Vatan Haini Orhan Selim.Ahmet Oğuz.Mümtaz Osman.Ercüment Er. Bu dört isim, aslında tek bir kişi.Yaşamı boyunca 11 ayrı davada yargılandı.İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa’daki cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yattı.1951 yılında, Türk vatandaşlığından çıkartıldı. “Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni” dedi. 3 Haziran 1963’te, Moskova’da göçtü gitti. Evet, doğru tahmin.Nazım Hikmet’tir adı. En başta belirttiğim isimleri, yasaklı olduğu dönemlerde kullandı.Baskılar onu yıldıramadı, yazmaya devam etti.Dik durdu.Eğilip bükülmedi.Düşünceleri hep bilindi. Zülfü Livaneli’nin dillere kayıtladığı “Karlı Kayın Ormanında” onundu.Onur Akın’dan “Seviyorum Seni”.Ya Edip Akbayram, “Güzel Günler Göreceğiz”..Ahmet Kaya’nın “Aynı Daldaydık”.Ve daha niceleri.Hepsi onun kaleminden aktı. Tam da sağa sola vatan haini yaftalarının delice savuşturulduğu bugünlerde,15 Ocak yani dün doğum günüydü.Aslında Nazım, yıllar önce vatan hainliğini açıklamıştı. “Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.” Ve kocaman itirazım var benim.Güç karşısında eğilip bükülen, düşünceleri belli olmayan, memleketin üzerine oynanan her oyunun maşalarından olanlara vatan haini denmesine büyük itirazım var. Vatan hainliği Nazım’ın şeref madalyasıdır!Başka hainliklerle karıştırılmamalıdır!Onlara, yeni şeyler söylemek lazımdır! Ali Alkan | [email protected]
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni” dedi. 3 Haziran 1963’te, Moskova’da göçtü gitti. Evet, doğru tahmin.Nazım Hikmet’tir adı. En başta belirttiğim isimleri, yasaklı olduğu dönemlerde kullandı.Baskılar onu yıldıramadı, yazmaya devam etti.Dik durdu.Eğilip bükülmedi.Düşünceleri hep bilindi. Zülfü Livaneli’nin dillere kayıtladığı “Karlı Kayın Ormanında” onundu.Onur Akın’dan “Seviyorum Seni”.Ya Edip Akbayram, “Güzel Günler Göreceğiz”..Ahmet Kaya’nın “Aynı Daldaydık”.Ve daha niceleri.Hepsi onun kaleminden aktı. Tam da sağa sola vatan haini yaftalarının delice savuşturulduğu bugünlerde,15 Ocak yani dün doğum günüydü.Aslında Nazım, yıllar önce vatan hainliğini açıklamıştı. “Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.” Ve kocaman itirazım var benim.Güç karşısında eğilip bükülen, düşünceleri belli olmayan, memleketin üzerine oynanan her oyunun maşalarından olanlara vatan haini denmesine büyük itirazım var. Vatan hainliği Nazım’ın şeref madalyasıdır!Başka hainliklerle karıştırılmamalıdır!Onlara, yeni şeyler söylemek lazımdır! Ali Alkan | [email protected]









