Hayvan üreticisinin malı, canlı hayvan satışında kilogram başına 50 lira düşerken, kasap ve market kırmızı et fiyatlarında bir değişiklik olmadığını, anacak olan üretici ile tüketiciye olduğuna dikkat çeken Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, Üretimde çok zorluk yaşadıklarını ifade ederek, Biran önce bu ithalat politikasından vazgeçilmesi lazım, uzun vadede çözümsüzlük getirir önüne geçemeyiz, krizlere meydan açar ”dedi.
Bir an önce oturup düşünmeli, tarımın politikası olmaz, tarım çok önemli ülke ekonomisi diyerek altını çizen Suiçemez, “ Bizim 90 milyonluk ülkemizi doyurmamız lazım. Namerde muhtaç etmemiz için bizim desteklenmemiz lazım” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü; “ Borsa’da canlı hayvan satışı var.2 ay öncesine baktığımızda canlı hayvan satış fiyatlarında kilogramda 50 lira düşüş var. Bunu mubalasız söylüyorum. Bakın borsa kayıtları orada 50 lira.
Ben şuradan sormak istiyorum; Market reyonlarında yada bir semt kasabın gittiğimizde fiyatlarda düşüş var mı?
Varsa biri çıksın bana açıklasın. Ben de tüketiciyim bende alıyorum. Ama üreticinin mali burada iki ay içerisinde kilogram başına canlı hayvanda 50 lira düştü.
Karkasta düştü canlıda düştü. Tüketiciye gitmeye başladığında hiçbir düşüş yok. Bazı kalemlerde yukarı doğru eğilim bile var. burada olan iki kesime oluyor. Bir tüketici birde üreticiye. Yazık günahtır üretici olarak tüketiciye de yazık günah. Burada bir düşüş yaşanacaksa market rafında da düşüş olsun bende hakkımı helal edeyim.
Herkes para kazanacak burada. Üreticinin alın teri emeğinden faydalanıyorsun diğer tarafta düşürmeden tüketiciye satıyorsun. Bunlar denetlenmesi lazım. Borsanın fiyatları belli. Alanda belli satanda belli. Bu aradaki makas neden bakmazlar düşürdün mü düşürmedin mi diye.
Şuan çok hızlı bir şekilde ithalat yapılıyor. Karkas ette ve canlı hayvanda.İthal gelen danalar pislik içerisinde. 6 dolara pisliği satın alıyoruz diye başlık atmışlar sosyal medyada. O şekilde geliyor o hayvanlar. Bu çözüm değil. Kısa vadede bir iki ayda olur belki ama uzun vadede yaparsak bu ithalattı, bu ülke hayvanlığını dibine dinamit koymakla eş değerde. Bakın çiftlikler kapanıyor. Ben bunu boşuna söylemiyorum.
Tüm dünyada küresel ısınmadan üretimde çok zorluk yaşanıyor. Buğdayından ayçiçeğine bir ürün çıkarmak o kadar zor ki, o kadar maliyetli ki. Kurak Allahtan ona kimsenin bir şey dediği yok.Bol bereketli aldığımı senelerde oldu. Satış döngüsünde kulvar yapıyor. Yazıktır insanların alın teri emeğine.
Tuncan ve Meriç Nehrinde su sıkıntıları okuyoruz. Sılajlık mısırlarda kurmaya terk edilmiş ürünler var su olmadığından.
Bunların hepsi üreticiye maliyet. Hiç kimse üreticiye görev zararı yazamaz. Bu cebinden çıkıyor mu gitti. Kimse de bunu karşılamıyor. Bizim maliyetlerimiz bununla birlikte artıyor. Burada aracılar para kazanıyorsa bize de yazık tüketiciye de yazık.
Biran önce bu ithalat politikasından vazgeçilmesi lazım. Mutlaka ticaret olur ülkeler arasında. Buna kökten karşı değiliz ama ithalatın fazlası bütün Türkiye Cumhuriyetinde vatandaşlarımız et ve süt ürünleri ihtiyacını karşılama anlamında ithalata dayattımı da bu bir çözüm değil. Bu uzun vadede çözümsüzlük getirir önüne geçemeyiz, krizlere meydan açar.
Bir an önce oturup düşünmeli. Tarımın politikası olmaz. Tarım çok önemli. Bizim 90 milyonluk ülkemizi doyurmamız lazım. Namerde muhtaç etmemiz için bizim desteklenmemiz lazım.
Birileri arada müthiş para kazanıyor. Birileri buna dur demesi lazım.” HABER:SEVDA GÜZEY
GÜNDEM
Yayınlanma: 29 Temmuz 2024 - 11:39
ÜRETİCİDE DÜŞÜYOR TAZGAHLAR AYNI
GÜNDEM
29 Temmuz 2024 - 11:39
İlginizi Çekebilir





