2014 yılının son özel röportajında sanatın ve el sanatlarının izini sürmeye devam ediyoruz. Türkiye’de unutulmuş sanatlardan birisi olan Tezhip sanatının genç ustalarından Furkan Günal ile birlikte, sanat yolculuğuna ve tezhibe dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. 28 yaşındaki genç sanatkâr, 2001 yılından bu yana babası Hat Sanatçısı Zafer Günal ile birlikte projeler ve sergiler yapıyor. Ayrıca çok iyi bir sanatkâr olan Günal, bir giyim mağazasında satış danışmanı olarak yaşamını kazanıyor. Tezhip sanatını öncelikle açıklar mısınız?Tezhip sanatı Kuran-ı Kerim’in elle yazıldığı dönemlerde, Kuranı süslemek için icra edilen sanattı. Tabi amacı Kuranın içeriğini zenginleştirip güzelleştirmekti. Tezhip sanatı o günden bu güne kadar önemini ve özelliğini yitirmeden geldi. Ben ve babam da sanatımızı aynı çatı altında yürütmeye devam ediyoruz. Babanız Zafer Günal harika bir Hat Sanatçısı, ne kadar etkili oldu sizin Tezhip Sanatına ilgi duymanızda?Bazı şeyler doğuştan geliyor insana. Mesela benim elimin bu sanata yatkınlığı babamdan bana geçen bir özelliktir. Küçükken kara kalem çalışmaları yapardım. Babamda Hat Sanatı ile uğraştığı için süreç içinde bende tezhibe yöneldim. Böylece birbirimizi tamamladık ve sanatını icra etti bende sanatının üzerine kendi sanatımı kattım. 2001 yılından bu yana babamla birlikte ortak çalışmalarımızı yapmaya ve üretmeye devam ediyoruz. Ancak şu sıralar bir mağazada çalıştığımdan ötürü çok fazla el sanatlarına yönelemiyorum. Çalışma saatleri ve günleri maalesef beni oldukça zorluyor. Ancak yapacak bir şey yok. Hayatımızı devam ettirmek zorundayız. Peki alaylı mı mektepli misiniz?İkisi de diyebilirim. Küçüklükten beri icra ettiğim sanat sayesinde bir çok sergi gördüm. Bu ziyaretlerim esnasında da birçok sanatçı ile tanıştım. Onlardan çok şey öğrendim. Sanatıma müthiş katkıları oldu. Fırçanızın ufku açılıyor. Alaylı olarak bu işin her kademesinde bulundum diyebilirim. Ancak üniversite zamanım geldiğinde de, iyi yaptığım işi üniversiteye taşımak istedim ve Trakya Üniversitesi Geleneksel El Sanatları bölümünden mezun oldum. Sonuç olarak hem alaylı hem de mektepli oldum. İşi alayda öğrenip, mektepte geliştirdim. Tezhip Sanatına yaklaşım nasıl?Gayet iyi. İlgiden memnum ancak dediğim gibi vaktim olmadığından çok fazla öğrenci ile ilgilenme şansım maalesef olmuyor. Kim istemez severek icra ettiği sanatı aktarabildiği en geniş kitleye aktarmayı. Bende severek ve tutku ile yaptığım bu işi daha geniş kitlelere yaymak adına çalışmalar yapmak, daha fazla öğrenci ile çalışmak istiyorum. Ancak daha önce de belirttiğim gibi hayat şartları. Yine de vazgeçmeden üretmeye devam edeceğim. Her sanatkârımıza soruyorum, ne kadar sürede öğrenilir Tezhip Sanatı?Aslına bakarsanız, hiçbir sanatta öğrenmenin sonu yok. Devamlı üretirsiniz, ürettikçe ufkunuz açılır sürekli yenilenirsiniz. Ben oldum veya öğendim diye böbürlenemediğiniz bir iş sanat. Ancak eskiler “Hat 10 yıl Tezhip 6 yılda öğrenilir” demişler. Bende bu sözün gerçekliğine inananlardanım. Tezhip belli kalıplar üzerine oturtulmuş, Hat sanatı gibi keskin çizgilere sahip bir sanat dalı. O yüzden tam manası ile öğrenmek, kavramak, nizami ürünler ortaya koymak için kurallarını iyice sindirmeniz gerekir. Bu süreçte oldukça meşakkatli, el sanatlarının çoğu böyledir. Emek ve adanmışlık ister. Tezhip için el yatkınlığı şart mı? Yoksa bu el yatkınlığı zamanla oluşabilir mi?Şöyle bir söz söylemiş sanatkarlar, “Hiç resim yapmasını bilmeyen birini bize getir, ona resmi öğretelim” Dolayısı ile elbette ekstra çalışma ile kazanılabilecek özelliktir. Ancak daha öncede dediğim gibi adanmışlık ister. El yatkınlığı olan kişilerin size karşı olan üstünlüğünü kapatmanız için onlardan 2 hatta 3 kat daha fazla çalışmanız gerekir. Herkes öğrenebilir. Yavaş veya hızlı bu öğrencinin kapasite ve azmine bağlı her işte olduğu gibi… Tezhip Sanatını birkaç cümle ile ifade edecek olursanız hangi ifadeleri kullanırsınız?Göze, ruha, kurallara, geleneğe ve İslam kültürünün inceliğine, sahip bir sanattır. Ayrıca yine tüm el sanatlarında olduğu gibi, ahlaki değerleri ön planda tutan, geçmişle bugün arasında ki köprü görevini gören ve sabrı öğreten sanattır diyebilirim. Özgünlüğe ne derece izin veriyor Tezhip Sanatı?Kurallar net, gelenek belli. Bu kuralların dışına çıktığınızda tezhip yapmış olmuyorsunuz. Hassasiyet göstermeniz gerekiyor. Gösterdiğiniz hassasiyetle birlikte kuralları ihlal etmeden çalışmalarınızı sürdürdüğünüz takdirde özgünleşmeniz elbette mümkün. Kurallar çerçevesinde hareket ederseniz gideceğiniz yeri siz belirlersiniz. Kuralları ezerseniz gideceğiniz yeri bilemezsiniz. Kısacası yeniliğe açık olmak gerekir diyebiliriz. Sanatınız biliniyor mu?Çok bilindiği söylenemez. Yönlendirme yetersiz, bilgilendirme yetersiz ve bunun gibi daha birçok faktör. Mesela bir dönem arkadaşıma “Babam Hattat demiştim” Hattat ne diye öylece kalmıştı. Oysaki en çok değerinin bilinmesi, korunması ve yaşatılması gereken sanatlar arasındadır geleneksel el sanatları. Haliyle doğru yönlendirme ve bilgilendirme olmadığı sürece el sanatları unutulmaya yüz tutacak. Kurtarmamız gerekir el sanatlarımızı gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak bizim en büyük sorumluluğumuz. Bu sorumluluğun yükü şimdiden omuzlarımda…
SİYASET
Yayınlanma: 31 Aralık 2014 - 10:07
Usta ve genç sanatkâr, mağazada çalışıyor
2014 yılının son özel röportajında sanatın ve el sanatlarının izini sürmeye devam ediyoruz. Türkiye’de unutulmuş sanatlardan birisi olan Tezhip sanatının genç ustalarından Furkan Günal ile ...
SİYASET
31 Aralık 2014 - 10:07









