Tiny house’lar tarımın geleceğini yok edecek
Türkiye’de popülaritesi her geçen gün artan tiny house’lar, Edirne’de tepki görmeye devam ediyor.
Pandemi dönemiyle popüler olan tiny house’ların özellikle son dönemde ticari işletmelere dönüştürülmesi ve imarı olmayan yerlere bir gecede yerleştirilmelerine vatandaşlar ve oda başkanları büyük göstermeye devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Edirne Keşan'da, son dönemin popüler yapıları tıny house'lara kaçak olduğu gerekçesiyle yıkım kararı çıktı. Ekipler jandarmayla birlikte bölgeye gitti ama tıny house sahipleri yıkıma direnince gergin anlar yaşanmıştı.
Tiny house’ların tarımın geleceğine gün geçtikçe zarar verdiğini düşünen Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, Edirne Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk, Trakya Birlik Genel Müdür Yardımcısı Mesut Ata, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzer, Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk ve Edirne Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Kurt ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
TARIMSAL ÜRETİMİ VE DOĞAL DENGEYİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEMEKTEDİR
Tarım, insanlık için temel bir ihtiyaç olan gıda üretiminin sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Ancak, kaçak yapılaşma tarımsal üretimi ve doğal dengeyi olumsuz yönde etkilemekte olduğunu ifade eden Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı,” Son zamanlarda Edirne ilimizde tarım arazilerine izinsiz olarak konulan Tiny House işgali sorunuyla ilgili konunun tarafı olarak kamuoyunu bilgilendirmek ve konuya dikkat çekmek amacıyla bu basın açıklamasını yapma gereği duyuyoruz. İlimiz, ülkemiz çeltik üretiminde birinci, ayçiçeği üretiminde birinci, buğday üretiminde dördüncü sırada yer alarak, stratejik ürünlerin üretildiği verimli toprakları ile ön plana çıkmaktadır. Tarım alanlarına, en basitinden bir yapı yapılması dahi birçok izni gerektirmekteyken ve tarım dışı arazi kullanım izinlerinde, toprak koruma kurulunca hassasiyetle değerlendirme yapılırken, bu şekilde tarım arazilerinin izinsiz olarak Tiny House adı verilen küçük evlerin kurulması suretiyle işgal edilmesi endişe vericidir. Bu eylemler, hem tarımın sürdürülebilirliğini tehdit etmekte hem de çevresel dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Bu şekilde hiçbir izin alınmadan gelecek nesillerimize borcumuz olan tarım topraklarımızın yok olmasına müsaade edilmemelidir. Bu noktada, tarım arazilerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusunda toplum olarak daha duyarlı olmalıyız. Edirne ilinde ve diğer bölgelerde yaşanan bu tür izinsiz yapılaşmaların önlenmesi için yerel yönetimlerin, güçlü politikalar geliştirmesi ve etkin denetim mekanizmaları oluşturulması, kamuoyunu bilinçlendirmek ve sorunun çözümü için harekete geçmek amacıyla, tarım arazilerinin izinsiz olarak işgal edilmesine karşı ortak bir mücadele yürütülmesi gerekmektedir. İlimizdeki ilgili kurum ve mercilere, Edirne'nin tarım arazilerinin ve turizm bölgelerinin korunmasına yönelik olarak, Tiny House ve kaçak yapılara izin verilmeme konusunda yaptıkları çalışmaları nedeni ile desteğimizi belirtir, kamuoyu adına teşekkür ederiz. Bu doğrultuda, tüm paydaşların işbirliği içinde hareket etmesi ve tarım alanlarının korunması için gerekli adımların atılması, hem bugünkü hem de gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşamasını sağlayacaktır” dedi.
TARIM ARAZİLERİ YAPILAŞMAYLA AZALIYOR
Dünya nüfusu gün geçtikçe artıyor. Dünya nüfusu arttığı gibi tarım arazileri gerek sanayileşme, gerekse yapılaşmayla azaldığını dile getiren Arabacı, “Ama biz gerek tarla satın alarak gerekse izinsi bir yapı yapmak doğru değil. Yerel yönetimlerin izin verdiği bir şekilde yapılması ve izin verildiği bir şekilde yapılması ve tarım arazilerinin işgal edilmemesi gerekiyor. Biz bu işin yapılmasına ziraat odaları olarak karşı değiliz. Şehirde bir duvarınızı yükseltmek için bile izin alınıyor ama köy yerinde bir tarım arazisine kafasına göre bunun yapılmasına karşıyız. İzin alınsın, gerekli müracaatlar yapılsın, ondan sonra yapılsın. Özellikle depremden sonra çılgınca yapılmaya başlandı. Bu araziler tarım arazisinden çıkmaya başladı. Tarımsal yapılara yüzde 4 oranında izin veriliyor ama tarımsal amaçlı yapı yapma şartı var. Bugün bir üreticimiz hayvancılık yapacaksa onun orada kalacak adamına konaklama için yer gerekiyor. Hayvanının samanını yemini koyacağı yer gerekiyor. Bu tarz alanlar için zaten tarımsal amaçlı izin veriliyor. Oradaki arazi büyüklüğüne göre kaç metrekare yer yapacağı belirlenerek bu şekilde izinler veriliyor. İzinsiz yapıların gittikçe çoğaldığını ve tarım arazilerinin işgal edildiğini görüyoruz. Tarım arazilerinin bilinçli bir şekilde kullanılması gerekiyor” diye ifade etti.
HAVUZUN TARIM ARAZİSİNDE NE İŞİ VAR
Bu durum öyle bir şeye hal aldı ki yani çılgınca olmaya başladı. Özellikle depremden sonra her önüne gelen bir tane arsa aldığını ifade eden Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, “Bir de şimdi vatandaşlar özellikle İstanbul’dakiler şehirdeki emlak fiyatlarıyla, tarla fiyatlarını karşılaştırıyorlar. Çok düşük olunca internet üzerinden sınırsız tarla alıyorlar ve bu tarlalar tamamen tarım dışına çıkıyor. Her şey kanunda belirtilsin. Hangi köylere olacak? Köylerin neresinde olacak? Yani böyle sınırsız bir şekilde çılgınca olmasın. Adam hobi bahçesi yapacağım diye havuz yapmış. Havuzun tarım arazisinde ne işi var yani şimdi tarım arazisinde? Havuzlu villa istiyorsa gidecek deniz boyundan alacak. Biz bu kargaşaların ortadan kalkmasını istiyor. Bir de Tarım Bakanlığı’nın acilen bu internet üzerinden satışı durdurmasını veya internet üzerinden satış yapacaksa çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olmayan kişileri bu arazileri satın almasını durdurmasını istiyoruz. En büyük sorun burada. Bu olursa bu iş de bitecek” diye konuştu.
HABER:MERT SOYLU





