Türk Tabipleri Birliği (TTB) Özel Hekimlik Kolu ile Edirne Tabip Odası’nın ortaklaşa düzenlediği “Özel Hekimlikte Neler Oluyor?” başlıklı panel ve forumda, sağlık alanında son dönemde yapılan mevzuat değişiklikleri masaya yatırıldı. Etkinlikte konuşan TTB yöneticileri, hem hekimlerin çalışma koşullarının hem de halkın nitelikli sağlık hizmetine erişiminin ciddi biçimde zarar gördüğünü vurguladı.
Panelde konuşan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, sağlık sisteminde yaşanan sorunların giderek derinleştiğini belirterek, “Türkiye’de hekimlik yapmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Kamuda sınırlı muayene süreleri nedeniyle hekimler hastalarına yeterli zaman ayıramıyor, bu durum hem hekimleri hem de hastaları mutsuz ediyor” dedi.
Özel sağlık hizmeti sunmak isteyen hekimlerin de ağır baskılar altında olduğunu ifade eden Azap, son aylarda yapılan mevzuat değişiklikleriyle kota uygulamaları, bağımsız çalışma koşullarını kısıtlayan düzenlemeler ve artan mali yüklerin hekimliği sürdürülemez hale getirdiğini söyledi. Bu durumun halkın sağlık hizmetine erişimini de doğrudan engellediğini vurguladı.
Hekimler Riskli Branşlardan Uzaklaşıyor
Prof. Dr. Azap, özellikle yüksek malpraktis tazminatlarının hekimleri zor durumda bıraktığını belirterek, “Neredeyse ömür boyu çalışılsa bile ödenemeyecek düzeyde tazminatlar söz konusu. Bu nedenle hekimler daha az riskli branşlara yöneliyor, koruyucu hekimliğe ağırlık vermek zorunda kalıyor. Yakın gelecekte riskli branşlarda uzman hekim bulmakta zorlanacağız” diye konuştu.
Bu tablonun hem hekimleri hem de vatandaşların sağlığını tehdit ettiğini söyleyen Azap, mevcut sağlık politikalarının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Bu Bir Halk Sağlığı Sorunudur
TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Pınar Saip ise yaşanan sürecin yalnızca hekimlerin değil, toplumun tamamının sorunu olduğuna dikkat çekti. Saip, “Sağlık sistemi nitelikten uzaklaşıp tamamen nicelik odaklı hale getirildi. Kaç hasta bakıldı, kaç ameliyat yapıldı gibi ölçütler ön planda. Oysa halkımız nitelikli sağlık hizmetine ulaşamıyor, hekimler de gerçek anlamda hekimlik yapamıyor” dedi.
Dr. Saip, tüm hekimleri birlikte mücadele etmeye, hastaları da bu mücadeleye destek olmaya çağırdı.
Harçlar ve Kotalar Hekimliği Boğuyor
TTB Özel Hekimlik Kolu Başkanı Dr. Güray Kılıç yaptığı basın açıklamasında :
"Son dönemde sağlık alanında yapılan düzenlemeler, hekimlerin serbest çalışma hakkını ve mesleki bağımsızlığını giderek daha fazla sınırlandırmakta; muayenehane hekimleri başta olmak üzere serbest çalışan tüm hekimleri mesleklerini sürdüremez hale getiren yeni mali ve idari yükler ortaya çıkarmaktadır.
Bunlardan adeta haraç niteliğinde olan ve şimdiye kadar sadece açılışta bir kez alınan ruhsat ve muayenehane uygunluk belgesi harçları, 1 Ocak itibarıyla muayenehane hekimlerine bu yıl için 40.000 TL, poliklinik ve tıp merkezlerine 60.000-100.000 TL olmak üzere yıllık hale getirildi ve yeniden değerleme oranında her yıl artırılacağı bildirildi. İktidarın kamu bütçesindeki çöküşe karşı adeta tencerenin dibini sıyırmak şeklinde aldığı önlemlerden olan ve özellikle serbest çalışan muayenehane hekimini, küçük sermayeli hekim işletmelerini hedef alan bu uygulamadan diş hekimleri ve veteriner hekimler de etkilenmektedir. Çoğu vergi dairesinin, hekimlere uyarı yazıları yollayarak tahsilata başladığı bilinmektedir.
Ayrıca hekimlerin, uluslararası sağlık turizmi kapsamında yabancı hasta tedavi edebilmesi için de USHAŞ denilen denetimsiz, atipik bir kamu iktisadi teşekkülünden yıllık 120.000 TL harç karşılığında yetki belgesi alma zorunluluğu getirildi. Ülkemizde yabancı hastaya hekimlik yapmak için tıp diploması yeterli görülmeyerek, adeta simsarlık bedeli olarak güya kamu kuruluşu olan USHAŞ’a ayrıca harç ödemek zorunlu hale getirildi.
6 Ekim 2022’den bu yana Sağlık Bakanlığı tarafından, özel hastane patronlarının talepleri de gözetilerek yürürlüğe konulan, muayenehane hekimlerine özel hastanelerde hastalarını tedavi edebilmeleri için sözleşme zorunluluğu ve kota uygulaması koşulu getiren yönetmelik düzenlemesi, 26 Aralık 2025’te kesinleşti ve yargı yolu tükendi. Mağdur olan hekimlerin TTB öncülüğünde bu düzenlemeye karşı yaptığı itiraz, ilgili danıştay dairesi tarafından haklı görüldü ve iptal edildi. Ancak Sağlık Bakanlığının temyiz başvurusu üzerine maalesef Danıştay İdari Daireler Kurulunun kararı ile sağlık sermayesinin istediği bu düzenleme kesinleşti. Kayıt dışılığı artıran ve bu şekilde de hekim emeğini sömüren bu düzenlemenin iddia edildiği gibi sağlıkta planlama ilkesi ile hiçbir ilişkisi olmadığı ve özellikle cerrahi branşlarda serbest çalışmanın önüne set çektiği aşikardır.
Sağlıkta hizmet ilişkili zarar (malpraktis) için yoksullaştırıcı boyutta anormal yüksek tazminatlar son dönemlerde sıkça kamuoyunun gündemine gelmektedir. Yıllardır uygulanan zorunlu mesleki sorumluluk sigortası özellikle mesleklerini kamu dışında yürüten yaklaşık 45bin hekim arkadaşımızı yeterince korumamakta; kusur durumunda tüm yük hekimin üzerine bırakılmaktadır.
Elde ettikleri gelirle çok orantısız olan bu tazminat cezaları, özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler için hekimlik yapmayı engelleyecek boyutta olup yıkıcı sonuçlara yol açmaktadır. Sağlık Bakanlığının malpraktis durumunda ceza soruşturması için kurduğu Mesleki Sorumluluk Kurulunun işlevinin geliştirilmesi, kusur dolayısıyla tazminata hükmedilmesi durumda ise tazminatların kamuda çalışan hekimlere uygulandığı gibi özelde de işverenden tahsil edilmesi, eğer kasıt yoksa da hekime rücu edilmemesi sağlanmalıdır.
Özel sağlık sektöründe ücretli olarak ya da muayenehanesinde, laboratuvarında, görüntüleme merkezinde serbest çalışan hekimlere yönelik son dönemlerde arka arkaya gelen bu düzenlemeler ile artık mesleğimiz yapılamaz hale gelmiştir.
Serbest meslek hakkının ve mesleki bağımsızlığın kısıtlanması, yalnızca halen muayenehanesinde çalışan hekimleri değil; ister kamuda ister özel sağlık kuruluşlarında ücretli olarak çalışsın tüm hekimleri ilgilendirmektedir. Dolayısıyla tüm hekimlerin hep birlikte örgütlü olarak bu kısıtlamalara karşı seslerini yükseltmeleri gerekmektedir.
Haklı taleplerimizi, hep birlikte olmaktan aldığımız güçle haykırmak için inancımızla HEKİMLERİN İSTANBUL BULUŞMASI için tüm meslektaşlarımızı ve halkımızı Kadıköy e bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.
Hekim Göçü Alarm Veriyor
Panelde yeniden söz alan Prof. Dr. Alpay Azap, hekim göçüne de dikkat çekti. Azap, “Hekimlik yapılamaz hale geldikçe genç meslektaşlarımız yurt dışına gidiyor. 2024 yılında 3 bin 50 hekim yurt dışına çalışmak için TTB’den iyi hal belgesi aldı. 2025’te bu sayı 2 bin 696 oldu. Bu ciddi bir beyin ve emek kaybıdır” dedi.
Bir hekimin yetişmesinin büyük bir toplumsal yatırım olduğuna dikkat çeken Azap, “Gelişmiş ülkeler yetişmiş hekimi dışarıdan almayı tercih ediyor. Bir hekimin bile mesleğini yapamadığı için ülkeyi terk etmesi üzerinde ciddi ciddi düşünülmesi gereken bir durumdur” ifadelerini kullandı.
TTB yöneticileri, sağlık politikalarının değiştirilmesi ve hekimlerin mesleki bağımsızlığının korunması için tüm hekimleri ve halkı dayanışmaya çağırdı. HABER:HALİL ERKAN





