Yaşanan doğal afet sonrası yaşlı nüfusta artan stres ve kaygı bozukluğu sebebiyle kalp ve damar sisteminin olumsuz etkilenebileceğine dair uyarılarda bulunan Doç. Dr. Bülent Demir, “Endişe ve anksiyete yönetimlerinin iyi yapılması gerekir. Çünkü stres, anksiyete ya da derin üzüntü durumları kalp krizini bile tetikleyebilir” dedi.
RİSKİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR
Kalp ve damar sistemi için hastalara önerilerde de bulunan Doç. Dr. Demir, “Mümkün mertebe özellikle görsel ve işitsel basından kalp hastalarının biraz uzaklaşmasını tavsiye ediyorum. Meditasyon, yürüyüş ve nefes egzersizine yönelsinler. Yürüyüş zaten herkesin kalp damar sistemi için uygulaması gereken günlük bir rutin olmalı. Kalp damar hastaları ortopedik bir sorunu yoksa günde en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapmalılar. Hatta bu yürüyüşe 3-5 dakika kültürfizik hareketleri de eklerlerse çok daha iyi olur. Ayrıca doğaya çıkabilirler bu onların stres seviyesini de indirir” şeklinde konuştu.
“SİRKADİYEN RİTMİNİN BOZULMAMASI İÇİN İLAÇLARIN DÜZENİNE DEVAM EDİLMESİ GEREKİYOR”
Uykusuzluk sebebiyle sirkadiyen ritminin bozulmaması adına kalp rahatsızlığı olanların ilaçlarına da dikkat etmesi gerektiği konusuna dikkat çeken Demir sözlerini şöyle sonlandırdı: “Üzüntünün getirdiği uykusuzluk, vücutta sirkadiyen ritmini yani günlük ritmin de bozulmasına sebep oluyor. Hastalarımızın özellikle bu bağlamda ilaçlarına dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyorum. Beslenme olarak da kalp sağlığını destekleyici sebze meyve ağırlıklı gıdalar tüketmeliler. Ağır gıdalardan ve karbonhidrattan kaçınmaları, hayvansal gıdaları minimal tüketmeleri gerekiyor. Bilhassa tansiyonu ve kalp yetersizliği olan kişiler tuz tüketiminde dikkatli olmalılar.”









