Edirne’de 15-22 Nisan Dünya Turizm Haftası nedeniyle Atatürk anıtında töre düzenlendi. Program 25 Kasın Stadyumu’ndan belediye bandosu eşliğinde yürüyüşle başlayarak, Atatürk anıtında devam etti. Programa turizm sektörünün katılımı az olması nedeniyle Edirne İl Kültür Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğluzerzenişte bulundu. Programda gazetecilere yaptığı konuşmada “Edirne Türkiye’nin en büyük kültür şehri. Ve kültüre dayalı turizm burada çok gelişmiş. Turizmden dolayı senede 2 milyonun üzerinde insan geliyor, turizm sektöründeki insanlara faydası var. Lokantacısına, hediyelik eşyacısına, otelcisine faydası var ve herkes faydalanıyor. Ama Turizm Haftası sadece devletin yapmasına bırakılıyor. Hayır, sektörün de burada olması lazım. El birliğiyle bu işi yapmalıyız. Sektörden sadece 7 kişiyi sayabildim. Bu da beni üzdü. Geleceği turizmde olan bir şehirde turizmle uğraşanların burada olması gerekmez mi? Bu hafta da burada olmayacaklar da Tarım Haftası’nda mı olacaklar? Maliye Haftası’nda mı olacaklar? " şeklinde konuştu.
Kutlamalar çerçevesinde programda konuşan Hacıoğlu, “Turizm Haftası'nın açılışında sektör temsilcilerini de görmek isterdim ama bunu görememenin verdiği eziklikle duygu ve düşüncelerimi ifade etmek isterim. ‘Edirne'yi yaşa/ Edirne'yi yaşat!’ temasıyla herkesi Edirne’yi keşfetmeye davet ediyorum. Tüm dünyada barış sektörü olarak adlandırılan Turizm, Türk ekonomisinin olduğu kadar Edirne ekonomisinin de en önemli sektörlerinden biridir.
İnsanın duygu dünyasına hitap eden tarihi geçmişi, ruh huzuru veren atmosferi ve insanı davet eden sosyal, kültürel iklimi ile Edirne; Türkiye'de kültür turizminin başkentidir. Birlikte yaşam kültürüne ait tecrübeleriyle günümüze örnek olacak en önemli şehirlerimizden biri olan Edirne'nin sahip olduğu Osmanlı şehir dokusu, geçmişi Hünkâr Sofralarına dayanan gastronomi lezzetleri, İstanbul'a ve Avrupa ülkelerine olan yakınlığı, güler yüzlü, güven veren insanları ve doğal zenginlikleri şehrimizin turizm potansiyelini artıran bazı değerlerimizdendir.
Yerelde elde ettiğimiz istatistiki veriler, bize; Edirne'nin sahip olduğu turistik değerlerin 2016 yılında talep gördüğünü, sektörde yaşanan bazı olumsuzluklardan şehrimizin etkilenmediğini göstermektedir. Bu durum, şimdilik 2 milyonun çok üzerinde ziyaretçi çeken şehrimin yakın bir gelecekte 5 milyon turisti ağırlayacağı umudumu güçlendirmektedir.
Bununla birlikte, Edirne'yi ziyaret edenlerden aldığımız geriye dönük bildirimlerden; Edirne'yi dünyada isim yapmış belli başlı turizm şehirleri ile rekabet edebilir hale getirmek için alt ve üst yapıda birçok çalışmanın yapılması gerektiğini biliyoruz:
Bu konuda; UNESCO Miras Listesi'ne dönük 2011 yılında Selimiye Camii Külliyesi ile başladığımız çalışmalara, 2015 yılında Uzunköprü, 2016 yılında II. Bayezıt Külliyesi Darüş Şifahanesi ile pekiştirerek devam ediyoruz.
İlimizdeki mevcut 6 müze sayısını, yeni müze ve ören yeri düzenlemeleri yaparak artırıyoruz. Bir dönem büyük bir coğrafyayı yöneten kararların alındığı Edirne Sarayı'na ait mimari yapıların ihyasına yönelik çalışmalar yapıyoruz.
Sınır kapılarımızdan ülkemize giriş yapanların gidecekleri yere, şehrimize görerek gitmelerini sağlayacak çalışmalar gerçekleştiriyoruz.
Saroz Körfezine yönelik planlama çalışmalarında; körfez ve kıyılarına sahip olduğu zenginlikleriyle birlikte verilebilecek en uygun fonksiyonların verilmesi, en doğru yatırımların yapılması için çalışıyoruz.
Edirne'nin, Balkanların "Sağlık Turizm Merkezi" olması için yapılan çalışmalar, hızlı trenin Edirne'ye ulaşması için yapılan çalışmalar, yol, köprü ve buna benzer diğer ulaşım çalışmaları, tarihi eserlerin restorasyonu, taşkınların engellenmesi çalışmaları, Edirne turizminin gelişimi için gerçekleştirilen diğer önemli çalışmalardır. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız ki Edirne'nin turizm alanında kalkınması ve hedeflerine ulaşması birkaç kurum ve kuruluşun yatırımı, ya da sadece sorumlularının çalışması ile mümkün olmaz. Bu başarı hepimizin ortak gayreti, çalışması ve sahiplenmesi ile gerçekleşecektir.
Biz, umutla başladığımız 2017 yılında, her geçen gün umudumuzu güçlendiren gelişmelere tanık oluyor, Türkiye'min anıt şehri Edirne'de 41. Turizm Haftasını kutluyoruz. Turizm Haftasının ülkemize, Edirne'mize ve Türkiye'nin turizm geleceğine hizmetini esirgemeyen sektörün değerli yatırımcıları ve çalışanlarına hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
Kutlamalar çerçevesinde programda konuşan Hacıoğlu, “Turizm Haftası'nın açılışında sektör temsilcilerini de görmek isterdim ama bunu görememenin verdiği eziklikle duygu ve düşüncelerimi ifade etmek isterim. ‘Edirne'yi yaşa/ Edirne'yi yaşat!’ temasıyla herkesi Edirne’yi keşfetmeye davet ediyorum. Tüm dünyada barış sektörü olarak adlandırılan Turizm, Türk ekonomisinin olduğu kadar Edirne ekonomisinin de en önemli sektörlerinden biridir.
İnsanın duygu dünyasına hitap eden tarihi geçmişi, ruh huzuru veren atmosferi ve insanı davet eden sosyal, kültürel iklimi ile Edirne; Türkiye'de kültür turizminin başkentidir. Birlikte yaşam kültürüne ait tecrübeleriyle günümüze örnek olacak en önemli şehirlerimizden biri olan Edirne'nin sahip olduğu Osmanlı şehir dokusu, geçmişi Hünkâr Sofralarına dayanan gastronomi lezzetleri, İstanbul'a ve Avrupa ülkelerine olan yakınlığı, güler yüzlü, güven veren insanları ve doğal zenginlikleri şehrimizin turizm potansiyelini artıran bazı değerlerimizdendir.
Yerelde elde ettiğimiz istatistiki veriler, bize; Edirne'nin sahip olduğu turistik değerlerin 2016 yılında talep gördüğünü, sektörde yaşanan bazı olumsuzluklardan şehrimizin etkilenmediğini göstermektedir. Bu durum, şimdilik 2 milyonun çok üzerinde ziyaretçi çeken şehrimin yakın bir gelecekte 5 milyon turisti ağırlayacağı umudumu güçlendirmektedir.
Bununla birlikte, Edirne'yi ziyaret edenlerden aldığımız geriye dönük bildirimlerden; Edirne'yi dünyada isim yapmış belli başlı turizm şehirleri ile rekabet edebilir hale getirmek için alt ve üst yapıda birçok çalışmanın yapılması gerektiğini biliyoruz:
Bu konuda; UNESCO Miras Listesi'ne dönük 2011 yılında Selimiye Camii Külliyesi ile başladığımız çalışmalara, 2015 yılında Uzunköprü, 2016 yılında II. Bayezıt Külliyesi Darüş Şifahanesi ile pekiştirerek devam ediyoruz.
İlimizdeki mevcut 6 müze sayısını, yeni müze ve ören yeri düzenlemeleri yaparak artırıyoruz. Bir dönem büyük bir coğrafyayı yöneten kararların alındığı Edirne Sarayı'na ait mimari yapıların ihyasına yönelik çalışmalar yapıyoruz.
Sınır kapılarımızdan ülkemize giriş yapanların gidecekleri yere, şehrimize görerek gitmelerini sağlayacak çalışmalar gerçekleştiriyoruz.
Saroz Körfezine yönelik planlama çalışmalarında; körfez ve kıyılarına sahip olduğu zenginlikleriyle birlikte verilebilecek en uygun fonksiyonların verilmesi, en doğru yatırımların yapılması için çalışıyoruz.
Edirne'nin, Balkanların "Sağlık Turizm Merkezi" olması için yapılan çalışmalar, hızlı trenin Edirne'ye ulaşması için yapılan çalışmalar, yol, köprü ve buna benzer diğer ulaşım çalışmaları, tarihi eserlerin restorasyonu, taşkınların engellenmesi çalışmaları, Edirne turizminin gelişimi için gerçekleştirilen diğer önemli çalışmalardır. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız ki Edirne'nin turizm alanında kalkınması ve hedeflerine ulaşması birkaç kurum ve kuruluşun yatırımı, ya da sadece sorumlularının çalışması ile mümkün olmaz. Bu başarı hepimizin ortak gayreti, çalışması ve sahiplenmesi ile gerçekleşecektir.
Biz, umutla başladığımız 2017 yılında, her geçen gün umudumuzu güçlendiren gelişmelere tanık oluyor, Türkiye'min anıt şehri Edirne'de 41. Turizm Haftasını kutluyoruz. Turizm Haftasının ülkemize, Edirne'mize ve Türkiye'nin turizm geleceğine hizmetini esirgemeyen sektörün değerli yatırımcıları ve çalışanlarına hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.





