TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Egemen Kurtdere ve TMMOB birleşenleri yaşanan deprem felaketi sonrası toplantı düzenledi.
TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Egemen Kurtdere, “TMMOB kurumsal olarak ilk günden beri deprem bölgesinde yaraların sarılması için dayanışma organizasyonu yapmış, depremden zarar gören yapılar için bilirkişi gönüllüleri bölgeye göndermiştir. TMMOB Edirne Bileşenleri olarak üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu beyan ederiz” dedi.
ACIMIZ ÇOK BÜYÜK
6 Şubat’ta Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 ve Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde, artçılarının bile büyük bir deprem ölçeğinde olduğu, ülke tarihimizin en büyük deprem felaketlerinden birini yaşadıklarını ifade eden Kurdere, “ Bu depremlerden etkilenen 11 kentimizde yaklaşık 14 milyon insanımızın etkilenmesine, on binlerce canın yitirilmesine, yüz binlerce yurttaşımızın yaralanmasına, şehirlerin yıkılmasına, kamusal alanların ve sosyal yaşamın tamamen çökmesine neden oldu. Bu depremde tüm kesimler gibi bizler de meslektaşlarımızı, vatandaşlarımızı, arkadaşlarımızı kaybettik. Acımız çok büyük. Ülkemizin başı sağ olsun” dedi.
İLGİ VE ALAKAYI GÖRMEDİK
TMMOB kurumsal olarak ilk günden beri deprem bölgesinde yaraların sarılması için dayanışma organizasyonu yapmış, depremden zarar gören yapılar için bilirkişi gönüllüleri bölgeye gönderildiğini ifade eden Kurtdere, “TMMOB olarak bugüne kadar gerek teknik gerekse koordinasyon açısından sürekli olarak hazırlıkların yapılması ve önlemlerin alınması açısından basın açıklamaları, paneller, çalıştaylar düzenleyerek deprem gerçeğini ülke gündeminde tutmaya çalıştık. Yaptığımız her etkinlikte mesleki tecrübelerimizi her şeye rağmen aktarmaya, süreçlere dahil olmaya ve halkımız yararına bilgimizi kullanmaya çalıştık. Ne yazık ki bu çağrılarımız yetkililer nezdinde gerekli ilgi ve alakayı görmedi. Neticelerini de ülke olarak gördük ve büyük acılar yaşadık. Bundan sonra daha büyük acılar yaşamamak dileğiyle demek yerine depremin ülkemizin bir gerçeği olduğunu kabul ederek, sorularımızı sorarak ve cevaplarını arayarak bilimsel tutumumuzu sürdürmek istiyoruz” dedi.
GEREKLİ TEDBİRLERİ ALAMAZ MIYDIK?
Mevzuat açısından fay hatları üzerinde daha katı kurallarla yapı ruhsatlarını veremez miydik? Tüm bu uygulamaların yanında Mimarlık ve Mühendislik kavramlarının içini boşaltmaya çalışarak, mesleğimizi itibarsızlaştırmaya çalışıldığını ifade eden Kurdere, “Meslek odalarımızın denetim yetkilerini ellerinden almak yerine odalarımızın bu yetkilerini pekiştirecek yaklaşımlarda bulunamaz mıydık? İnşaat sektörünü rantçı zihniyetin kucağına bırakmamak için gerekli tedbirleri alamaz mıydık?
Bunların cevapları bizim açımızdan bellidir. Biz TMMOB üyesi mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak halkımız yararına ne yapılması gerekiyorsa yapılmasını ve bizim de üzerimize düşen sorumluğu alarak tüm çalışmalara katkı vereceğimizi beyan ederiz. Gerek AFAD gerek Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gerekse diğer STKlar tarafından ülkemiz ve Edirnemiz açısından yapılacak her türlü çalışmanın içerisinde yer almaya, mesleki bilgi ve tecrübelerimizi paylaşmaya hazır olduğumuzu beyan ederiz” diye konuştu.
KAMUSAL BİR SORUNDUR
Biliyoruz ki sorun kamusal bir sorundur. Sorunlarımızın sürdürebilir olarak çözümü kamunun sorumluğunda olduğunu dile getiren Kurtdere, “Bu sorunlar hükümetlerin seçim odaklı popülist yaklaşımları ile çözülemez. İmar Barışı gibi bilim ve teknikten uzak uygulamalar bu sorunları derinleştirmekten başka bir işe yaramaz. Bundan sonraki süreçte bu tür uygulamalara asla tenezzül edilmemeli, uzun soluklu kalıcı çözümler ile imar mevzuatı düzenlenmeli ve yapılar mevzuat gereğince devlet kurumlarınca denetlenmelidir. Şantiye şefliği uygulaması düzenlenerek bir mimar-mühendis sadece bir şantiyede görevlendirilmelidir. İmar mevzuatınca istenen tüm mühendislik branşlarının projeleri ilgili kurumlarca tam tekmil istenmeli ve kontrol edilmelidir” dedi.
TBMM’DE KANUN İVEDİLİKLE ONAYLANMALIDIR
Bunun yanında 1999 depremi sonrasında ekonomik kayıpları azaltmak amacıyla çıkarılan ve yıllardır toplanan “Özel İletişim Vergisi”, diğer adıyla “Deprem Vergisi”nin nerelere harcandığı ve akıbetinin ne olduğu kapsamlı bir şekilde kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini ifade eden Kurdere, “Fayların salınım bantlarında yapılaşmaya izin verilmemeli ve fay yasası ile ilgili TBMM’de bulunan kanun ivedilikle onaylanmalıdır.
Edirnemizdeki zemin durumu belediye ve özel idarece bir bütünlük sağlanarak Edirne halkıyla paylaşılmalı istenilmesi halinde bazı büyükşehir belediyelerince yapıldığı gibi yapıların statik kontrolleri kamu kurumlarınca yapılmalıdır. Bunlar için ücret talep edilmemelidir. Yapı ve bağımsız bölüm sahiplerinin yapıya ait tüm projelere ulaşabilmesi kolaylaştırılmalıdır. İl çapında oluşabilecek afetler ilgili çalıştay, panel vb. gibi etkinlikler sıkça yapılmalı ve TMMOB bileşenleri ve üniversite öğretim üyeleri başta olmak üzere ilgili disiplinlerden uzman katılımcılar davet edilmelidir. Sonuçları da halkımız ile paylaşılmalıdır.
Bu soruları, sorunları, tespitleri ve önerileri ortaya koyduktan sonra tekrar etmek isteriz ki atılacak her türlü olumlu adımda TMMOB Edirne Bileşenleri olarak üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu beyan ederiz. Yaşanan büyük yıkımda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygıyla anıyor, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





