DSİ Konferans salonunda Dünya Su Günü dolayısıyla, ‘Su ve Atıksu’ temalı program gerçekleştirildi. DSİ 11’inci Bölge Müdürü Adil Sabancı, “Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bin 500 metre küp ile su kaynaklarının kısıtlı olduğu ülkeler kategorisindedir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler su kıtlığı ve hızlı nüfus artışıyla karşı karşıya kalınıyor. Dolayısıyla içme suyuna olan ihtiyaçları her geçen gün daha da artmaktadır” ifadelerine yer verdi.Atık suyun tekrar kazanılması anlamında konuşan Sabancı, “Su ve Atıksu” teması ile kullanıma sunulan ve kullanımdan dönen sular arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Atık suların yeniden kullanılarak ekonomiye girdi oluşturulması, ayrıca insan ve ekosistem hayatını tehdit etmeksizin sürdürülebilir olarak yönetilmesi önemli bir konudur. 66 milyon atıksu geri kazanılacak nüfusu 10 bin kişinin üzerinde olan ve Ergene Nehrine herhangi bir arıtma işlemine tabi tutulmadan bırakılan atık sular, 12 adet ileri biyolojik arıtma tesisi ile arıtıldıktan sonra doğaya deşarj edilmektedir. Bunlardan Kırklareli Merkez, Babaeski, Vize, Pınarhisar, Malkara, Hayrabolu, Saray, Muratlı ve Uzunköprü arıtma tesisleri işletmede, Keşan yüzde 96, Çorlu ve Çerkezköy yüzde 99 inşaatları tamamlanmıştır. Tüm tesislerin tamamlanması ile birlikte 1 Milyon 100 bin kişiye ait atık sular arıtılarak yılda 66 milyon metreküp atıksu geri kazanılmış olacaktır. Çalışmaların sonuçlanması ile Ergene Havzasında evsel kirlilik yükünün yüzde 90’ı bertaraf edilmiş olacaktır. Çiftçiye ekonomik kazanç olacak, geri kazanım sularının sulamada kullanılması gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki en yaygın yeniden kullanım şeklidir. Dünya genelinde suların yüzde 70’ten fazlasının tarımda kullanıldığı düşünüldüğünde, geri kazanım sularının bu sektöre yönlendirilmesi su tasarrufu bakımından önem taşımaktadır. Üstelik yüksek miktarda besin içermeleri, ayrıca bitki gelişimi için gerekli nemi sağlamaları nedeniyle bu sular birçok bitkinin daha hızlı gelişmesine katkı koymakta, yine yüksek besin içerikleri nedeniyle gübre kullanımının azalmasını sağlayarak çiftçiler için ekonomik kazanç oluşturmaktadır” şeklinde konuştu. Türkiye’nin su kaynaklarında kısıtlı ülkeler kategorisinde olduğunu ifade eden Sabancı, “Suyun hayat için önemi bilinen bir gerçektir. Yeryüzünde her şey suyla hayat bulmuştur ve onunla yaşamını devam ettirmektedir. Su insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli ögedir. Dünya üzerinde kullanılabilir içme suyu kaynağı aynı kalırken talep her geçen gün artmaktadır. Artan dünya nüfusu, hızlı kentleşme ve bütün dünyada etkileri görülen iklim değişikliği ile birlikte su kaynakları 21’inci yüzyılda daha da büyük bir önem kazanmıştır. Özellikle gelişmekte olan ülkeler su kıtlığı ve hızlı nüfus artışıyla karşı karşıya kalmakta dolayısıyla içme suyuna olan ihtiyaçları her geçen gün daha da artmaktadır. Türkiye kısıtlı ülkeler kategorisinde Dünyadaki ülkeler su kaynakları açısından kişi başına düşen su miktarı açısından; Su zengini ülkeler(8 000-10 000 m3’ten fazla), Suyu Kısıtlı ülkeler(1 000-2 000 m3 arası)Su fakiri ülkeler(1 000 m3’ten az). Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1 500 m3 ile su kaynaklarının kısıtlı olduğu ülkeler kategorisindedir” diye bilgilendirdi.
GÜNDEM
Yayınlanma: 23 Mart 2017 - 06:55
Suya ihtiyaç artıyor
Devlet Su İşleri (DSİ) 11’inci Bölge Müdürü Adil Sabancı, Dünya Su Günü nedeniyle düzenlenen konferansta konuşarak İçme suyuna ihtiyaç her geçen gün artarken, hızlı kentleşme ve bütün dünyada etkileri görülen iklim değişikliği ile birlikte su kaynakları 21’inci yüzyılda daha da büyük bir önem kazandı” dedi.
GÜNDEM
23 Mart 2017 - 06:55





