Yazlık ayakkabım ayağıma olmuyor, yüzüğüm parmağıma dar geliyor, tartıda bir günde 2 kilo daha fazla çıktım.. Tüm bu söylemlerin nedeni, hava sıcaklıklarındaki artışa bağlı olarak vücutta görülen ödem oluşumu olarak gösteriliyor. Ödemden korunmanın yolu ise birkaç pratik tedbir almaktan geçiyor Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Özlem Kaplan, yaz aylarında ödem sorunu ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artması ile birlikte pek çok insan vücudundaki ödem oluşumundan, el, ayak ve gözlerinin şişmesinden şikayet etmektedir. Ödem vücutta aşırı sıvı birikimi olarak tanımlanır. Sıklıkla bacağın ön yüzünde olmak üzere; ayak sırtında, ellerde, göz kapaklarında, genital bölgede ya da vücudun tamamına yayılmış olarak da görülebilir. Tek taraflı veya çift taraflı olabilir. Ödem, uygun kıyafet ve ayakkabı seçimi zorunluluğu, estetik görünüm gibi değişiklikler nedeniyle kişinin günlük yaşam akışını olumsuz etkilemektedir. Hava sıcaklığının arttığı bu günlerde ödemin daha yaygın görülmesinin nedeni, sıcağın etkisiyle ciltte bulunan damarların genişlemesidir.ÖDEM ÖNEMLİ HASTALIKLARA İŞARET EDEBİLİRVücutta ödem; aşırı tuz tüketimi, hareketsizlik, gebelik gibi durumlarla adet öncesi dönemde ve bazı ilaçlara bağlı olarak görülebilmektedir. Bunun dışında kalp, karaciğer, böbrek ve tiroit hastalıklarının da habercisi olabilir. Bacakta tek taraflı ödem damarsak yetmezlikte görülürken; çift taraflı ödem genellikle, kalp yetmezliği, siroz veya böbrek hastalıklarını akla getirmektedir.ÖDEMİNİZ OLDUĞUNU EN KOLAY NASIL ANLARSINIZ?Sabahları yüzünüzde ve göz kapaklarınızda şişlik ile uyanıyorsanız, sabah akşam kilo farkınız barizse ve kullandığınız yüzük ile bileklikleriniz sizi sıkıyorsa, bacakların ön yüzüne başparmağınız ile bastırdığınızda çukurluk oluşuyorsa ödeminiz var demektir. Bu durumda mutlaka altta yatan bir karaciğer, kalp, böbrek veya tiroit hastalığının değerlendirilmesi için uzman görüşü alınmasında fayda olacaktır.ANANAS, SALATALIK VE MAYDANOZ TÜKETİNÖdemin tedavisinde öncelikle altta yatan nedeni tedavi etmek esastır. Bunun yanında tuz tüketimini azaltmak, egzersizi arttırmak ve ödem çözücü gıdalar tüketmek de faydalı olacaktır. Salatalık, ananas, maydanoz, kivi, yeşil çay ve su tüketimi en iyi ödem çözücü gıdalardandır. Bunun dışında bulunulan ortamın ısısının belirli bir seviyede tutulması, bol su içmek, sık sık duş almak ve sıcak havada güneş altında uzun süre geçirmemek de alınabilecek önlemlerdendir.BAKIŞLARINIZI GENÇLEŞTİRMEK ELİNİZDEİlerleyen yaş, cilt tipi ve genetik faktörler yüzde en çok dikkat çeken bölge olan gözlerimizin çevresinde sarkma şişlik ve kırışıklığa neden olarak yaşlı ve yorgun bir görünüme neden olabiliyor. Göz çevresinin yenilenerek genç ve canlı bir görünüme kavuşturulması modern göz kapağı estetiğindeki modern uygulamalarla mümkün olabiliyor Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Fulya Fındıkçıoğlu, göz kapağı estetiği hakkında bilgi verdi. YÜZ YAŞLANMASI ÖNCE GÖZ ÇEVRESİNDE KENDİNİ BELLİ EDİYORYüz; tek başına gözler, dudaklar, kaşlar veya yanaklardan ibaret değildir, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yüz yaşlanması ilk önce göz etrafında kendisini belli etmeye başlamaktadır. Üst ve alt göz kapaklarında oluşan cilt sarkmaları, şişlikler, kırışıklıklar ve torbalanmalar; yaşlı, uykulu ve yorgun bir görünüme neden olmaktadır. Üst ve alt kapaklar hemen hemen benzer yapıda olsa da aynı hızda deforme olmayabilir. Bu nedenle alt ve üst kapaklar ayrı ayrı da değerlendirilmelidir.İŞLEM ÖNCESİNDE DETAYLI BİR MÜDAHALE PLANI YAPILMALI35 yaş üzerinde başlayan göz çevresi deformasyonları, üst göz kapağı derisinde bollaşma ve kaşların dış tarafındaki sarkma ile daha da belirgin hale gelmektedir. 50 yaş civarında tüm yüzdeki kaslar ve deride olduğu gibi üst göz kapağındaki kaslar ve deri de incelmekte, sarkma daha fazla artmaktadır. Göz etrafındaki bağ dokusu ve liflerdeki gevşeme nedeniyle, göz çukurundaki yağ yastıkçıkları dışarıya doğru fıtıklaşmakta ve gözaltı torbaları denilen görüntü oluşmaktadır. Genetik özelliklere de bağlı olarak bazen erken yaşlarda da göz kapaklarında sarkma ve torbalanmalar görülebilmektedir. Estetik göz kapağı cerrahisi yani blefaroplasti, kişiye daha genç ve zinde bir görünüm kazandırabilmektedir. Göz çevresi, oldukça karmaşık ve hassas bir anatomik yapıya sahip olduğu için ameliyat öncesi muayenenin çok dikkatli yapılıp soruna yönelik müdahale planının yapılması gerekmektedir.ÜST GÖZ KAPAĞINDAKİ SARKMA GÖRMEYİ BİLE ENGELLEYEBİLİRÜst göz kapağında genellikle cilt fazlası ve yağ yastıkçıklarının fıtıklaşmasından oluşan iki problemle karşılaşılmaktadır. Cilt fazlalığı varsa sadece cilt çıkarılması, cilt fazlasına yağ fazlası eşlik ediyorsa yağın da bir miktarının alınması gerekebilmektedir. Bazen üst göz kapağındaki deri sarkmasının çok fazla olması görüş alanını bile daraltıp görmeye engel olabilmektedir. Üst göz kapağının dış tarafındaki şişlikler yağ fazlalığından değil, gözyaşı bezinin aşağı doğru yer değiştirmesinden kaynaklanabilmektedir. Gözyaşı bezinin kemiğe doğru tespit edilmesi bu problemi çözebilir. Alt göz kapağında, genellikle bağ dokusunun gevşemesi nedeniyle göz küresi alt kısmındaki yağ dokusunun öne doğru torbalanması söz konusudur. Bu yağ gerekenden fazla olursa çıkarılması gerekebilmektedir. Başka bir yöntem olarak alt göz kapağı-yanak ayrımında bulunan gözyaşı oluğu gibi kısımdaki doku eksiğini telafi etmek üzere, azalmış olan yağ dokusu yönünde kaydırılması işlemi de uygulanabilmektedir. Ayrıca alt göz kapağı-yanak ayrımındaki oluk, geçici olarak, ameliyat edilmeden dolgu maddeleriyle de düzeltilebilmektedir.KISA BİR İŞLEMLE YILLARCA GERİYE GİDEBİLİRSİNİZÜst göz kapağı operasyonları genellikle lokal anesteziyle yapılabilmektedir. Alt göz kapağında biraz daha derin dokularda çalışıldığı için lokal anesteziye sedasyon yöntemi ilave edilmelidir. Tek başına üst göz kapaklarının ameliyatı yarım saatte bitmektedir. Alt göz kapaklarının ameliyatı ise 1 saat kadar sürer. İsteyen hastalara genel anestezi de uygulanabilmektedir. Ameliyat lokal anestezi veya sedasyonla yapılmışsa hasta aynı gün taburcu olabilmektedir. İşlem sonrası kişisel özelliklere göre değişmekle birlikte 7-10 gün süren göz çevresi morlukları ve şişlikler olabilmektedir. Ameliyat sonrası kesin sonuçların görülmesi 1-2 ayı bulabilmektedir. Göz kapağı derisi vücudun en kolay iyileşen bölgelerinden biridir ve bu nedenle belirgin iz kalmaz.YÜZÜN TAMAMI DOĞRU DEĞERLENDİRİLMELİGöz kapakları yüzdeki diğer organlarla birlikte yaşlanmaktadır. Kaş kenar kısımları sarkmış, kaz ayakları olan bir kişide sadece göz kapağı ameliyatı yapmak yorgun veya yaşlı ifadeyi kısmen değiştirse de hastayı yeterince mutlu etmeyecektir. Bu nedenle hastanın bir plastik cerrahi uzmanı tarafından detaylı muayenesinin yapılması; kaş kaldırma, yüz germe, dolgu, botoks gibi ek işlemlere ihtiyacı olup olmadığı analiz edilmelidir. Her ameliyatta olduğu gibi göz kapağı ameliyatlarında da bazı komplikasyonlar gelişebilmektedir. Göz kapağı derisi vücuttaki en ince ve en kolay iyileşen deri olmakla birlikte, her bireyin yara iyileşme sürecinin birbirinden farklı olduğu göz ardı edilmemelidir.
SAĞLIK
Yayınlanma: 06 Ağustos 2017 - 06:43
Sıcak havada ödem şikayetlerinden kurtulun
SAĞLIK
06 Ağustos 2017 - 06:43









