ÇYDD Edirne Şube binasında “Yeni Müfredat Programı taslağı” ile ilgili açıklamalarda bulunan Yılmaz, Modern Türkiye’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder” sözlerini hatırlattı. Yılmaz, “İktidarların, ülkelerinin geleceğine bakışını anlamak için eğitim alanındaki uygulamalarına bakmak yeter.Ayrılan bütçeye, kurulan okullara, çocuklarının önüne konulan ders kitaplarına; kitaplardaki metinlerin içeriğine bakıldığında tutulan yol, varılmak istenen amaç kendini gösteriyor. Eğitim, sağlık, güvenlik sektörel bir alanlar değildir. Devletin temel görevidir, varlık nedenidir. Günümüzdeki iktidar gözünü kırpmadan eğitimde ve sağlıkta özel sektöre müthiş bir tatlı kâr alanı açabildi. Yüz binlerce öğretme atama bekliyor. Öğretmensiz binlerce okul var. Büyük kentlerde sınıftaki öğrenci sayısı 50’lilerle, 60’larla ifade ediliyor. 15 yıldır ülkemizi yöneten siyasal ekip imam-hatip saplantısından kurtulamıyor. İktidar, kendilerince oy deposu olarak yetişeceği beklentisiyle 2002’den günümüze durmadan imam-hatip okulları açıyor, özendiriyor. İmam-Hatip liselerinin sayısı 450, öğrenci sayısı 71 bin civarında iken, 2014’te okul sayısı 952’ye, Öğrenci sayısı 689 bine fırlamıştır. 4+4+4 sisteminin uygulamaya konduğu 2012 yılından sonra iki yıl içinde İmam-Hatip okul sayısında yüzde 77, öğrenci sayısında ise yüzde 157’lik bir artış kaydedilmiştir. Proje Okul uygulamasıyla en köklü okulları ve öğretmenlerinin dağıtıldığını öne süren Yılmaz, “İmam-Hatip okullarına dönüştürülmek isteniyor. Öğrenciler, okullarını vermemek için barikat kuruyor! İktidar bilsin ki: Bu öğrenciler de bekledikleri gibi olmayacaklar, iktidarlarına yar olmayacaklar. AKP iktidarının Cumhuriyetimizle, Cumhuriyet kazanımları ile kavgaları bitmiyor. Sağlam tek bir kurum bırakmamak için adeta ant içmişler.Atanamayan öğretmenler, İmam Hatip Okullarındaki artışın yanı sıra Yeni Müfredat Programı Taslağı ile ilgiliNeleri içeriyor ‘Yeni Müfredat?’ Emperyalizme karşı kazanılmış bir Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı yok sayma var. Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün fiziksel özellikleri ile geçiştirilmiş boş tümceler var. İsmet İnönü’yü görmezlikten gelme var. Evrim teorisi yok, bilimsellikten uzak yaratılış teorisi var, Bol bol Suudi ideolojisi var! Ulusal dilden, dolayısıyla ulusal bilinçten uzaklaşma var.Eğitim-İş Sendikamız uzmanlarının incelediği Tarih Taslak Programında geçen sözcükler:Türk:185, cumhuriyet: 38, Osmanlı: 235, kadim: 57, Alevi-Bektaşi: 0, fabrika:0, sanayi:14, irfan: 12, ilim: 213, bilim:76, din: 82, Şimdi soralım Milli Eğitim Bakanlığı’mıza:Yolun sonuna gelmiş bir iktidar ‘yeni bir müfredat’ gereksinimini neden ve nereden duyumsadı? Adım adım bir hedefe doğru ilerlenmesi, toplumdan bir şeylerin gizlenmekte olduğunu göstermez mi?Çağımızda herkesçe bilinmektedir ki gelecek, geleceğin her ayrıntısı eğitimle planlanmaktadır. Öncelikle dikkat edilmesi gereken nokta; böylesine ayrıntılı bir ‘müfredat değişikliğinde iyi niyetli olunsaydı, toplumun katkısı için zaman sınırlandırılması konmazdı. İktidar yine bir toplum mühendisliği peşindedir. Bu yolla ‘kamu rızası’ üretme çabasına girilmiştir?‘Yeni’ sözcüğü ile topluma dayatılan bu müfredat çağdaşlığı, ilerici niteliği, bilimselliği, laik anlayışı ve yaşama sevincini tırpanlamaktan başka hiçbir amaç gütmüyor! Arap (hatta Suudi) anlayışını ‘din’ teması ile dayatan bu müfredat programı hiçbir gerekçe ile kabul edilemez. Sivil topumdan görüş alınıyormuş gibi gösterilerek işledikleri bu yıkıcı eyleme bizi de ortak etmek, suç ortaklığına eklemek amacındadırlar.Çok açıktır ki hiçbir olumlu katkı, bu müfredatın satırlarında yer bulamayacaktır. Kaldı ki düzeltilebilecek bir yapısı da yoktur. Nesini, nasıl düzeltebiliriz? Özellikle kullanılan ‘söylem’, başlı başına bilinç bulandırıcıdır. Bize göre, önümüze konmaya çalışılan bu taslak tümden yok sayılmalıdır. ‘Üretim için eğitim’ savımız unutturuldu! ‘Yaşamak için eğitim’ savımızı da kendi elimizle bitirme suçunu reddetmeliyiz.Eğitim, yaşamı öğretmelidir, ölümü değil! Günümüzün iktidarı ‘öte dünya’ temasını bize kabul ettiremez; çocuklarımıza karşı böyle bir suça ortak olamayız. Dayatılmayan bu müfredatı tümden reddedilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
EĞİTİM
Yayınlanma: 06 Şubat 2017 - 08:01
"Suça ortak olamayız"
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Edirne Şube Başkanı Hasan Tahsin Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada eğitimdeki yeni müfredat program taslağını eleştirerek, “Eğitim, yaşamı öğretmelidir, ölümü değil! Günümüzün iktidarı ‘öte dünya’ temasını bize kabul ettiremez; çocuklarımıza karşı böyle bir suça ortak olamayız” dedi.
EĞİTİM
06 Şubat 2017 - 08:01









