Emre Sarı [email protected] İstanbul’un öyle çok da tiyatroları ya da kültür-sanat alanlarıyla bilinirliği olmayan semtlerinden biridir Kocamustafapaşa… Ancak 1974’te Altan Erbulak’ın kurduğu Çevre Tiyatrosu’nu, 2002 yılında Işıl Kasapoğlu önderliğinde adeta yoktan var ederek halen bir enseble geleneğini sürdürme gayretinde üretimlerine devam eden Semaver Kumpanya, bir semti güzelleştirmekle kalmıyor, tiyatro sanatının günümüzde en çağdaş ve en yalın halleriyle izleyiciye ulaşması konusunda da önemli işlere imza atmaya da sürdürüyor. Bu sezon izlenilebilesi en kaliteli işlerden bir tanesini geçtiğimiz hafta içerisinde izleyebildim; Semaver’in Kuşlar’ı…Tiyatro sanatına ve izleyenine saygı kokan bu üretim aslında antik bir oyun… Özünde bildiğimiz daha doğrusu bilenlerin bildiği Aristophanes’in bir ütopya kurgusu olan yaklaşık 2 bin 500 yıllık komedya… Ancak Yavuz Pekman’ın uyarlaması ve Bilgesu Kasapoğlu ile yaptığı dramaturgisi, oyuna özünü kaybettirmeksizin özel ve tadı damakta kalan bir biçim kazandırmış. Tabii ki bu yoruma Volkan M. Sarıöz’ün de reji bakışı gerek oyuncularla gerek oyunun teknik ekibiyle gerçek bir uyum örneği olarak karşımıza çıkmış. Aslında Semaver Kumpanya ve Yavuz Pekman birlikteliğinden neler çıkabileceğini tahmin etmek zor değil, örneğin geçtiğimiz birkaç sezon öncesinde Max Frisch’in Bay Bidermann ve Kundakçılar’ına Süleyman ve Öbürsüler yorumu getiren bu birliktelik, zaten aldığı ödüllerle de rüştünü fazlasıyla ıspat etmişti.Pekman yine bu oyunda da grotesk bir yorum getirdiği metne, tadında ve dozunda müzikal öğeler eklemiş. Oyuncuların tamamının sahnenin, dekorun ve hatta salonun tüm olanaklarını kullanarak devinmesi hem seyir zevkini yükseltmiş hem de izleyiciyi oyun boyunca kurgunun içinde kalmasının da önünü açmış. Gerçi dekorun yapısı gereği sahne yanlarını tamamen kapatması seyirci koltukları yanlardan geniş alana yayılan salonlarda seyri nispeten zorlaştırabiliyor fakat ekip bunun da üstesinden kolaylıkla gelebiliyor ve siz yine tüm oyunun içinde kalmaya devam edebiliyorsunuz.Rejinin, oyuncuların fiziksel yetilerini de iyi tespit edebilmiş ve verimlilikle kullanabilmiş olması tabii buradaki başarının bence kilit noktalarından bir tanesi.. Tabii ki burada koreograf Ebru Cansız’ın da estetik ve dramaturjik algısının başarısını da bir kez daha kanıtladığını görmek mümkün…Aristophanes’in metnindeki Pistherairos yani arkadaşına güvenen ile Euelpides yani umutlu, bu yorumda daha bizden birer figür olarak karşımıza çıkıyor. Serkan Keskin ve Mustafa Kırantepe’nin abartısız gerçek komik yorumuyla Umut ve Güvenir’e dönüşmüş ve her iki karakter de bugünün hatta belki de tüm zamanların sistem ve insan ilişkilerindeki çarpıtılmaları resmederken yüzümüzde acı bir tebessüm yaratıyor. Bu ikiliyi destekleyen Sarp Aydınoğlu, Sezin Bozacı gibi Kumpanya’nın deneyimli isimlerinin yanı sıra her biri özenle işlenmiş karakterlere koydukları yorumla diğer tüm oyuncuların performansları da deyim yerindeyse kalite kokuyor.Ataşehir Belediyesi’nin organize ettiği tiyatro kapsamında görme fırsatı bulabildiğim, son yıllarda Tiyatroadam’ın Arturo Ui’sinden sonra en keyif aldığım oyun olan Kuşlar’ı bizlere sunabildiği için tüm emeği geçenlere teşekkür etmek boynumun borcudur… Umarım belki bir festivalle belki de başka bir organizasyonla Edirneli tiyatroseverler de bu üst düzey kara mizah Kuşlar yorumunu görme fırsatı bulabilir… Dipnot: Bu yazıyı hazırladığım sıralarda hükümet yetkilileri kültür-sanat paketini açıklamış, üzerine konuşulacak elbet detaylar vardır, detaylı inceledikten sonra gelecek hafta paylaşabileceğim…
SAĞLIK
Yayınlanma: 23 Nisan 2016 - 08:00
Tadı damakta kalan bir çağdaş komedya; Kuşlar
Emre Sarı ...
SAĞLIK
23 Nisan 2016 - 08:00









