TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan geçen ve Meclis gündemine sunulacak olan torba yasada bulunan Kıdem ve ihbar tazminatı ile ilgili emeklilik konularını protesto etmek için 81 ilde olduğu gibi Edirne’de de ortak basın açıklaması yapan DİSK temsilcileri ‘torba yasayı’ geri çekin çağrısından bulundu. DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Salim Şen yaptığı açıklamada; “kıdem tazminatımıza, emeklilik hakkımıza, çocuklarımızın haklarına dokunmayın, torba yasayı geri çekin” dedi.
“Kıdem tazminatımız ve emeklilik hakkımız bir kez daha tehdit altındayız” diye açıklamalarda bulunan DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Salim Şen; “ Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM Grup Başkanlığı tarafından meclise sunulan ve AKP ve MHP'li vekillerin oylarıyla komisyondan geçen yasa teklifiyle, işverenlere bol keseden teşvik dağıtılıyor. Bu yasa ile 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı hakkını ve emeklilik hakkını bir torbaya atmaya çalışıyorlar.
Yasa teklifine göre 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için koşulsuz olarak belirli süreli sözleşme yapılabilecek. Bize "istihdam artacak” diye masallar anlatmaya kalkıyorlar, oysa tüm işçiler şunu bilir: Belirli süreli sözleşme demek geçici işçilik demektir. Belirli süreli çalışan işçinin iş güvencesi olmaz, kıdem tazminatı olmaz, ihbar tazminatı olmaz, emekli olması zorlaşır. Genç işçilere ve ileri yaştaki işçilere yapılan bu ayrımcılık Anayasa'ya aykırıdır; haksızlıktır, hukuksuzluktur, vicdansızlıktır. 25 yaş altındaki ve 50 yaş üstündeki işçilere yapılan bu ayrımcılığın nedenini biz biliyoruz.
Yıllardır gözleri, elleri kıdem tazminatımıza uzanıyor. Onlar kıdem tazminatına göz dikince, el uzatınca işçiler ayağa kalkıyor. Yıllardır defalarca kıdem tazminatına el uzattılar ama işçi sınıfı ayağa kalkınca ellerini geri çekmek zorunda kaldılar.”dedi.
KIDEM TAZMİNATIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN
Şen; “Defalarca söyledik. Kıdem tazminatı bize çocuklarımızın emanetidir. Hiçbir işçi kendi çocuğunun kıdem tazminatının gasp etmeye kalkanları affetmez. Her işçi bir gün 50 yaşına geleceğini ve o yaştan sonra kıdem tazminatı olmayacağını bilir. Her işçi çocuğunun hakkı için daha da kuvvetli direnir. Torba yasa adı verilen düzenleme en çok emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) olarak bilinen işçileri etkileyecektir.
Çalışma yılı ve pirim gün sayısını doldurup yaş koşulu nedeniyle bekleyen işçiler genellikle 50 yaş üzeri işçilerden oluşuyor. Bu teklif yasalaşırsa emeklilikte yaşa takılanlar belirli süreli sözleşmeyle çalışmaya zorlanacak ve daha güvencesiz koşullarda çalışmış olacaklar, kıdem ve ihbar tazminatı olmayacak. Daha da kötüsü var. Ayda 10 günün altında çalışan 25 yaş altı gençlerin emeklilik primi bile yatırılmayacak. Yani bu çalışma süresi emekliliklerine sayılmayacak.
Üç ayrı işverende, üç ayrı sözleşme ile ayda 30 gün çalışan bir gencin emeklilik hakkı da gasp edilmiş olacak. Kıdem tazminatımızı ve emeklilik hakkımızı torbaya atıp çalmak isteyenler, aynı torbadan işverenlere bol bol destek ve teşvik dağıtıyor.
Pandemi koşullarında yaşam ve geçim savaşı veren biz işçileriz. İşsiz ve aşsız kalan biz işçileriz. Ücretsiz izin adı altında açlığa mahkûm edilen yine biz işçileriz. Bize ait işsizlik Sigortası Fonundan bol keseden destek alanlar ise patronlar.
Kayıt dışı işçi çalıştıran işveren mevcut yasalarımıza göre suç işlemektedir. Ancak meclisteki yeni yasaya göre işveren suçunu kabul etmesi durumunda af edilmekte üstüne üslük prim teşviki ile ödüllendirmektedir.
Özetlersek; bu torba yasa ile işverenlere vergi ve pirim teşvikleri artmakta, kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler dahi ödüllendirilmekte, işçilerin kıdem tazminatları ve emeklilik hakları parça parça ortadan kaldırılmaktadır.
Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkı bize çocuklarımızın emanetidir ve çocuklarımızın bu hakkını savunmak tüm işçi sınıfının görevidir. Evet, tüm işçilerin 25 yaş altında çalışacak çocukları olacak ve bugünün genç işçileri de bir gün 50 yaşına gelecek.
Çocuklarımız ve geleceğimiz için direneceğiz, direneceğiz, direneceğiz” şeklinde açıkladı.
“Kıdem tazminatımız ve emeklilik hakkımız bir kez daha tehdit altındayız” diye açıklamalarda bulunan DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Salim Şen; “ Adalet ve Kalkınma Partisi TBMM Grup Başkanlığı tarafından meclise sunulan ve AKP ve MHP'li vekillerin oylarıyla komisyondan geçen yasa teklifiyle, işverenlere bol keseden teşvik dağıtılıyor. Bu yasa ile 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı hakkını ve emeklilik hakkını bir torbaya atmaya çalışıyorlar.
Yasa teklifine göre 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için koşulsuz olarak belirli süreli sözleşme yapılabilecek. Bize "istihdam artacak” diye masallar anlatmaya kalkıyorlar, oysa tüm işçiler şunu bilir: Belirli süreli sözleşme demek geçici işçilik demektir. Belirli süreli çalışan işçinin iş güvencesi olmaz, kıdem tazminatı olmaz, ihbar tazminatı olmaz, emekli olması zorlaşır. Genç işçilere ve ileri yaştaki işçilere yapılan bu ayrımcılık Anayasa'ya aykırıdır; haksızlıktır, hukuksuzluktur, vicdansızlıktır. 25 yaş altındaki ve 50 yaş üstündeki işçilere yapılan bu ayrımcılığın nedenini biz biliyoruz.
Yıllardır gözleri, elleri kıdem tazminatımıza uzanıyor. Onlar kıdem tazminatına göz dikince, el uzatınca işçiler ayağa kalkıyor. Yıllardır defalarca kıdem tazminatına el uzattılar ama işçi sınıfı ayağa kalkınca ellerini geri çekmek zorunda kaldılar.”dedi.
KIDEM TAZMİNATIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN
Şen; “Defalarca söyledik. Kıdem tazminatı bize çocuklarımızın emanetidir. Hiçbir işçi kendi çocuğunun kıdem tazminatının gasp etmeye kalkanları affetmez. Her işçi bir gün 50 yaşına geleceğini ve o yaştan sonra kıdem tazminatı olmayacağını bilir. Her işçi çocuğunun hakkı için daha da kuvvetli direnir. Torba yasa adı verilen düzenleme en çok emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) olarak bilinen işçileri etkileyecektir.
Çalışma yılı ve pirim gün sayısını doldurup yaş koşulu nedeniyle bekleyen işçiler genellikle 50 yaş üzeri işçilerden oluşuyor. Bu teklif yasalaşırsa emeklilikte yaşa takılanlar belirli süreli sözleşmeyle çalışmaya zorlanacak ve daha güvencesiz koşullarda çalışmış olacaklar, kıdem ve ihbar tazminatı olmayacak. Daha da kötüsü var. Ayda 10 günün altında çalışan 25 yaş altı gençlerin emeklilik primi bile yatırılmayacak. Yani bu çalışma süresi emekliliklerine sayılmayacak.
Üç ayrı işverende, üç ayrı sözleşme ile ayda 30 gün çalışan bir gencin emeklilik hakkı da gasp edilmiş olacak. Kıdem tazminatımızı ve emeklilik hakkımızı torbaya atıp çalmak isteyenler, aynı torbadan işverenlere bol bol destek ve teşvik dağıtıyor.
Pandemi koşullarında yaşam ve geçim savaşı veren biz işçileriz. İşsiz ve aşsız kalan biz işçileriz. Ücretsiz izin adı altında açlığa mahkûm edilen yine biz işçileriz. Bize ait işsizlik Sigortası Fonundan bol keseden destek alanlar ise patronlar.
Kayıt dışı işçi çalıştıran işveren mevcut yasalarımıza göre suç işlemektedir. Ancak meclisteki yeni yasaya göre işveren suçunu kabul etmesi durumunda af edilmekte üstüne üslük prim teşviki ile ödüllendirmektedir.
Özetlersek; bu torba yasa ile işverenlere vergi ve pirim teşvikleri artmakta, kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler dahi ödüllendirilmekte, işçilerin kıdem tazminatları ve emeklilik hakları parça parça ortadan kaldırılmaktadır.
Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkı bize çocuklarımızın emanetidir ve çocuklarımızın bu hakkını savunmak tüm işçi sınıfının görevidir. Evet, tüm işçilerin 25 yaş altında çalışacak çocukları olacak ve bugünün genç işçileri de bir gün 50 yaşına gelecek.
Çocuklarımız ve geleceğimiz için direneceğiz, direneceğiz, direneceğiz” şeklinde açıkladı.





