VAYSAL’I SALIN
VAYSAL’IN BİTMEYEN ÇİLESİ “KALKER OCAĞI”
Edirne Valiliği, mahkeme kararına rağmen Vaysal köyüne kalker ocağı için ikinci kez 'ÇED gerekli değildir' kararı verdi. Köy Vaysal köylüleri, köylerine yapılmak istenen taş ocağının arazisinde toplanarak basın açıklaması yaparak mücadeleye devam ediyorlar.
Lalapaşa’nın Vaysal köyünde ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verilmesinin ardından kooperatif tarafından açılan dava ile iptal edilen kalker ocağı projesine şirket yeniden projede değişiklik yaparak tekrar başvurmuş ve Vaysal köylüsü, projeye yeniden dilekçe ile itiraz etmişti.
Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin öncülüğünde projenin ÇED sürecinin başlatılmasının ardından 8 ayrı köyden muhtarlığın, 4 kooperatifin, Lalapaşa Ziraat Odası’nın ve Lalapaşa merkez mahalle muhtarlığının imzalı itiraz dilekçeleriyle beraber Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Edirne İl Müdürlüğü’ne itirazda bulunulmasına rağmen Vaysal’da davanın Avukatı Bülent Kaçar, Edirne Kent Konseyi, Vaysal Köyü Kalkınma Kooperatifi Başkanı İbrahim Karapoyra, Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk katıldı.
KAÇAR, “CANLI YAŞAM VE DOĞA ÖNCELİKLDİR”
Davanın Avukatı Bülent Kaçar, “Tüm bunlara ve benzeri mevzuata baktığımızda bu bölgede taş ocağı ve benzeri işletmelere izin ve onay verilemez. Aynı planlarda bu bölgede var olduğu söylenen rezerv bazılarının iştahını kabartsa da canlı yaşam ve tüm doğa önceliklidir. Hiçbir ticari faaliyet ve maden işletmesi yaşam için en gerekli olan tarım ve hayvancılıktan, doğal varlıklardan önce gelemez. Vaysal Köyü’ndeki projeleri iki defa mahkeme ve Danıştay kararıyla iptal edilen Kalker ocağı işletmesine hala devlet kurumlarınca ÇED Gerekli Değildir Kararı verilmesi hukuka, akla ve vicdana aykırıdır” dedi.
Trakya yerleşimlerinin ve ovalarının su deposu olan Balkanların ve Istranca’nın yamaçlarına taş ve maden ocak işletmesi açılmasına tepki gösteren Kaçar, “ Yeni açılmak istenen Kalker ocağı faaliyetlerinin çevredeki Ömeroba, Süleymandanişment, Hacıdanişment köylerini ve Süloğlu Barajı’nı olumsuz şekilde etkileyeceği çok açıktır. Patlatmalı Kalker Ocağı çalışmaları, tozuşma, tır-kamyon taşıma faaliyetleri Vaysal, Ömeroba, Süleymandanişment ve Hacıdanişment köylerinin su havzasını, tarım ve hayvancılığı, yol ve can güvenliğini de olumsuz olarak etkileyecektir. Kalker ocağının faaliyeti ile ilgili yapılacak bitki örtüsü kaldırılması, yarmaların açılması, parçalama, kırma, patlatma, depolama ve taşıma işlemlerinin yaratacağı ekolojik kırım bölgedeki yaşam döngüsüne vereceği zararlar sonucu bir özel şirket kar elde edecektir.40 yıldır kirletilen ve sermayeye karşı siyasi irade gösterilemediği için hayata dönemeyen Ergene Nehri’nin kirliliğinin yanı sıra maden ocakları ile Trakyamızın özel ekolojik yapısı delik deşik edilmektedir” diye ifade etti.
“BU PROJEYE KARŞI ÇIKMAK İNSANI GÖREVDİR”
Trakya bölgesi iktidar tarafından kendi getirdiği kurallar dahi çiğnenerek vahşi madencilik, sanayi, enerji, ulaşım ve lojistik havzasına dönüştürülmektedir. Oysa Trakya Bölgesi’nin ana fonksiyonu tarımsal faaliyetler ve hayvancılık olduğundan bahseden Kaçar, “
Trakya’da halkın yaşamına, doğamıza kasteden her tür projeye karşı çıkmak her şeyden önce insanlık görevidir. Davaya konu proje, 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planının amaç ve hedeflerine uygun değildir. ÇED başvurusu halkın katılımı olmadan söz ve karar sahibi yapılmadan yerel yönetimlerin, belediyelerin, köylerin, tarımsal kooperatiflerin ve halkın örgütlerinin karşı çıkışlarına ve itirazlarına rağmen alınmıştır. Valiliğinizin hukuka aykırı olarak verdiği ÇED gerekli değildir kararı Vaysal Tarımsal Kalkınma Kooperatifince açılan dava sonucunda Edirne İdare Mahkemesi’nin 2023/246 Esas ve 2023/2560 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Yeni PTD’de proje alanlarında, yerlerinde ve kapasite miktarlarında hiçbir değişikliğe gidilmeksizin, mahkeme bilirkişi tespitlerinin hukuken karşılanmış gibi yapılması için masa başında hazırlanmış, alan özelliklerine, mahkeme iptal kararına ve mahkemeye sunulan ve yargısal bilirkişi raporuna aykırı bazı lafzi eklemeler ile proje tanıtım dosyası hazırlanmıştır. Yeni rapor ve yeni PTD sunulması, Vaysal köyünde yeni bir maden ocağı açılmasına asla imkan sağlamaz. Çünkü mahkeme iptal kararı Vaysal köyünü ve doğasına dokunulamayacağını hükme bağlamıştır” dedi.
“ ÇEVREDE YAŞAM HAKKI KORUMAYA KARARLIDIR”
Varolan taşocağının ve kırma eleme tesisinin kapasite artışı da mahkemece iptal edildiği için, halen süren ve yeni ÇED gerekli değildir kararı verilen 3 ayrı kalker ocaklarının faaliyetlerinin çok zararlı olduğu bu ikinci mahkeme kararıyla da tamamen ortaya çıkmıştır diyen Kaçar, “ Vaysal köylüleri ve çevre köyler halkı doğasını ve dengeli bir çevrede yaşam hakkını korumaya kararlıdır. Hukuksal ve toplumsal olarak haklarını savunmaya devam edecektir. Vaysal köylüleri ve S.S. Vaysal Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yargı kararlarına ve bilimsel bilirkişi heyet raporlarına aykırı olan ÇED Gerekli Değildir Kararına da dava açmaya ve mücadelesini sürdürmeye karar vermişlerdir” ifadelerine yer verdi.
“ÖZDOĞAN, “DOĞA CÖMERT OLDUĞU KADAR ALMASINI DA BİLİR”
Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adına açıklamayı yapan Naif Özdoğan, “2007 yılında su kaynaklarımızın çıktığı bölgeye çok yakın mesafede faaliyete başlayan taş ocaklarında dinamit patlatılarak malzeme çıkarılmaya başladıktan sonra evlerimizin duvarlarında çatlamalar ile şebeke suyumuzda aşırı kirlenmeler ve çok sık aralıklarla su kesintileri yaşanmaktadır. Bölgeye yeni bir taş ocağı açmak isteyen Cantaş İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi, köyümüze ve bölgemize hayat veren su kaynaklarımızın tamamına zarar vereceğinden yaşam alanlarımızı yok edecektir. Çünkü bizim bütün su kaynakları tamamı bu bölgede doğa verirken ne kadar cömertse, alırken kat kat o kadar acımasızdır. Doğanın katledilmesi oksijen kaynağımız olan ormanların ve gelecekte su kaynaklarımızın yok olmasıdır” diye konuştu.
ÖZTÜRK, “BU KÖYLÜ HAYVANCILIKLA GEÇİNİYOR”
Bulunduğunuz bölge koyunculuğun, hayvancılığın ana vatanıdır. İnsanların yüzde 70’inin geçim kaynağı hayvancılık olduğunun önemine değinen Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk,“Bulunduğumuz bu bölge koyunculuğun, hayvancılığın anavatanı. İnsanların yüzde 70’inin geçim kaynağı hayvancılıktır. Bu sahanın yaklaşık 500 metre ilerisinde bir vatandaşın koyunculuk yaptığı kışlası bulunmaktadır. Eğer kazanılmış bir davanın üzerine tekrar proje değiştirerek tekrar ısrarla bu meralara, bu ormana, taş ocağı, kum ocağı açarsanız, üretimde olması gereken bu vatandaşı 6 ayda bir buralara toplarsanız bir yere varamazsınız. Kısır döngü içerisinde gidiyoruz” dedi.
“BU İNSANLARI RAHAT BIRAKIN”
3 sene önce pandemide herkes taş ocaklarına koşmadı, marketlere koştu. Bu insanların ürettiği şeyleri almak için koştu diyen Öztürk, “ Bu insanları rahat bırakın. Köylüleri rahat bırakın. Devlet olarak köye dönmek için bir sürü nedenin var, köye dönün diyorsun, şehirden köye göçü destekliyorsun fakat şehirden göçüp köye gelen, para harcayıp kışla yapan, hayvan bakacağı yere taş ocağı açıyorsun. Dünya iklim krizine, gıda krizine doğru gidiyor. Bu insanlar üretsin, para kazasın ki şehirdeki insanlar da bu gıdaya, özellikle de güvenli gıdaya ulaşsın. Artık bu mahkeme kararlarının sağından solundan arkasından dönmeyi bırakalım. Bu insanlar üretsinler ki şehirdeki vatandaşta güvenli gıda tüketerek sağlıklı yaşasın” şeklinde konuştu.
KÖYLÜ KADINLAR SİTEM ETTİ
Köyde yaşayanlar vatandaşların sözleri de köye yapılmak istenen ilave taş ocağı ile ilgili olarak yaşadıkları zorlukları ifade ettiler.
Köyde zor şartlar altında yaşadıklarından bahseden Nurgül Akgül, “Çok rahatsız oluyoruz. Patlamalar oluyor, kokular geliyor. Çok rahatsız oluyoruz. Taşımızı toprağımızı taşıdılar, sularımız gitti. Köyde susuz kaldık. Meralarda sular çekildi. Geçtiğimiz günlerde mülteciler onların açtığı dev gibi çukura düşerek öldü” diye ifade etti.
Köyde yaşayan vatandaşlardan olan Kadriye Onay ise, “Ocakta dinamiti patlatıyorlar, biz deprem oluyor zannediyoruz. Köpekler bile korkarak kaçmaya başlıyorlar. Benim evimde mutfak duvarım yarıldı, alçıyla kapattım. Bir deprem olsa evimiz başımıza yıkılır” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





