Selimiye Camii ve Külliyesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilme sürecinde Alan Başkanlığı görevini yürüten, Şehir Plancısı ve Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, kentteki güncel gelişmelere ilişkin bir basın toplantısı düzenleyerek Selimiye Camii, Saray alanı, Saraçlar Caddesi uygulamaları ve Kırkpınar Yağlı Güreşleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Selimiye Camii ve Saray alanına yönelik çalışmalara değinen Döleneken, bu konularda kendisini sorumlu hissettiğini belirterek, “Selimiye’nin UNESCO sürecinde teşekkür konuşmasını ben yaptım ve bu konuda Edirne adına söz verdim. Saray alanının Milli Saraylar bünyesine alınması için de geçmişte önerilerimiz oldu ve bu süreçte katkımız var. Bu nedenle hem Selimiye hem de saray konusunda takipçi olacağım.” dedi.
TURİZME KATKISI YÜKSEK OLACAKTIR
Saraçlar Caddesi’nde yapılan cephe düzenlemeleri ve sokak iyileştirme çalışmalarının teknik çevrelerde tartışılacağını ifade eden Döleneken, bu tür projelerin tartışılmasının doğal olduğunu ancak uygulamaların şehir için önemli olduğunu vurguladı. Döleneken, “Bir şehrin elini yüzünü yıkamak gerekir. Bu tür çalışmalar kentin görünümünü iyileştirir, ardından daha ileri projeler için zemin oluşturur. Teknik tartışmalar olacaktır ama turizme katkısı yüksek olacaktır.” diye konuştu.
EDİRNE DÜNYA ÖLÇEĞİNDE ÖNEMLİ BİR ŞEHİRDİR
Turizm vizyonuna da değinen Döleneken, Edirne’nin sadece Balkanlar ile sınırlı bir kent olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Edirne’nin dünya ölçeğinde önemli bir şehir olduğunu vurgulayan Döleneken, “Edirne kendini dünya kenti olarak konumlandırmalı ve üst sınıf turizmi hedeflemelidir. Kalabalık turizm artık dünyada sorun olarak görülüyor. Şehrin altyapısı, gastronomisi, hizmet kalitesi ve çeşitliliği üst segment turizme uygun hale getirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
CAMİYİ BİR IŞIK TOPUNA DÖNÜŞTÜRÜYOR
Selimiye Camii’nin aydınlatmasıyla ilgili eleştirilerde de bulunan Döleneken, kullanılan beyaz ışığın yapının mimarisini algılamayı zorlaştırdığını belirtti. Döleneken, “Batı’da tarihi ve anıtsal yapılarda beyaz, parlak ışık tercih edilmez. Selimiye gibi bir yapının doğru aydınlatılması, yapının kütlesini ve etkileyiciliğini ortaya çıkarır. Şu anki ışıklandırma camiyi bir ışık topuna dönüştürüyor.” dedi.
ÖNEMLİ OLAN RUHUNU KORUMAKTIR
Kırkpınar Yağlı Güreşleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Döleneken, Kırkpınar’ın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bir festival olduğuna dikkat çekerek, “Önemli olan festivalin ruhunu ve ritüellerini korumaktır. Davul zurna, kıspet, peşrev, ağa ve diğer geleneksel unsurlar Kırkpınar’ın vazgeçilmez parçalarıdır. Bunların kaldırılması UNESCO açısından da sorun yaratabilir.” şeklinde konuştu.
ALTERNATİFLER KAMUOYUYLA KONUŞULMALI VE TARTIŞILMALIDIR
Kırkpınar’ın yapılacağı alan tartışmalarına da değinen Döleneken, mevcut alanın su baskınlarına açık ve bilimsel açıdan değerli bir bölge olduğunu ifade ederek, daha modern ve altyapısı güçlü bir güreş alanı yapılabileceğini dile getirdi. “Güreşler için soyunma odaları, duşlar, otopark, tribünler ve başpehlivanların itibar göreceği bir arena oluşturulabilir. Bu tür alternatifler kamuoyuyla konuşulmalı, anlatılmalı ve tartışılmalıdır.” dedi.
Döleneken, büyük projelerin kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini vurgulayarak, yöneticilerin alınan kararların sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. HABER:HALİL ERKAN






Bu adamın haberleri çok iyi umarım çok iyi yerlere gelir bana Uğur Dündar tarzını anımsatıyor.. Çok iyi.