Toplu Sözleşme Öncesi Basın Açıklaması: "Emekçilerin Payına Çifte Yoksulluk Düşüyor"
Toplu iş sözleşmeleri öncesinde sağlık emekçileri taleplerini duyurmak üzere harekete geçti. 1. Sultan Murat Devlet Hastanesi önünde, Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur’un katılımıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamanın ardından sağlık çalışanları, taleplerini yazılı olarak “talep kutusuna” bırakarak Ankara’ya gönderdi.
Basın açıklamasında konuşan Genel Başkan Derya Uğur, yaşanan ekonomik krizin emekçiler üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Uğur, "Bilimsel yöntemlerle değil, hamaset ve yanlışta ısrarla yönetilen ekonomimiz, ücretli çalışanlar için ezici bir çarka dönüşmüştür," dedi.
Ekonomik büyümenin sadece küçük bir zümreye yaradığını belirten Uğur, "Ekonomi, sadece belli bir şanslı kesim için şahlanmış; emekçilerin payına ise çifte yoksulluk düşmüştür," ifadelerini kullandı.
Sağlık emekçileri, artan yaşam maliyetleri karşısında insanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma koşulları ve emeklilik güvencesi gibi temel taleplerini dile getirerek, hükümete çağrıda bulundu.Ekonomideki bu karanlık iklim günden güne ağırlaşırken, daha ayın başında kara kara ay sonunu düşünür hale gelen biz kamu emekçileri için kritik bir sürecin eşiğine gelinmiştir. Kamuda çalışan 4 milyona yaklaşan memur ve 2,5 milyon memur emeklisinin 2026-2027 yıllarında alacakları maaş zamlarının, sosyal ve özlük haklarının belirleneceği 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri başlayacaktır. Bu güne kadar yapılan 7 toplu sözleşme görüşmesi danışıklı dövüşten öte gitmemiştir.Geçmişte oynanan orta oyununda herkesin rolü belli idi. TÜİK gerçekdışı enflasyon raporları yayınlıyor, masada emekçinin hakkı için değil iktidardan alacağı “aferin” için oturan sarı sendikalar dostlar alışverişte görsün tadında ılımlı bir muhalefet sergiler, bu göstermelik pazarlık sürecinin sonunda kamu emekçinin payına yine derin yoksulluk düşer.
Bu oyunu biliyoruz! Bu oyunu tanıyoruz! Ve bu kez bu oyunu bozuyoruz!Bu sene toplu sözleşme masasına artık konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş olarak yer alacağız ve tiyatro oynanmasına izin vermeyeceğiz.Bu güne kadar 7 toplu sözleşme masasında Kamu emekçilerinin hakkı savunulmamış ve deklare edilen kararlara karşı gerçekçi bir itiraz mekanizması bulunmamıştır.
O masalarda yüzde 3,5’luk zam açıklarken bile yüzü kızarmayan, üyelerine ne diyeceğini bile umursamayan yandaş sendikacılar oturmuştu. Bu kez o masada ilk kez kamu emekçisinin sözü söylenecek. 6 milyonun alım gücüne, haklarına böylesi keyfi bir karar mekanizmasıyla kader biçenler bu kez o masada karşılarında gerçekleri haykıran bir taraf görecek.
Bizler sahadan geliyoruz , kamu emekçisinin yaşadığı sorunları biliyoruz ve insanca yaşam ve çalışma koşulları için mücadele ediyoruz. Sizler 23 yıllık iktidarınız döneminde emeğimizi sömürdünüz. Kamu emekçisini nefes alamaz hale getirdiniz. TÜKETTİNİZ: Her geçen gün de tüketmeye devam ediyorsunuz.
Her alanı tükettiğiniz gibi bizim alanımız olan sağlık iş kolunu da her geçen yıl, her anlamda beter hale getirilmiştir. Bugün iktidarın liyakatsiz yöneticileri sağlık hizmeti verilen kamu kurum ve kuruluşlarında ne kadar yüksek sayıda hasta bakıldığından, ne kadar ameliyat yaptıklarından övünerek bahsetmektedir.” Diye ifade etti.
Uğur,Genel Sağlık-İş’in belirttiği, olmazsa olmaz taleplerimiz şunlardır:
1. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine yapılan tüm ödemeler en düşüğü yoksulluk sınırı üzerinde olmak üzere; emekliliğe yansıtılarak tek kalemde ödenmelidir.
2. Enflasyon farkı tüm ücretlere aylık yansıtılmalı, kamu emekçilerinin alım gücü korunmalıdır.
3. Sözleşmeli modellere son verilerek kadrolu, güvenceli çalışma modeli esas alınmalıdır.
4.Sözleşmeli yöneticilik modelinden vazgeçilmeli, tüm yöneticiler ehliyet ve liyakat kriterlerine göre atama yapılmalıdır.
5. Sağlık hizmeti verilen kurum ve kuruluşlarda sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik etkili ve uygulanan Sağlıkta Şiddet Yasası ivedilikle hayata geçirilmelidir.
6. 5510 mağduriyetine son verilmeli, emekli olanlar ile çalışanlar arasındaki emekli aylığı ve özlük hak farklılıkları giderilmelidir.
Yukarıda sıraladığımız bu uzun liste, sağlık alanında görmezden gelindiği için kronikleşen sorunların bir röntgenidir. Sağlık sistemini bu hasta halinden kurtaracak teşhisin koyulmasının da tek şartı bu röntgeni dikkate almaktır. Doktorlar için “giderlerse gitsinler” diyen, sağlık emekçilerini “gidin yakalarına yapışın” diyerek yurttaşlara hedef gösteren iktidar mensuplarıyla sendika ağalarından oluşan bir masadan bu yazdığımız taleplere ilişkin olumlu sonuçlar çıkmasının imkansıza yakın olduğunu biliyoruz.”
HABER: SEVDA GÜZEY





