Edirne’de Roman kültürünü yaşatmak için mücadele eden Edirne Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu Başkanı Turan Şallı, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü nedeniyle “Önce İnsan” temalı fotoğraf sergisi açtı.
Selimiye Meydanı’nda bulunan Belediye Kafe'de 26 fotoğrafın yer aldığı serginin açılışına Belediye Başkan Yardımcısı Gökçe Onur Öktem, Kent Konseyi üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Açılış sergisinde konuşmanın sonunda Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu Başkanı Turan Şallı “Adalet” ve “Eşitlik” yazılı balonları katılımcılarla gökyüzüne bıraktı. Sergide Azerbaycan uyruklu ressam Hatai Abdullayev’in çizdiği "Roman Kızı" isimli fotoğraf en çok dikkat çeken eser oldu.
Türkiye Cumhuriyeti, farklı kültürlerin ve inançların çok değişik kültürlerin bir arada yaşadığı bir ülke olduğundan bahseden Şallı, “İnsanlar birbirlerinin farklılıklarını benimsemiş, hoşgörülü olabilmiş ve birlikte yaşamak kültürü gelişmiştir. Ancak Romanlar, özelliğinde tam manasıyla eşitlikçi, adil ve kabullenici olmanın zorluğunu da yaşamaktadırlar. Romanların tarihsel sosyokültürel farklılıkları ve ekonomik yoksullukları, kendilerini dezavantajlı konuma sürüklemiştir. Durumlarının iyileştirilmesi için yapılan çabalar değerli ve kıymetli sayılıyor. Ancak bütüncül bir devlet politikasının pratiğe dönüşemediğini de görmekteyiz. Romanların önemli bir bölümü, yapısal ve kökleşmiş sorunlar nedeniyle üçüncü dünya ülkelerindeki yaşam koşullarında yaşamaktadır. Avrupa'da roman sorunu olarak adlandırılan sosyal dışlanmışlıkları, birçok alanda birileriyle bağlantılı savunmasızlık örüntüsü ve yapısal bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Maalesef ülkemiz, dinsel ve sosyal kalkınmaya ulaşamadığı ve eşitsizliğin halen aşılamadığını da görmekteyiz. Günümüz ekonomik koşullarında ciddi anlamda beslenme yetersizliklerine de sahiptirler. Devletimizin sosyal yardımları maalesef Romanlara çare üretmiyor. Doğal olarak Roman vatandaşlarımızdan bazıları yaşama tutunmak için kendi pratiğini geliştirmek zorunda kalabilmektedir. Bu pratik çoğu zaman kendilerine, toplum ve devlete de maalesef olumlu olarak yansımamaktadır. Seksenli dünyaya bak, Romanlar Günü diyoruz ve bugün de doğruları söylemenin zamanı gelmiştir. Türkiye'de çok sayıda Roman yerleşimleri sosyal çöküntü ve uyuşturucu altında sessizce erimektedir. Romanların küçük bir piyasasında yeterince yer alamadığı müddetçe sosyal miras olan yoksulluk döngüsü devam edecektir. Burada yine bir öz eleştiri yapmak zorundayız diye düşünüyorum. Hani biraz da bir şey saklamayacağız artık. Mesele neyse onu anlatacağız. Öz eleştiri olarak da şunu diyorum: Biz Romanlar, kısmen de olsa kültürel alışkanlıklarımızın bir parçası olan kolaycılığı değil, mücadele yolunu seçmek zorundayız. Bizlere sunulan sosyal yardımlar, bizlere bir lütuf olarak görülmemelidir. Son günlerde ekonomik yaşamın zorluğunun sadece Roman vatandaşları etkilemediğini de belirtmek isteriz. Memleketin güzel renkleri gençleri sessizce solmaya devam ediyor. Birileri halen bizlere renkli dünyalar satıyor. Oysa renkli dünyanın arkasında görünmeyen çaresizlik ve perişanlık kokuyor. Umut kapımızı açık bırakarak, Roman vatandaşlarımızın devletimizin yardım kapılarından sıra beklemeden geçeceği günlere kavuşma dileğimizle, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü Kutlu Olsun” dedi.
HABER: MERT SOYLU





