayan Doç. Dr. Ahmet Deniz’in hayatını kararttığı iddiaları hafta sonu Yenişafak Gazetesi’nde geniş yer buldu.
Yenişafak gazetesinde yer alana habere göre, Doç. Dr. Ahmet Deniz, 24 Haziran 2018 seçim gecesi sonuçların kesinleşmesinin ardından akademisyenlerin bulunduğu WhatsApp grubunda üzerinde “Reisle Yola devam” yazan bir resmi “Komünistlere, Ateistlere rağmen…” notuyla paylaştı. Deniz’in bu paylaşımı iki akademisyen tarafından “ayrımcılık” yaptığı iddiası ile şikayet edildi. Tabakoğlu yönetimi, Deniz hakkında açtığı soruşturmayı jet hızıyla tamamladı. Deniz, “Ayrılık yaratmaya çalıştığı” gerekçesiyle uyarı cezasına çarptırıldı. Ancak Deniz’in cezası bununla bitmedi. Üniversite yönetimi bu kez Deniz hakkında “intihal” soruşturması başlattı. Deniz, 23 Eylül 2021’de ‘intihal’ yaptığı iddiasıyla mesleğinden ihraç edildi.
Şikayet eden akademisyenlerden birisi hazırladığı sınav sorusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “çapulcu” imasında bulunduğu için eski rektör tarafından hakkında soruşturma açılan G.T. olduğu iddia edildi. Yenişafak Gazetesi’nde yer alan haber dizisi ve bu haberin detayları ‘www.yenisafak.com/’ adresinde de bulunmaktadır.
REKTÖR TABAKOĞLU’NDAN İDDİALARA AÇIKLAMA GELDİ
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi, “Cumhurbaşkanımız tarafından, 2016 ve 2020 yıllarında olmak üzere, Rektörlük görevine iki defa atanmaktan onur duyduğum Trakya Üniversitesi ve şahsım, bir yayın organı tarafından, üç gündür, mesnetsiz manşet haberleriyle hedef haline getirilmektedir.
Bu asılsız ve hangi amaca hizmet ettiği anlaşılmayan karalama kampanyası ile üniversitemiz, şahsım ve en önemlisi bizleri her daim destekleyen devlet büyüklerimiz, sistematik bir şekilde hedef alınmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, söz konusu yayın organı tarafından tamamen çarpıtılarak gündeme getirilen iddialar asılsız olduğu gibi, tamamı lehimize sonuçlanan ve geçmişte yaşanan olaylardır. Çok şükür ki, bu çirkin kampanyaya konu olan iddialarla ilgili veremeyeceğimiz hiçbir cevap, hiçbir hesap yoktur.
Rektörlük görevine atandığım 2016’dan bu yana süregelen olaylarla ilgili olarak, üç kez yerinde gerçekleştirilen YÖK denetiminden geçirildiğimizi, YÖK’e birçok kez yazılı bilgi verdiğimizi, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından ulaştırılan tüm başvuruları yanıtladığımızı, tüm CİMER şikâyetlerini cevapladığımızı ve en önemlisi tüm iddiaların Cumhuriyet Savcılığı ve diğer adli merciler tarafından tek tek değerlendirildiğini ve her birinin lehimize sonuçlandığını ifade etmek isterim.
Özetle, haberlere konu olan tüm bu olaylar, yargı organları ve farklı kurumlar tarafından defalarca gözden geçirilmiş, gerek kurumum gerekse şahsım her seferinde haklı bulunmuştur. Rektörlük görevine, Ağustos 2020’de, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ikinci defa atanmış olmam ise dürüstlükten asla ödün vermediğimiz yönetim anlayışımızın vesikası niteliğindedir.
Bu doğrultuda, üç gündür provokatif bir amaçla yayımlanan haber ve iddiaları ele aldığımızda;
1) Haberlerde adı geçen Derya Kuloğlu’nun 2019 yılında görev süresi sona ermiş ve mevzuatta yer alan asgari puan şartını sağlayamadığı için yeniden ataması yapılmamıştır. Ayrıca kendisi hakkında hem üniversitemiz hem de daha önce çalıştığı üniversiteler tarafından verilen çeşitli disiplin cezaları bulunmaktadır.
Diğer taraftan, akademik camiada “fikir hırsızlığı” olarak tanımlanan intihal eylemi nedeniyle 2021 yılında YÖK Yüksek Disiplin Kurulu’nun 2021/42 sayılı kararı ile “Üniversite Öğretim Mesleği”nden çıkartılmıştır. Ayrıca mahkeme kararıyla, ölümle tehdit de dâhil olmak üzere, üniversitemiz çalışanlarına yönelik tehdit suçundan 6 ay 7 gün, hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası almış, hakkında denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir.
2) Haberlerde adı geçen U.T, Ç.T., A.K.B. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/b-4 maddesindeki yetkiye dayanılarak personel ihtiyacı nedeniyle, mevcut birimlerinden farklı birimlerde görevlendirilmiştir. Bu nedenle, mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirilen bu görevlendirmelerin sürgün olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. M.K. ise araştırma görevlisi olup, görevine 10 günden fazla devam etmemesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca görevinden çekilmiş, müstafi sayılmıştır.
3) Ahmet Deniz’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkan seçilmesine sevindiği için cezalandırılması gibi bir durum asla söz konusu değildir. Görev yaptığı okuldaki akademisyen ve idari personelin bulunduğu, okuldaki işleyişe ilişkin duyurular için kullanılan iki ayrı WhatsApp grubunda, seçim sonrasında, provokasyon içeren ve bir öğretim üyesine yakışmayacak nitelikte paylaşımları nedeniyle diğer akademisyenler tarafından şikâyet edilmiş ve uyarı cezası almıştır. Gerektiğinde kamuoyu ile paylaşabileceğimiz WhatsApp yazışmalarında, bir öğretim üyesine yakışmayacak sözlerle insanları tahrik ettiği için uyarı cezası verilmiştir. Bu uyarı cezasının Cumhurbaşkanımızı desteklediği için verildiği iddiasının hiçbir gerçekliği yoktur.
Diğer taraftan Ahmet Deniz hakkında, Derya Kuloğlu ile birlikte yazdığı makalesinde, akademik camiada fikir hırsızlığı olarak da anılan intihal eyleminin yapıldığı iddiasının üniversitemize ulaşmasını takiben soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında, üniversitemiz dışından iki farklı üniversiteden alınan bilirkişi raporları ile intihal eyleminin sabit olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda Ahmet Deniz üniversitemiz tarafından değil, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu tarafından, 2021/42 sayılı karar ile “Üniversite Öğretim Mesleği”nden çıkartılmıştır. Ahmet Deniz’in ayrıca U.T. ile birlikte hazırladığı farklı bir makalesinde daha intihal tespit edilmiş olup, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu’ndan gelecek karar beklenmektedir.
4) Haberlerde yer aldığı şekilde, Cumhurbaşkanı’na hakaret içeren paylaşımlarına rağmen E.Ö. ve A.S.Ö.P. hakkında hiçbir işlem yapılmadığı iddiası da tamamen asılsızdır. Konunun, 07.11.2018 tarihli şikâyet dilekçesi ile üniversite tarafından öğrenilmesi sonrası, 19.11.2018 tarihinde, haklarında disiplin soruşturması açılmış ve bu süreçte, soruşturma dosyaları için, adı geçenler hakkındaki ceza yargılamasının akıbeti beklenmiş ve üniversite tarafından gerekli tüm prosedürler uygulanmıştır. Dolayısıyla burada, haberde iddia edildiği gibi bu kişilerin nasıl ödüllendirildiği de anlaşılamamaktadır.
Ayrıca haber metninde, Cumhurbaşkanımıza yapılan hakaretlerin tek tek sıralanarak yeniden dile getirilmesinin, Cumhurbaşkanımızın kişilik haklarının korunmasına mı yoksa art niyetli bir amaca mı hizmet ettiği tarafımızca merak edilmektedir.
5) Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’nun Tuna Bekleviç ile olan fotoğrafı haberde yeni gibi gösterilmiştir. Söz konusu fotoğraf, Tuna Bekleviç’in Sağlık Bakanlığı nezdinde aktif siyaset yaptığı 2016 yılına aittir. Haberde, ilerleyen dönemde Tuna Bekleviç hakkında çıkan haberlerden bahsedilerek, Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’nun zan altında bırakılması, hukuk ve habercilik etiği ile bağdaşmamaktadır.
6) Bojidar Dimitrov’un üniversitemizi ziyareti kişisel ve yeni bir ziyaret değildir. 2016 yılında dönemin Bulgaristan Kültür Bakanı olan soydaşımız Vejdi Raşidov’un üniversitemizi ziyareti sırasında ekibinde bulunan Bojidar Dimitrov’a özel bir randevu verilmemiş, kendisi bizzat dönemin Bakanı Vejdi Raşidov’un heyeti ile birlikte gelmiştir. Ziyaret sırasında tarafımıza tek tek hediye takdim edildiği için, ekibin tüm üyelerine üniversitemizce karşılık olarak hediye verilmiştir. Dimitrov, Cumhurbaşkanımız ile ilgili kabul edilemez nitelikteki sözlerini, üniversitemizi ziyaretinden yaklaşık 15 gün sonra sarf etmiştir. Bu nedenle üniversitemiz ile Dimitrov’un açıklamaları ilişkilendirilemez ve bu olay üzerinde Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve üniversitemizin karalanması kabul edilemez. En önemlisi daha önce de Dimitrov üzerinden üniversitemiz karalanmaya çalışılmış, bu haberlere yönelik hukuki girişimler lehimize sonuçlanmıştır. 2017 yılında Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile haberi yapan gazetecinin Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’na tazminat ödemesine karar verilmiştir. Ek olarak, 2020 yılında benzer bir haber, bir internet haber sitesinde yayımlanmış, bu haber için de Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliği, içeriğe erişimin engellenmesi kararı vermiştir. Yargı kararlarına rağmen haksız isnatlarla kurumumuzu zan altında bırakan iddialarla kamuoyu yanıltılmaktadır.
7) İhraç edildiği belirtilen savcının üniversitemiz ile hiçbir ilgisi yoktur. Bahsi geçen avukat G.Ü. ise 2017’de yürürlükte bulunan ve ilgili emniyet birimlerince yapılan güvenlik soruşturmasında atamaya engel bir durumu olmadığı görülerek göreve başlatılmıştır. Atamanın ardından FETÖ ile bağlantılı olabileceği şüphesiyle hakkında Savcılık soruşturması başlatılmış, Üniversitemiz Yönetim Kurulu kararı ile kamu görevinden çıkartılmıştır.
Bu iddialara ilişkin düzeltme ve cevap hakkımız kullanılmış, tekzip metni hazırlanmış ancak ilgili yayın organı tarafından yayımlanmamıştır. Tekzip metninin yayımlanması ve asılsız iddialarla dolu haberlerin içeriğine erişimin engellenmesi için gerekli hukuki süreç başlatılmıştır. Ayrıca maddi ve manevi tazminat davaları da açılacaktır. Tüm bu açıklama, haber konusu iddialara özet bir cevap niteliği taşımakta, ayrıntılı bilgiler, belgeleriyle birlikte üniversitemiz envanterinde bulunmaktadır.
Bu bilgiler doğrultusunda, Sayın Cumhurbaşkanımızın iki dönemdir şahsıma emanet ettiği Rektörlük görevini, başarıyla, vicdanla, hakkaniyetle, alnımın akıyla yerine getirmiş olmanın haklı huzurunu yaşıyorum.
Trakya Üniversitesi olarak bundan sonra da; Yetimin hakkını, her ne pahasına olursa olsun korumaya, kollamaya ve savunmaya devam edeceğiz. Gönül coğrafyamız Balkanlar’dan gelen beş binden fazla soydaş öğrenciye kapılarını ardına kadar açan üniversitemizin, bölge ve Balkanlardaki gücünü daha da artırmak için var gücümüzle çalışacağız.
Bilimden sanata, kültürden spora her alandaki başarılarıyla daha da güçlü bir üniversite için emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz. Ülkesine, vatanına, milletine, köklerine, milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller yetiştirme gayretimizi aralıksız sürdüreceğiz.
Ve en önemlisi, bu ve benzeri asılsız, amacı belli iddialara ve karalama kampanyalarına asla boyun eğmeyeceğiz. Son olarak vurgulamak isteriz ki; Her zaman olduğu gibi, dimdik ayakta ve görevimizin başındayız. Ne pahasına olursa olsun, Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere emanet ettiği bu büyük sorumluluğa en iyi şekilde sahip çıkmaya devam edeceğiz.”
Ankara Kuşu adı altında Twitter hesabından paylaşımlarda bulunan admin, bu kez de Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu’nu hedef aldı. Paylaşımda ‘Hocam rektörü olduğunuz Trakya Üniversitesi’nde baldızınıza kadro açmışsınız. Özel değilse sebebini öğrenebilir miyiz?’ ifadelerine yer verdi. Bu paylaşımın altına Rektör Tabakoğlu’da cevap yazdı. Tabakoğlu, “Aile ve Sosyal politikalar bakanlığında kadrolu bilgi işlem memuru idi. Aday memurluğu bitince muvafakat istedi kurumu verdi. Bizim de bilgi işlemde ciddi ihtiyaç vardı kabul ettik. 3 yıldır çalışıyor. Evli çocuklu bir hanım. Allah' tan korkmayanlar için yaşasın cehennem.”paylaşımında bulundu.
HERKESİ ŞAŞKINA ÇEVİREN OLAY!
Bir diğer olay ise herkesi şaşkına çevirdi. İntihal raporları ile meslekten ihraç edildiğini ve Tabakoğlu’nun kendisini mağdur ettiğini belirten Doç. Dr. Ahmet Deniz, İstanbul’da taksi şoförlüğü yaparak geçimini sağlamaya çalıştığını anlattı. Rektör Erhan Tabakoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim zaferini kutlayan Doç. Dr. Ahmet Deniz’in hayatını kararttığı iddiaları hafta sonu Yenişafak Gazetesi’nde geniş yer buldu.
Yenişafak gazetesinde yer alana habere göre, Doç. Dr. Ahmet Deniz, 24 Haziran 2018 seçim gecesi sonuçların kesinleşmesinin ardından akademisyenlerin bulunduğu WhatsApp grubunda üzerinde “Reisle Yola devam” yazan bir resmi “Komünistlere, Ateistlere rağmen…” notuyla paylaştı. Deniz’in bu paylaşımı iki akademisyen tarafından “ayrımcılık” yaptığı iddiası ile şikayet edildi. Tabakoğlu yönetimi, Deniz hakkında açtığı soruşturmayı jet hızıyla tamamladı. Deniz, “Ayrılık yaratmaya çalıştığı” gerekçesiyle uyarı cezasına çarptırıldı. Ancak Deniz’in cezası bununla bitmedi. Üniversite yönetimi bu kez Deniz hakkında “intihal” soruşturması başlattı. Deniz, 23 Eylül 2021’de ‘intihal’ yaptığı iddiasıyla mesleğinden ihraç edildi.
Şikayet eden akademisyenlerden birisi hazırladığı sınav sorusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “çapulcu” imasında bulunduğu için eski rektör tarafından hakkında soruşturma açılan G.T. olduğu iddia edildi. Yenişafak Gazetesi’nde yer alan haber dizisi ve bu haberin detayları ‘www.yenisafak.com/’ adresinde de bulunmaktadır.
REKTÖR TABAKOĞLU’NDAN İDDİALARA AÇIKLAMA GELDİ
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi, “Cumhurbaşkanımız tarafından, 2016 ve 2020 yıllarında olmak üzere, Rektörlük görevine iki defa atanmaktan onur duyduğum Trakya Üniversitesi ve şahsım, bir yayın organı tarafından, üç gündür, mesnetsiz manşet haberleriyle hedef haline getirilmektedir.
Bu asılsız ve hangi amaca hizmet ettiği anlaşılmayan karalama kampanyası ile üniversitemiz, şahsım ve en önemlisi bizleri her daim destekleyen devlet büyüklerimiz, sistematik bir şekilde hedef alınmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, söz konusu yayın organı tarafından tamamen çarpıtılarak gündeme getirilen iddialar asılsız olduğu gibi, tamamı lehimize sonuçlanan ve geçmişte yaşanan olaylardır. Çok şükür ki, bu çirkin kampanyaya konu olan iddialarla ilgili veremeyeceğimiz hiçbir cevap, hiçbir hesap yoktur.
Rektörlük görevine atandığım 2016’dan bu yana süregelen olaylarla ilgili olarak, üç kez yerinde gerçekleştirilen YÖK denetiminden geçirildiğimizi, YÖK’e birçok kez yazılı bilgi verdiğimizi, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından ulaştırılan tüm başvuruları yanıtladığımızı, tüm CİMER şikâyetlerini cevapladığımızı ve en önemlisi tüm iddiaların Cumhuriyet Savcılığı ve diğer adli merciler tarafından tek tek değerlendirildiğini ve her birinin lehimize sonuçlandığını ifade etmek isterim.
Özetle, haberlere konu olan tüm bu olaylar, yargı organları ve farklı kurumlar tarafından defalarca gözden geçirilmiş, gerek kurumum gerekse şahsım her seferinde haklı bulunmuştur. Rektörlük görevine, Ağustos 2020’de, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ikinci defa atanmış olmam ise dürüstlükten asla ödün vermediğimiz yönetim anlayışımızın vesikası niteliğindedir.
Bu doğrultuda, üç gündür provokatif bir amaçla yayımlanan haber ve iddiaları ele aldığımızda;
1) Haberlerde adı geçen Derya Kuloğlu’nun 2019 yılında görev süresi sona ermiş ve mevzuatta yer alan asgari puan şartını sağlayamadığı için yeniden ataması yapılmamıştır. Ayrıca kendisi hakkında hem üniversitemiz hem de daha önce çalıştığı üniversiteler tarafından verilen çeşitli disiplin cezaları bulunmaktadır.
Diğer taraftan, akademik camiada “fikir hırsızlığı” olarak tanımlanan intihal eylemi nedeniyle 2021 yılında YÖK Yüksek Disiplin Kurulu’nun 2021/42 sayılı kararı ile “Üniversite Öğretim Mesleği”nden çıkartılmıştır. Ayrıca mahkeme kararıyla, ölümle tehdit de dâhil olmak üzere, üniversitemiz çalışanlarına yönelik tehdit suçundan 6 ay 7 gün, hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası almış, hakkında denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir.
2) Haberlerde adı geçen U.T, Ç.T., A.K.B. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/b-4 maddesindeki yetkiye dayanılarak personel ihtiyacı nedeniyle, mevcut birimlerinden farklı birimlerde görevlendirilmiştir. Bu nedenle, mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirilen bu görevlendirmelerin sürgün olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. M.K. ise araştırma görevlisi olup, görevine 10 günden fazla devam etmemesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca görevinden çekilmiş, müstafi sayılmıştır.
3) Ahmet Deniz’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkan seçilmesine sevindiği için cezalandırılması gibi bir durum asla söz konusu değildir. Görev yaptığı okuldaki akademisyen ve idari personelin bulunduğu, okuldaki işleyişe ilişkin duyurular için kullanılan iki ayrı WhatsApp grubunda, seçim sonrasında, provokasyon içeren ve bir öğretim üyesine yakışmayacak nitelikte paylaşımları nedeniyle diğer akademisyenler tarafından şikâyet edilmiş ve uyarı cezası almıştır. Gerektiğinde kamuoyu ile paylaşabileceğimiz WhatsApp yazışmalarında, bir öğretim üyesine yakışmayacak sözlerle insanları tahrik ettiği için uyarı cezası verilmiştir. Bu uyarı cezasının Cumhurbaşkanımızı desteklediği için verildiği iddiasının hiçbir gerçekliği yoktur.
Diğer taraftan Ahmet Deniz hakkında, Derya Kuloğlu ile birlikte yazdığı makalesinde, akademik camiada fikir hırsızlığı olarak da anılan intihal eyleminin yapıldığı iddiasının üniversitemize ulaşmasını takiben soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında, üniversitemiz dışından iki farklı üniversiteden alınan bilirkişi raporları ile intihal eyleminin sabit olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda Ahmet Deniz üniversitemiz tarafından değil, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu tarafından, 2021/42 sayılı karar ile “Üniversite Öğretim Mesleği”nden çıkartılmıştır. Ahmet Deniz’in ayrıca U.T. ile birlikte hazırladığı farklı bir makalesinde daha intihal tespit edilmiş olup, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu’ndan gelecek karar beklenmektedir.
4) Haberlerde yer aldığı şekilde, Cumhurbaşkanı’na hakaret içeren paylaşımlarına rağmen E.Ö. ve A.S.Ö.P. hakkında hiçbir işlem yapılmadığı iddiası da tamamen asılsızdır. Konunun, 07.11.2018 tarihli şikâyet dilekçesi ile üniversite tarafından öğrenilmesi sonrası, 19.11.2018 tarihinde, haklarında disiplin soruşturması açılmış ve bu süreçte, soruşturma dosyaları için, adı geçenler hakkındaki ceza yargılamasının akıbeti beklenmiş ve üniversite tarafından gerekli tüm prosedürler uygulanmıştır. Dolayısıyla burada, haberde iddia edildiği gibi bu kişilerin nasıl ödüllendirildiği de anlaşılamamaktadır.
Ayrıca haber metninde, Cumhurbaşkanımıza yapılan hakaretlerin tek tek sıralanarak yeniden dile getirilmesinin, Cumhurbaşkanımızın kişilik haklarının korunmasına mı yoksa art niyetli bir amaca mı hizmet ettiği tarafımızca merak edilmektedir.
5) Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’nun Tuna Bekleviç ile olan fotoğrafı haberde yeni gibi gösterilmiştir. Söz konusu fotoğraf, Tuna Bekleviç’in Sağlık Bakanlığı nezdinde aktif siyaset yaptığı 2016 yılına aittir. Haberde, ilerleyen dönemde Tuna Bekleviç hakkında çıkan haberlerden bahsedilerek, Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’nun zan altında bırakılması, hukuk ve habercilik etiği ile bağdaşmamaktadır.
6) Bojidar Dimitrov’un üniversitemizi ziyareti kişisel ve yeni bir ziyaret değildir. 2016 yılında dönemin Bulgaristan Kültür Bakanı olan soydaşımız Vejdi Raşidov’un üniversitemizi ziyareti sırasında ekibinde bulunan Bojidar Dimitrov’a özel bir randevu verilmemiş, kendisi bizzat dönemin Bakanı Vejdi Raşidov’un heyeti ile birlikte gelmiştir. Ziyaret sırasında tarafımıza tek tek hediye takdim edildiği için, ekibin tüm üyelerine üniversitemizce karşılık olarak hediye verilmiştir. Dimitrov, Cumhurbaşkanımız ile ilgili kabul edilemez nitelikteki sözlerini, üniversitemizi ziyaretinden yaklaşık 15 gün sonra sarf etmiştir. Bu nedenle üniversitemiz ile Dimitrov’un açıklamaları ilişkilendirilemez ve bu olay üzerinde Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve üniversitemizin karalanması kabul edilemez. En önemlisi daha önce de Dimitrov üzerinden üniversitemiz karalanmaya çalışılmış, bu haberlere yönelik hukuki girişimler lehimize sonuçlanmıştır. 2017 yılında Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile haberi yapan gazetecinin Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’na tazminat ödemesine karar verilmiştir. Ek olarak, 2020 yılında benzer bir haber, bir internet haber sitesinde yayımlanmış, bu haber için de Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliği, içeriğe erişimin engellenmesi kararı vermiştir. Yargı kararlarına rağmen haksız isnatlarla kurumumuzu zan altında bırakan iddialarla kamuoyu yanıltılmaktadır.
7) İhraç edildiği belirtilen savcının üniversitemiz ile hiçbir ilgisi yoktur. Bahsi geçen avukat G.Ü. ise 2017’de yürürlükte bulunan ve ilgili emniyet birimlerince yapılan güvenlik soruşturmasında atamaya engel bir durumu olmadığı görülerek göreve başlatılmıştır. Atamanın ardından FETÖ ile bağlantılı olabileceği şüphesiyle hakkında Savcılık soruşturması başlatılmış, Üniversitemiz Yönetim Kurulu kararı ile kamu görevinden çıkartılmıştır.
Bu iddialara ilişkin düzeltme ve cevap hakkımız kullanılmış, tekzip metni hazırlanmış ancak ilgili yayın organı tarafından yayımlanmamıştır. Tekzip metninin yayımlanması ve asılsız iddialarla dolu haberlerin içeriğine erişimin engellenmesi için gerekli hukuki süreç başlatılmıştır. Ayrıca maddi ve manevi tazminat davaları da açılacaktır. Tüm bu açıklama, haber konusu iddialara özet bir cevap niteliği taşımakta, ayrıntılı bilgiler, belgeleriyle birlikte üniversitemiz envanterinde bulunmaktadır.
Bu bilgiler doğrultusunda, Sayın Cumhurbaşkanımızın iki dönemdir şahsıma emanet ettiği Rektörlük görevini, başarıyla, vicdanla, hakkaniyetle, alnımın akıyla yerine getirmiş olmanın haklı huzurunu yaşıyorum.
Trakya Üniversitesi olarak bundan sonra da; Yetimin hakkını, her ne pahasına olursa olsun korumaya, kollamaya ve savunmaya devam edeceğiz. Gönül coğrafyamız Balkanlar’dan gelen beş binden fazla soydaş öğrenciye kapılarını ardına kadar açan üniversitemizin, bölge ve Balkanlardaki gücünü daha da artırmak için var gücümüzle çalışacağız.
Bilimden sanata, kültürden spora her alandaki başarılarıyla daha da güçlü bir üniversite için emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz. Ülkesine, vatanına, milletine, köklerine, milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller yetiştirme gayretimizi aralıksız sürdüreceğiz.
Ve en önemlisi, bu ve benzeri asılsız, amacı belli iddialara ve karalama kampanyalarına asla boyun eğmeyeceğiz. Son olarak vurgulamak isteriz ki; Her zaman olduğu gibi, dimdik ayakta ve görevimizin başındayız. Ne pahasına olursa olsun, Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere emanet ettiği bu büyük sorumluluğa en iyi şekilde sahip çıkmaya devam edeceğiz.”






Rektörümüz hakkındaki bu iddialar asılsızdır. kendisi liyakatli biridir.