Edirne Valiliği tarafından yapılan Saros körfezi ile ilgili yapılan toplantıya katılan İş İnsanı Mustafa Altunhan, 2013 yılında Çamlıca Belediyesi’nin belediyecilikten ‘köy’ statüsüne düşmesinin ardından, binanın yanmasıyla imar planları da yanınca mülk sahiplerinin evlerinin kaçak yapı statü listesine çıktığını ifade ederek yetkililer seslenen Altunhan, Kamu vicdanında bu insanlara böyle bir muamele yapılmaması gerektiğini ifade ederek, Saros ‘Hatay’ olmasın istiyorum diyerek vatandaşların sesi oldu.
Kaçak yapılaşma hakkında konuşan Altunhan, "Yıkmak kolay, yapmak ise çok zor. Bunu en iyi yöneticiler bilir. Niye bu konuya girdim, biliyor musunuz? Bunu açık ve net bir şekilde anlatacağım" dedi.
Altunhan, "Herkesin bunun farkında olmasını istiyorum" diyerek devam etti. İlk olarak, devlet arazilerine el koyanlardan ve bu arazileri işgal edenlerden bahsetti ve "Onları ben de sevmem. Eğer devletin arazisi üzerinde bir şey yapan varsa, onu lanetlerim" dedi.
Valilik toplantısında, Saros Körfezi'ndeki evlerle ilgili konuşuldu. Bu evler, kaçak olarak nitelendiriliyor. Ancak bunun nasıl kaçak hale geldiğini açıklamak isterim.
Altunhan, "12 yıl önce, Çamlıca Belediyesi adında bir belediye vardı Saroz Körfezi'nde. Bu belediye, imara açıktı. İnsanlar orada istediği gibi ev yapabiliyordu. Fakat belediye aniden kapandı ve tüm belgeler kayboldu. Benim belgelerim de gitti. Ondan sonra, 'Saros Körfezi'nde kaçak yapılaşma var,' denilmeye başlandı" şeklinde konuştu.
Altunhan, "Bende bulunan bir arazi var. Dört dönüm büyüklüğünde. Yan tarafımızda Evreşe Belediyesi var ve iki yıl önce imar planlarını tamamladı. Şu an orada 400-500 tane yapı inşa ediliyor. Ancak bizim yan taraftaki Sazlıdere, Özel İdareye bağlı olduğundan buradaki çalışmalar çok yavaş ilerliyor. Neden? Çünkü devlet görevini yerine getirmiyor. Eğer devlet görevini yaparsa, orada kimse kaçak inşaat yapmaz. Ama 12 seneden beri imar planı sağlamazsanız, insanlar İstanbul'dan, İzmir'den ve Bursa'dan arazi alıyor ve hâlâ bekliyor. Devletin ağır işleyişinden dolayı bu insanlara eziyet edilmemeli" ifadelerini kullandı.
Altunhan, insanların gece yarısı bile bu durum hakkında bilgilendirildiğini ekleyerek; "Özel İdare çalışanları, 'Yapın, arkadan imar geliyor, sonrasında imarını alırsınız' dediler. Sayın valimizin bunları bilmesi gerekiyor. Önceki dönemdeki yetkililer, göz yummakla kalmayıp, insanlara ceza uygulanmamasını sağlamışlardı."
Dünkü toplantıda bir özel idare çalışanıyla bir tartışma yaşadığını belirten Altunhan, "Madem bu kadar bilgilisiniz, bugüne kadar yapılaşmaya neden izin verdiniz? Eğer kaçak yapılıyorsa, neden buna göz yumuyorsunuz? Kamu vicdanında bu insanlara böyle bir muamele yapılmamalı" dedi.
Altunhan, "Emekli öğretmenler ve işçiler burada mülk edinmiş, fakat hiçbir şey yapamamışlar. Bir vatandaş, yıkılacak evinin durumu hakkında konuştuğunda, 'Evimde sadece bir gece durup üstüme nem gelmesin diye kalıyorum,' dedi. 'Burayı yıkacaklar,' şeklinde kaygılarını dile getirdi.
Şimdi burada sesleniyorum; bu bir basın toplantısıdır. Yakında daha derin bir açıklama yapacağım. İşgalcileri ve ormanı talan edenleri belgelerle inceleyeceğim. Ulusal basında çıkan haberlerle bu sorunları tüm Türkiye'ye duyuracağım. Geçenlerde iki villanın durumunu paylaştım; kimse onlara dokunamadı. Milyon dolarlık villalar yapıldı ve buna da kimse müsaade etmedi. Gariban insanlara ise her şey askıda. Edirne'de askıda yemek var. Saros Körfezi'nde ise askıda yıkılacak evlerin listesi var. Benim evim de o listede. Benim için bu konunun değeri o kalem kadar değildir. Bu basın toplantısını dar gelirli aileler için yapıyorum; çünkü hepsi çok üzgün. Sayın valimizin onları görmesi durumunda daha vicdanlı davranacağına inanıyorum. Ancak sorunun bir numaralı müsebbibi, daha önceki yetkililerin göz yummasıdır. Memlekette nasıl göz yumulduğunu görebiliyoruz."
HABER: MERT SOYLU





